Efsane filmlerin yönetmeni

Efsane filmlerin yönetmeni
Efsane filmlerin yönetmeni

Av Mevsimi.

'Yavuz Turgul Sinemasını Keşfetmek', Turgul'un seyirci odaklı ticari sinema anlayışının içinde kalıcı olanı yakalama hikâyesinden yola çıkarak yönetmenin sineması üzerine kapsamlı bir okuma sunuyor
Haber: OYA ŞAKİ AYDIN / Arşivi

Ticari sinemanın kuralları içinde kalarak bazı şeyleri değiştirmek ve kalıcılığı yakalamak mümkün mü? Bu soru, sinema kitaplarının ve özellikle yönetmenler üzerine incelemelerin çoğaldığı günümüzde bu alandaki bir eksikliği gidermeyi hedefleyen yeni bir çalışmanın çıkış noktasını oluşturuyor. ‘Yavuz Turgul Sinemasını Keşfetmek’, Turgul’un seyirci odaklı ticari sinema anlayışının içinde kalıcı olanı yakalama hikâyesinden yola çıkarak yönetmenin sineması üzerine kapsamlı bir okuma sunuyor. Kitapta yönetmenin insanlığa dair olanı anlatma arayışının ve değişime yönelik gözlemci üslubunun izlerini sürerek bir keşfe çıkılıyor.
Yavuz Turgul, 80’li yıllarda imzasını attığı Fahriye Abla’dan geçen yıl gösterime giren Av Mevsimi’ne uzanan aralıklı bir filmografiye sahip. Ancak yönetmenin çalışmaları takipçilerinin de yakından bildiği gibi bunlarla sınırlı değil. Turgul, 70’li yıllardan itibaren Arzu Film başta olmak üzere pek çok şirket bünyesinde çevrilmiş yerli filmlerin senaryolarına da imza atmış bir isim. Sinemacı kimliğinin yanı sıra reklamcılık alanında yaptığı işler ve yaratıcısı olduğu televizyon dizilerini de unutmamak gerekiyor. Geçen haftalarda Âlâ Sivas’ın hazırladığı ‘Yavuz Turgul Sinemasını Keşfetmek’, yönetmenin kaleme aldığı senaryolara ve yazıp yönettiği sinema çalışmalarına odaklanarak kapsamını belirlemiş bir kitap. Kolektif bir çalışmanın ürünü olan bu kitapta akademisyenler tarafından kaleme alınan makalelerin yanı sıra, sinema yazarlarının görüşlerine dair bir bölüm ve yönetmenle yapılmış bir görüşme yer alıyor.
Kitapta yer alan ilk makalede N. Aysun Akıncı Yüksel ve M. Çağatay Tok, Yavuz Turgul’un kariyerinin ilk yıllarından günümüze filmlerini izleyerek yönetmenin öne çıkan hassasiyetlerini vurguluyorlar ve genel çerçevede sinemasını anlamak adına bir giriş sunuyorlar. Karakterler, mekânlar, kadınların suskunluğu, değişim teması ve anlatıcı olarak müzik bu bağlamda öne çıkan unsurları oluşturuyor. Ardından gelen çalışmalar Turgul’un sinemasına dair parçalara yakın planda bakmayı amaçlıyorlar. Âlâ Sivas, Turgul’un senaryo yazarı olarak çalıştığı Arzu Film dönemine odaklanırken, onun Ertem Eğilmez’le çalışmalarını, bu döneme dair deneyimlerini aktarıyor ve değişime bakışının ilk adımlarını senaryosunu yazdığı filmlerde bulmayı hedefliyor. ‘Güçlü Kadın Denemesi: Fahriye Abla’ başlıklı makalesiyle Zeynep Çetin Erus, Turgul’un ilk yönetmenlik denemesinde kadın kahramanın 60’lar ve 70’ler Türk sinemasındaki bağımlı kadın ile 80’lerin özgürleşmeye çalışan kadını arasında nasıl konumlandığını tartışıyor. Hakan Erkılıç ve Senem Duruel Erkılıç yönetmenin sinemasında kahraman olgusunu inceliyorlar. Klasik dramatik yapıyı ve Türk sineması geleneğini geliştirerek yeniden kuran Turgul sinemasını, seyirciyi yaşanan değişim üzerine düşünmek için yanıtlanması gereken sorularla baş başa bırakan kahraman üzerinden ele alıyorlar. ‘Yavuz Turgul Sinemasında Mekân: Pavyonlar’ başlıklı makalede Canan Uluyağcı, sinemada anlatının kurulmasında önemli rolü olan mekân unsurundan yola çıkarak yönetmenin üç filminde kullandığı pavyonlar aracılığıyla tartıştığı kavramları değerlendiriyor. Nergiz Karadaş, değişimi yansıtmak için Turgul’un kullandığı ve yarattığı karakterlerin analizini yapıyor ve karakterlerin gerçeğe yakın aktarılmasını sağlayan oyuncu yönetimini inceliyor. 

Sinema sektöründe kırılma noktası
Fatma Okumuş, ‘Yavuz Turgul Sinemasında İki Farklı Kaynak: Şiir ve Resim’ başlıklı makalesinde uyarlama sürecine ilişkin yargıları gözden geçirerek hikâye anlatımı açısından yönetmenin sinemasının şiir ve resim ile etkileşimini inceliyor. Şükran Esen, ‘Eşkıya Kente İndi’ başlıklı yazısında 90’lı yıllarda Türk sinema sektöründe kırılma noktasını oluşturmasının yanında eleştirmen ve seyirci beğenisini birleştirmeyi başararak adeta sosyolojik bir olaya dönüşen Eşkıya filmine yönelik ilginin kaynağını sorguluyor. ‘Bir ‘Auteur-Yıldız’ Olarak Yavuz Turgul’ adlı makalesinde ise Zeliha Hepkon, auteur’ün bir şöhret olarak kurumsallaştırılmaya çalışılması noktasında ortaya çıkan ‘auteur-yıldız’ kavramı üzerinden günümüz Türk sinemasında imzasını bir markaya dönüştüren Turgul’un sinemasını tematik unsurlar ve pazarlama stratejileri bağlamında değerlendiriyor.
Akademisyenler tarafından yazılan makaleleri kitapta sinema yazarlarının görüşlerine yer veren bir bölüm izliyor. Bu bölümde Alin Taşcıyan, yönetmenin filmografisinin izini başlangıcından Gönül Yarası’na dek sürerken, Giovanni Scognamillo’nun son filmi dahil olmak üzere Turgul’un sinemasını gelenek, ikili karakterler ve formüller üzerinden değerlendirmesi yazarla yapılan görüşmenin notları çerçevesinde kitapta yer alıyor.
Makaleler ve sinema yazarlarının görüşlerinin ardından kitap, yönetmenle yapılmış bir görüşmeyle son buluyor. Bir anlamda kitapta sonsöz Turgul’un kendisine bırakılmış. Sivas ve Hepkon’un Turgul ile yaptıkları detaylı görüşme yönetmenin sinemasına dair kaleme alınmış çalışmaları ve belirtilen görüşleri tamamlayan bir niteliğe sahip. Arzu Film döneminden sansür senaryolarına, 70’li yılların politik sinema tartışmalarından Yeşilçam sonrası Türk Sineması’na, dijital teknolojinin kullanımından sinema ve para ilişkisine dek geniş bir yelpazede sunulan Turgul’un kapsamlı yanıtları sinemasına dair detayları anlamak için kaçınılmaz. Bununla birlikte kitabın çıkış noktasını oluşturan popüler çalışmalar ve kalıcılık konusuna dair sorular son kez yönetmenin anlatımıyla açığa kavuşuyor.

YAVUZ TURGUL SİNEMASINI KEŞFETMEK
Hazırlayan: Âlâ Sivas
Kırmızı Kedi Yayınevi
2011, 248 sayfa
15 TL.