Entropi kaçınılmaz olduğunda

Entropi kaçınılmaz olduğunda
Entropi kaçınılmaz olduğunda
Hayatı egemenliği altına almış kurumsal yapılarlarla birlikte, görünen-görünmeyen tüm iktidar oluşumlarına karşı pasif başkaldırı eserin ana izleklerinden biri olarak öne çıkıyor
Haber: AYSEL SAĞIR / Arşivi

Parapsikolojinin sınırlarında dolaşan ‘İçeriden Ölmek’, artık çok sık dile getirilmese de postmodern bir yazın örneği sunuyor. Eserlerinde bilimkurgusal, fantastik kurgu tarzıyla bilinen Robert Silverberg, ‘İçeriden Ölmek’te, hayatın ve doğanın en temel yasalarından biri olan entropiye (faydasız enerji) odaklanıyor. Kitabında, insanın yaşlanmak gibi en acıklı gerçekliğini adeta cımbızla çekercesine ortaya çıkararak entoropinin içine atan yazar , ne insan iradesinin ne de iyimser bakış açısının alt edemeyeceği süreçlerin kaçınılmaz sonlarında geniş bir zemin yaratıyor. Ama bu geniş zeminde, her zihnin kendine göre oluşturacağı yolların ip uçlarını da vermeden edemiyor. Yalnız bu ip uçlarıyla birlikte sonlu süreç gerçeğine bir teselli sunuyor diyemiyoruz ne yazık ki. Zira bulunan her yol nihayetinde yine o meşum sona doğru hızla ilerliyor. Diğer bir yandan, ağırlıkta bir tema olsa da sadece entropi gibi tek bir süreci ana izlek olarak görmüyoruz kitapta. Hayatı egemenliği altına almış kurumsal yapılarlarla birlikte, görünen-görünmeyen tüm iktidar oluşumlarına karşı pasif başkaldırı eserin diğer önemli izleklerinden biri olarak öne çıkıyor. Tüm bunları ise kitapta tanıdığımız yaşlanmaya takmış gibi gözüken, 41 yaşındaki David Selig sağlıyor bize. 

Günümüz insan ilişkileri
Takip ettiğimiz olayların başında duran ve aynı zamanda ben anlatıcı konumunda olan David’in, küçük yaşlarından itibaren insanların zihnini okumak gibi önemli bir yeteneği olduğunu öğreniyoruz. Bu yetenek, insanın bilinçaltı ve bilinçdışının neden olduğu karmaşanın en karanlık noktalarını aydınlatma işlevi görecektir. Böylelikle David, karşılaştığı, ilişkiye girdiği ya da girmek üzere olduğu insanları tüm çıplaklıklarıyla izleme olanağına sahiptir. Ama bu yetenek, onu mutsuz edecektir. Zira ilişkilerinde iyi-kötü sürpriz yaşaması zor olan bir insan tipi vardır karşımızda. Yeteneği nedeniyle ilişkilerinde sürekli sorun yaşayan David, llk gençlik yıllarında aşık olduğu Kitty hariç, kolayca sevip aşık olamadığı gibi, kolay dostluklar da kuramaz. Bu durum, yani David’in sorunu gibi görünen şey tersinden bakıldığında günümüz insan ilişkilerine bir ayna tutuyor da denilebilir. Bir anlamda, David, karşısındakinin zihnine kolayca girebildiği için onların maskelerini de indirecek, olmayacak şeylerin peşinden gitmeyecektir. Aslında buradan bakıldığında tam da günümüz insan ilişkilerinin ironik bir anlatımı yapılır. 

Zihinleri okumanın ardından
David, iyi bir üniversiteden mezun olduğu halde kurumsal alanlarda yer almayıp, tüm vakar ve azametleriyle “ciddi” kurumların önemli kilit noktalarında olanların yetiştirdikleri öğrencilerin ödevlerini onlarla zahmetli pazarlıklar yaparak geçimini sağlamaktadır. Kahramanımızın kurumların ikiyüzlülüğüne yaptığı bu işle sızdığını görürüz. Söz konusu yapılardan diploma alan öznelerin de bu ikiyüzlülüğün farkında olması toplumsal gerçekliğin boyutlarından biridir sadece. Böylelikle David’in zihin okumaları sayesinde ilişkilerde gördüğü sahteliği, toplumsal alanlarda da yakaladığını söylemeye gerek yok. Ama bu süreç devam etmeyecektir. Olayların asıl ivme kazandığı nokta, David’in yaşadığı sorunlara koşut olarak hayatını kolaylaştıran her şeyi önceden görme yeteneğini yitirmeye başladığını anlamış olmasıyla başlar. Söz konusu yitirme de onu diğer insanların hayat ve olaylar karşısındaki tavrına yaklaştıracaktır. Tam da burada çoklu mesajların hücumuna uğrarız. Bilmemek, algılayamamak, anlamamak hayatı kolaylaştırmakta mıdır?
Zamanın akarken insanı aşındırdığı, ondan bir parça koparmadan gitmediğini saptadığımız kitapta, biyolojik olarak yaşlanmakta olan herhangi bir insanın alışılageldiği üzre ‘olgun’laşmayıp aksine eksildiğini öğreniyoruz. Diyalektik bir sürecin ifadesi anlamına da gelen bu durum, gerçekle yüzleşmemek için zamanı tersinleyen teselli sözler yerine, yalın gerçeğin kabulünden hareket ediyor.

İÇERİDEN ÖLMEK
Robert Silverberg
Çeviren: Elif Ersavcı
İthaki Yayınları
2011. 247 sayfa, 16 TL.