Freud'un psiholociyası

Freud'un psiholociyası
Freud'un psiholociyası
Psikanalizin Türkiye'de nasıl alımlandığını tarihsel gelişimi içinde anlamak için 'Türkiye'de Psikanaliz Hakkında En Eski Metinler' kıymetli bir derleme
Haber: CENGİZ ALKAN / Arşivi

Kimi uzmanlara göre zihinsel-psikolojik işlevlerimizin çoğu bilinçsiz nörolojik mekanizmalarla yerine getiriliyormuş. Mustafa Hayrullah Diker’in 1917 yılında yazdığı ‘Freud’un Psiholociyası Üzerine Tecrübe-i Tetebbuiye’ adlı risalesinin unutulmuş olması, psikanaliz üzerine yapılan pek çok akademik çalışmanın da ‘bilinçsiz nörolojik mekanizmalarla’ yürütüldüğünü mü gösteriyor acaba.
Mustafa Hayrullah Diker’in risalesinin de yer aldığı ‘ Türkiye ’de Psikanaliz Hakkında En Eski Metinler’i Coşkun Taştan derlemiş. Mazhar Osman’dan (Psikoza karşılık olarak halkın icat ettiği ‘Mazhar Osmanlık olmak’ diye bir deyim de vardı eskiden) Hilmi Ziya Ülken’e, Naci Fikret’ten İbrahim Alaeddin Gövsa’ya kimi hekim, kimi yazar pek çok fikir insanının 1917-1928 yılları arasında yayımlanmış (kitabın ikinci cildi de 1929-1960 yıllarını kapsıyor), yazılarından oluşuyor kitap .
Metinler öyle çok iddialı değil, daha çok Batı’da epeyce önemsenen bir düşünceyi buraya taşımak, feyz almak ve ilgilenecekleri bilgilendirmek gayesi güdüyor. Diker’in risalesinin son paragrafı da şöyle bitiyor zaten: “(…) İşte bu kanaatledir ki Freud’un psiholociyasını da hâl-i hazırda ne derece serbâz bir takım faraziyâtdan ibâret olursa olsun hor görmeyerek ve fakat daire-i şümûlunü de bâzı müellifler gibi tefsirat-ı hayâliye derecesine kadar çıkarmayarak hutût-u esâsiyesiyle tedkik, ve zübde-i ıtlâ’atımı bir tecrübe-i tetebbu’iye şeklinde edebiyât-ı tıbbiyemize arz ve takdim etmeyi bîfaide görmedim.” 

Psikanalizin Osmanlıcası
Görüldüğü gibi metnin ağır Osmanlıcası, Freud’un kavramlarına hâkim olmanın yanında (ki 20. Yüzyıl okuru pek çoğu günlük dile doğru-yanlış da olsa girmiş olan bu kavramlara epey aşinaydı), bunların Osmanlıcasına da vâkıf olmayı gerektiriyor. Metinleri derleyen bu zorluğun farkında olduğu için pek çok terim ve tamlamayı (örn.: ‘def ü tenkil’: bastırma; ‘haramperestî’: ensest; ‘tahteş-şu’ûrî’: bilinçdışına ait; ‘sevk-i tabiî’: dürtü; ‘müsademe’: çatışma…) hem dipnot olarak hem de kitabın sonuna eklenmiş küçük bir sözlükle okumayı kolaylaştırmaya çalışmış ki epeyce faydalı olmuş.
Mazhar Osman’a ait 1919 tarihli ‘Freudizm: Tahlîl-i Rûhî’ adlı ders notları psikanalizin bugün de epeyce eleştirilen ‘klinik başarı eksikliği’ne vurgu yapıyor: “(…) Üşenmeksizin yapılan psikoanaliz tecrübelerinden papaslar gibi birçok tenâsülî itirafâta destres olunmuştur. Fakat bunların kıymet-i tıbbiyesi pek noksandır.”
Devamında Mazhar Osman psikanalizin ruhbilimine katkısının “sıfırdan ibaret” ve “hastaların cümle-i asabiyesine hekimlik nokta-i nazarından bir tehlike teşkil ettiği”ni söylerken, 20’li yılların ortalarında bir grup arkadaşıyla birlikte kurucusu olduğu ‘Konya Enerjetizm Ekolü’ adlı düşünsel çevrenin üyelerinde Naci Fikret psikanalize daha sıcak bakıyor. Şöyle diyor Yeni Fikir dergisinde yayımlanmış ‘Freudisme ve Energetisme’ adlı yazısında: “Freud’un ilim aleminde vücude getirdiği azîm ve hayretengiz inkılâb, yalnız ‘tıb’ ve ‘rûhiyât’ sahalarına münhasır değildir; o, ‘ahlak’, ‘bediiyat’, ‘ictimaiyat’ ve ‘tarih-i edyan’ gibi en mühim ve büyük ilimlerin mevzularını teşkil eden en çetin ve mûdıl hadiseleri de izah edebilecek kadar vüs’at ve kudret iktisab etmiştir. Şimdiye kadar ilim ve felsefe sahasında vukua gelen ‘ta’mîm’lerin en müsmir ve feyzlisi: profesör Sigmund Freud ve mektebinin ta’mimleri olmuştur.”
Naci Fikret’in ikinci kitapta yer alan bu çoşkulu yazısı dışında M.M. Nedioğlu’nun ‘ Atatürk ’e Ait Bazı Anekdotların Münakaşası ve Politikacıların Kısa Bir Psikanalizi’ adlı 1955 tarihli yazısı da ayrıca tarihi bir değere sahip, özellikle yazarın “a’mâk-ı lâ şuur”unu (biliçdışının derinlikleri) ortaya koyması açısından. Psikanalizin Türkiye’de nasıl alımlandığını tarihsel gelişimi içinde anlamak için bu derlemedeki metinler oldukça kıymetli.

TÜRKİYE PSİKANALİZ HAKKINDA EN ESKİ METİNLER 1-2
Coşkun Taştan, Bağlam Yayınları, 2011, 216 sayfa, 15 TL.
2. Cilt: 242 sayfa, 17 TL.