Fuentes, Fuentes'i anlatıyor

Fuentes, Fuentes'i anlatıyor
Fuentes, Fuentes'i anlatıyor

Carlos Fuentes

New York Times'ın, tarzını 'Christopher'da Joycevari, Aura'da Jamesvari, Artemio Cruz'un Ölümü'nde Faulknervari bulduğu Fuentes'in yeni romanı, Dickens havası taşıyor
Haber: ZEYNEP HEYZEN ATEŞ - heyzen@mail.org / Arşivi

Fuentes 2008’de İspanyolca yayımlanmış olsa da İngilizceye yeni çevrilen ‘La Voluntad y La Fortuna’ (Arzu ve Kader) kitabıyla şu ara pek çok gazetenin gündeminde. New York Times’ın, tarzını ‘Christopher’da Joycevari, Aura’da Jamesvari, Artemio Cruz’un Ölümü’nde Faulknervari bulduğu Fuentes’in yeni romanı, çoğunluğun ortak görüşüne göre Dickens havası taşıyor. Bu, bilinçli bir tercih olacak ki Fuentes’in kendisi de ‘mediabistro’ya romanındaki Dickens etkileri üzerine bir röportaj vermiş. İşte o röportajdan parçalar: 

Yeni kitabınızdan biraz bahsedebilir misiniz?
‘La Voluntad y La Fortuna’, konuya geniş bir çerçevede yaklaşacak olursak, aslında Habil ve Kabil hikâyesi. Başlangıçta birbirini seven ama sonunda birbirinden nefret eden Jerico ve Josue adlı iki kardeşi anlatıyor. Olaylar günümüz Meksika’sında geçiyor. İki genç adam okulda bir araya geliyor ve birlikte okuldan kaçıyorlar, adım adım babalarının ve diğer kardeşlerinin kim olduğu ortaya çıkıyor. Öteki kardeş hapiste ve hapiste kalmayı tercih ediyor çünkü çıkarsa babasını öldüreceğini hissediyor. Tüm bunları Meksika’nın sosyal, kültürel, politik, psikolojik gerçekleri eşliğinde okuyoruz. 

Habil ve Kabil’den esinlendiğinizi söylüyorsunuz. Bu hikâye konusunda araştırma yaptınız mı, örneğin İncil’de yazanlara baktınız mı?
Hayır, hayır. Hikâyeyi zaten çok iyi biliyordum. Bize verilen eğitimin bir parçasıdır. Kitabı yazarken İncil’e danışmaya gerek duymadım. Romanı Dickensvari bir hava içinde yazdım. Romanın kahramanı olan genç adamlar babalarının kim olduğunu bilmedikleri için Dickens’ın varlığı zaten ‘La Voluntad y La Fortuna’da hissediliyor. Bir de Dickens romanlarında rastlanan aracı figürü var –ben de aracılık yapan bir adam kullandım, bir avukat, ama çocuklara babalarının kim olduğunu söylemiyor. Yani pek çok açıdan bu romanın Dickensvari olduğu söylenebilir. 

Şu sıralar üzerinde çalıştığınız bir şey var mı?
Yazarlar yazmakta oldukları kitaplardan bahsetmeyi sevmez çünkü bir konuştunuz mu herkes yayımladığınız kitabı bırakıp birdenbire onu konuşmaya başlar. Sonunda roman, yazılan değil, konuşulan bir şeye dönüşür. Ben bu konuda temkinli davranmayı tercih ediyorum. İspanyolca yeni bir kitabım yayınlandı ve henüz diğer dillere çevrilmedi. Ama yazmakta olduğum kitaplardan bahsetmekten hoşlanmıyorum. Öylesi çok tehlikeli, rahatlıkla kontrolü kaybedebiliyorsunuz.

Borges’in mezarına işeyerek sanat yapmak
Şilili yazar Eduardo Labarca, ‘El enigma de los módulos’ adlı kitabının kapağında Borges’in mezarına işiyor gibi göründüğü bir fotoğrafı kullanarak eleştiri oklarını üzerine çekmiş, Arjantin’i öfkeye boğmuştu. The Guardian, Labarca’nın savunmasını yayımladı: “Borges’in mezarına işemek artistik bir eylemdi.” Jorge Luis Borges, çoğumuz tarafından İspanyolca yazan yazarlar arasında 20. yüzyılın en büyük ismi olarak görülüyor, bu nedenle Labarca’nın saygılarını işeyerek sunması benim için anlaşılabilir bir hareket değil ama Guardian, 72 yaşındaki Şilili yazara karşı benden daha anlayışlı davranıp bu eylemin ardında yatan nedenleri açıklamasını rica etmiş. Labarca, söze aslında işemediğini, fotoğraftaki suyun görülmeyen bir şişeden geldiğini söyleyerek başlıyor ve bunun sanatsal bir eylem olduğunu iddia ediyor. “Ayrıca kitabın kapağı, içeriğiyle tutarlı.” Allende’nin devrildiği darbeden sonra sürgüne yollanan Labarca uzun yıllar Birleşmiş Milletler organizasyonlarında çevirmen olarak çalışan bir gazeteci ve yazar. Sözlerine şöyle devam ediyor: “Ortalıkta dolanıp yazarların mezarlarına işemiyorum, ben ciddiye alınması gereken bir kitabı olan bir yazarım” diyor ve ekliyor, “Borges büyük bir yazardı ama hareketleri edebiyatına denk değildi. Neredeyse kör bir yaşlı adam olduğu dönemde, diktatör Pinochet ile görüşmeye gelmişti.”

Shakespeare olimpiyatlara renk katacak
2012 Olimpiyatları için İngiltere ’nin hazırlıkları hızla devam ediyor ve açıkçası bu büyük spor olayını sadece sporla sınırlı tutmadıklarını bilmek heyecan verici. Telegraph’ın haberine göre, bu yıl Londra’daki olimpiyat aktiviteleri arasında Shakespeare oyunlarının Maori dilinden Çinceye 38 dilde oynanması da yer alıyor. Oldukça hırslı bir proje. Shakespeare’s Globe’un liderliğinde geliştirilen ve Shakespeare’in doğum günü olan 23 Nisan’da (2012) başlaması planlanan projeye pek çok ülkeden profesyonel grupların iştirak etmesi bekleniyor. Şimdilik kesinleşen gösterilen arasında ‘Kral Lear’in Aborjincesi, ‘Trolius ve Cressida’nın Maori versiyonu, ‘Titus Andronicus’un Çincesi, ‘Sezar’ın İtalyancası, Bir Yaz Gecesi Rüyası’nın işaret dili versiyonu var.