Geleceğimize ne oldu?

Mark Fisher, neoliberalizmden bunalmış, ama bunaltısını sözcüklere bile dökmekten aciz kalan bireylere bir karşı-ideoloji silahı sunuyor
Haber: DEMET DİNLER / Arşivi

2010 yılının yazında Londra’nın kültürel çalışmalar alanındaki en ünlü okulu Goldsmiths College’da İngiliz yazar ve kuramcı Mark Fisher’in ‘Kapitalist Gerçekçilik’ kitabının tanıtıldığı bir seminer gerçekleşti. Normal zamanda bu tarz seminerlerde akademisyenleri ve meraklı genç öğrencileri bulmayı bekleyebilirsiniz. Ancak Fisher’in kapitalist gerçekçilik olarak adlandırdığı, neoliberalizmin birbirinden ayrılması güç ideolojisi ve pratiğini örneklendirmek için sık sık başvurduğu kendi eğitimcilik deneyimini doğrudan yaşayan lise öğretmenlerinin seminere gelmesi olması oldukça şaşırtıcıydı. ‘Sonunda biri ne yaşadığımızı anlamış ve bizim sözcüklere dökemediğimizi ifade edebilmiş’ duygusuyla gelmişlerdi. Thatcher dönemiyle değişen eğitim politikalarına da, öğrencilerini yabancılaştıran neoliberalizmin ideolojisine de kızgınlardı ve bir şey yapmak istiyorlardı. 

Siyasetin başarısızlığı
Fisher de neoliberalizmden iyice bunalmış, ama bunaltısını, bırakın eyleme, sözcüklere bile dökmekten aciz kalan bireylere bir karşı-ideoloji silahı sunuyor. Fisher’e göre son otuz yılda gittikçe artan psikiyatrik semptomlar bireylerin değil siyasetin başarısızlığı. Ancak umutsuzluk ve mutsuzluk bireysel bir durum olarak algılandıkça, etkileri de içselleştiriliyor ve içinden çıkılması imkânsız bir kısır döngü meydana geliyor. Neoliberalizm vaadettiği gibi daha az bürokratikleştirme getirmiyor; performans ölçümleri, yeni denetleme mekanizmaları üzerinden bireylerin kontrolü için yeni kurallar getiriyor. Kitaptaki en önemli izleklerinden biri olan eğitim alanında öğretmenler hem bir otorite figürü olarak hem de eğitim piyasasının ihtiyaçlarına yanıt vermesi gereken, rekabet eden bir hizmet sunumcusu olarak kendilerini ispatlamak zorunda.
Mark Fisher neoliberalizmin ‘Başka Alternatif Yok’ mottosunu reddediyor. İlginç bir biçimde Fisher’in kitabının yayımlandığı sırada kıpırdamaya başlayan öğrenci hareketleri bir yıl sonra İngiltere’de doruk noktasına ulaştı. 29 Mart 2011 tarihinde Londra, İngiltere’nin yıllardır görmediği büyüklükte bir eyleme, devletin eğitim ve sağlık alanındaki harcamaları kısmasına karşı gerçekleşen yürüyüşe sahne oldu. Yürüyüşün en önemli bileşeni İngiltere’nin dört bir yanını sarsan üniversite işgallerini düzenleyen öğrenciler ve öğretmenleriydi. Başlangıçta işten atılan hocalarını, piyasa açısından faydası yok diye kapatılan akademik bölümlerini korumak ve artan harçlara tepki vermek için biraraya gelen, siyasetle çok da ilgisi olmayan öğrencilerin siyasi sosyalizasyonunu sağlamıştı işgaller. Görünen o ki kitapta resmedilen, sınıfta kulağında Ipod’la oturan, duygusal tepkime veremeyen, ne kendini ne öğretmenini ciddiye alan lise öğrencilerinden bir yolunu bulup üniversiteye girebilmiş olanları Fisher’in bize anlattığı gibi boşluk ve karanlığın içerisinden birdenbire fışkırabilen yeni bir siyasi öznelliğin olanağını yaratmaya başladı bile.
Öte yandan kitap daha az Zizek alıntısıyla da pekala çok başarılı olabilirdi. Zira Zizek’in çok açıcı olabilen felsefi analizlerinden faydalanmak yerine, kendini tekrar eden Zizekçi bir retorikle inceltilmiş ve estetize edilmiş ideoloji eleştirileri ciddi, somut, canlı siyasi analizleri ikame eder hale geldi. Ancak bu tehlikeye karşı Fisher’in kitabı ‘Neoliberalizm üzerine bir başka kitap daha işte’ duygusu vermiyor. Neoliberalizmin içselleştirilme biçimlerine, bedende ve zihinde yarattığı tahribata mercek tutuyor.
Kitabın Türkiye ’deki eğitim sorunları üzerine kafa yoran umut verici lise ve üniversite gençlik hareketine katkı sunmasını, artık yaptığı işten yapmaktan zevk alamaz, üretken bir faaliyette bulunamaz hale gelmiş öğretmenleri diriltmeye yaramasını, piyasa ve neoliberalizm üzerine klişeleşmiş argümanlardan sıkılan ve sadece muhalefet etme değil, üzerindeki ölü toprağını atarak bir şeyleri ‘gerçekten’ değiştirme ihtiyacındaki herkese iyi gelmesini diliyorum.

KAPİTALİST GERÇEKLİK
Başka Alternatif Yok mu?
Mark Fisher
Çeviren: Gül Çağalı Güven
Habitus Yayınları
2011, 96 sayfa, 10 TL.