Gerçeğe çizik atmak

Gerçeğe çizik atmak
Gerçeğe çizik atmak
Hicabi Demirci 'Hico'da, görünenin ardındaki gerçeğin izini sürerken görünmeyenlerin de görünür kılınmasına olanak sağlayacak kapılar açılıyor
Haber: RECEP KORKUT / Arşivi

Eleştirellik, muhaliflik, mizah, ironi, tepki, yaratıcılık, (öteki) taraf olma, farkındalık, propaganda… Karikatür, pek çok şey olmasının yanı sıra kullanışlı da bir sanattır. Güldüren, sinirlendiren, üzen, şaşırtan, tedirgin eden ama en çok da düşündüren karikatür, masif, karmaşık ve girift sorunlara hap gibi gelir, içinden çıkılmaz durumlarda yardıma koşar ve aklımızdan geçenleri yazıya dökemediğimizde de bize tercüman olur. Günümüzde karikatürden beklenenlerden biri de, insanların içinde yaşadıkları topluma ve kendisi dışındaki dünyaya dair fikriyle toplumsal gerçekliğin yani toplumun ve dış dünyanın gerçekliğinin örtüşmemesi durumunda görünmeyen gerçekliğe ayna tutmak, bir anlamda görünür kılmaktır.
Hicabi Demirci, bazıları ödüller kazanmış ama büyük kısmı ilk kez yayımlanan çalışmalarını sunduğu yeni karikatür albümü ‘Hico’da tam olarak bunu yapıyor. Kendimizi çevreleyen dünyanın gerçek sorunlarının tasvirini sunarken bir bakış açımızın olması gerektiğini söylüyor bize. Modern karikatür yani yazısız karikatürde tiplemelerden uzak duran ve karikatürü başlı başına bir meslek olarak sürdüren Türkiye ’deki az sayıda çizerden biri olan Hicabi Demirci’nin 2005 yılında çıkan ‘Şeytantırnağı’nın ardından ikinci karikatür albümü olan ‘Hico’, birbirinden değerli ve özveri ürünü 105 karikatürden oluşuyor.
‘Hico’, daha çok şu temalarla öne çıkıyor: Çocukların saflığı/mağduriyeti, savaş, silah, insanlık trajedileri, çevre felaketleri, küresel ısınma, eğitim(sizlik), yoksulluk, yoksunluk, maduniyet, şiddet, kadın , masumiyet, hayvanlar, teknoloji… Yani özne hep gerçek hayat ve sorunları ile bir gerçekliğin öteki yüzü. ‘Hico’da görünenin ardındaki gerçeğin izini sürerken görünmeyenlerin de görünür kılınmasına olanak sağlayacak kapılar açılıyor karşımıza. Albüm, toplumsal duyarlılığı öne çıksa da sanatsal duyarlılığı es geçmeyen ve en önemlisi de ideolojik/siyasi duruşu kendisini kaptırmayan çalışmalardan harmanlanmış. Siyasetse var ama tali: Hicabi Demirci’nin çizimleri, siyasal konulara ilişkin eleştirel ürünler olmanın ötesinde doğrudan sosyal hayatın gerçeklerinin ve problemlerinin içine dalıyor. 

Karikatürün gücü
Hico’daki karikatürlerin büyük bir kısmı karamsar bir bakış açısına sahip olmasına karşın sosyal meselelere dair kitlelerde farkındalık sağlamak için hızlandırıcı işlevlere sahip: Gerçeğin ardındakini görebilmemiz için bazen el feneri tutuyor bazen de hiç dolandırmadan direk gözümüze sokuyor. Dünyaya gerçekçi bakabilmemiz için de bu şart değil mi? Çağımızın dev meselelerine karikatürün gücü ve kalıcılığıyla bakmanın avantajını da heba etmeyen Demirci, çizimlerine vicdanı yerleştirirken cömert, eleştiriyi kişiselleştirmede ise bir o kadar cimri. Çünkü derdi büyük resmi göstermek. Sayfalarca yazıda, binlerce kelimede ancak anlatılabilecek bir hakikat onun kaleminden çıkan bir karikatürde çok tesirli ve etkili bir şekilde betimlenebilmiş. 

Hırpalamadan bırakmıyor
‘Hico’, elinizde aldığınız andan itibaren sarsmaya başlıyor sizi. Büyük bir emek ürünü olan çalışmanın görsel zenginlik ve yaratıcılık açısından bir özetini sunan kapağı, içindeki karikatürleri görmek için daha çok merak ve heyecan uyandırıyor. İlk çizimde akranlarına mezuniyet töreni için şapka diken bir genç kız selamlıyor sizi. İlk başlarda biraz hırpalanıyor, gittikçe de derin derin düşünce sularına dalıyorsunuz. Bir fabrika bacasından çıkan dumanın hareketi ile bir fay kırığı arasındaki paralel görüntülerin çizildiği 51. sayfadaki karikatürde insanoğlunun çevrede ve doğal hayatta yarattığı tahribat çok çarpıcı şekilde gözler önüne seriliyor. Bu çizim, doğal felaketlerin esasında birer insan yapımı olduğu gerçeğini tokat gibi suratımıza çarpıyor.
Evine giren hırsıza çocuklarının resmini gösteren yaşlı bir kadının resmedildiği karikatürle (s. 58), geçmişte çocuklarıyla çektirdikleri anlaşılan bir hatıra resminin altında kedileriyle oturan bir yaşlı çifti betimleyen (s. 102) iki çizim de bize yalnızlığın ve terk edilmişliğin nasıl bir duygu olduğunu anlıyor. Albümde çokça yer alan çocuklarla ilgili karikatürlerden en çarpıcı olanlarından biri ise, evlerini basan bir askerin anne ve babasının üzerine doğrulttuğu silahı, oyun oynadıklarını sanarak ellerini havaya kaldıran çocuğunki. Anne babasının yüzlerine sinen korku ile çocuğun yüzündeki mutlu ifade arasındaki keskin ayrım görülmeye değer (s. 67). İnsan hakları, barış, demokrasi gibi çağımızın övünç duyduğu olguların dosyalanarak esasında arkası kasa olan bir rafa diziliği çizim ise bize çağımızda çıkarların nasıl değerler karşısında galip geldiğini net biçimde gösteriyor (s. 87).
Karikatürden beklenen taze yaratıcılığın hakkını fazlasıyla vererek olağanüstü bir kavrayış ve gözlem gücüne sırtını yaslayan Hico, siyasal ve sosyal mesajları olan kendi başlarına bir şey ifade eden karikatürlerle zengin-fakir, güçlü-zayıf, büyük-küçük demeden herkesin derdine tercüman oluyor, gündelik hayatın açmazları görebilmemize kapı aralıyor. Karikatürlerin yazısız, sözsüz, abartısız, ince ayarcılıktan kaçınan anlayışın ürünü olması da vermek istenen temanın etkililiğini güçlendiren bir özelliği. Hico’yu özgün kılan özelliklerinden bir başkası da çizimlerin bizim de katkımıza açık olması. Bir şeyler alırken bir şeyler de katabiliyor; kendi bakış açımızla karikatürlerin anlamını zenginleştirebiliyoruz.
Kısacası, kalemini sosyal sorunlara adayan Hicabi Demirci, her şeyden önce iyi niyet ve samimiyet sinmiş karikatürlerinden derlediği bu eseriyle bize dönüp dönüp bakılacak, ibretlik çizimlerden oluşan bir gerçeklik külliyatı armağan etti. Karikatür dünyasının Hico ile hatırı sayılır entelektüel derinlikleri olan çizim albümlerinden birini daha kazanmış olduğu su götürmez bir gerçek. 

HİCO
Karikatürler
Hicabi Demirci
Desen Yayınevi
2010
112 sayfa
19.9 TL