Gölgelerin gücü adına!

Marcy Levy 'Gölge Hırsızı'nda, kent yaşamıyla birlikte, çocukluktan itibaren biriktirilen anlamları mercek altına alarak, hayata yönelik herkesin kendine göre yorumlayabileceği mesajlar iletiyor
Haber: AYSEL SAĞIR / Arşivi

Herkesin içinde debelendiği ‘hız’ı karşısına alıyor ‘Gölge Hırsızı’. Hedefini şaşırmış sürat için bir panzehir de üretiyor diyebiliriz. Fransız yazar Marcy Levy, ‘Gölge Hırsızı’nda, kent yaşamıyla birlikte, çocukluktan itibaren biriktirilen anlamları mercek altına alarak, hayata yönelik herkesin kendine göre yorumlayabileceği mesajlar iletiyor. Mesajlarında ise, ‘biraz durun diyor’ adeta. Zira insanın hayatla kurduğu kendine has özel bağların korunmayıp, gözetilmediğinde nasıl yitirilebileceği anlatılmasa da kitapta, söz konusu uyarı büyük harflerle okunabiliyor. İşleyişini insanı yabancılaştırma üzerine kurmuş sisteme karşı savunma mekanizması geliştirmiş diyebiliriz Levy için.
Bir çocuğun yaşadıklarına tanık olduğumuz kitapta, aynı çocuğun gözüyle olayları takip ederiz. Kitabın ana karakteri olan çocuk , aynı zamanda ben anlatıcı işlevini görür. Başlangıçta çocuk olan ben anlatıcı, ileriki süreçlerde bulunduğu kasabayı tıp eğitimi için terk edecektir. Önceleri yavaş seyreden süreç, ben anlatıcının kasabadan uzaklaşmasıyla hareketlenmeye başlar... Bu hareketlenme, dingin olarak algıladığımız bir önceki yaşamın, ne kadar fırtınalı olduğunu fark etmemizi sağlar. Yaşadıklarını ve hissettiklerini bir bir anlatarak bizimle sohbet eden anlatıcımızın çocuk gözleri daha çok içe bakar. O bakışları ise çocuğun, baba evini terk edişi daha da derinleştirecektir. Gerek babanın niye gittiği, gerekse çocuğun yaşadığı yoksunluğun asıl olarak neyden kaynaklandığı tam olarak anlatılmasa da zamanı geldiğinde ayrıntılarda kendini ele verecektir. Ama, koyu bir hüznün eşlik ettiği atmosferde kendince bir dünya geliştiren çocuk, o dünyaya uyum sağlamayı başarır.
Gölgelerle kendine has ilişki kuran çocuk, özel dostluklara da sahiptir. Kendisinden otuz-kırk yaş büyük olan okulun hademesi Yves, akranlarından fırıncının oğlu Luc, en önemli dostlarıdır. Çocuğun gölgelerle arasında kurduğu ilişki aynı zamanda ona özgü bir iletişim biçimidir. Daha doğrusu onu yaşamın öngörülmeyen sertliklerine karşı koruyan bir kalkandır. Yalnız, çocuğun gölgelerle kurduğu ilişki, her duruma ve kişiye yönelik değildir. Söz konusu gölgeler, dostluk, aşk ve ilişkilerinin gölgeleridir. 

Dönüm noktaları
Süreç içinde bu ilişkiler gelişecek, zamanın ilerlemesiyle de daha bir anlam kazanacaktır. Görünür olanın ardındakini, gölgeler yoluyla okuyan çocuk, bu yolla, gerçek olanın temsilciliğini de yapar. Yöneldiği kişilerin dünyasına girmeyi başarmakla kalmaz sadece, okuyucuyu da çocukluğuna doğru bir yolculuğa çıkarır. Bir anlamda herkesi kendi çocukluğuyla, çocukluğun kırılgan ve ileride izler bırakacak dönüm noktalarıyla buluşturur. “Yves’in benden otuz ya da kırk yaş büyük olması umurumda değildi. Esrarengiz bir biçimde gölgesini aşırdığımda, güvenilecek biri olduğunu hissetmiştim. Annemi mahcup etmenin başka bir yolunu bulmalıydım. Yemeğimizi televizyonun karşısında yedik; benimle konuşacak durumda olmadığı annemin yüzünden okunuyordu. Babam gittiğinden bu yana neredeyse hiç konuşmuyordu, kelimeler telaffuz edemeyeceği kadar ağırlaşmıştı sanki. Yatmaya giderken, Yves’in teneffüste söylediklerini düşündüm yeniden: “Bazen zamanla her şey yoluna girer,” demişti. Belki zaman içinde annem, tıpkı eskisi gibi, iyi geceler dilemek için yine odama gelirdi. O gece , aralık pencerenin perdeleri hiç kıpırdamadı, hatta perdenin katları arasında tek bir gölge bile görünmedi; hiçbir şey evde hüküm süren sessizliği bozmaya cesaret edemiyordu.” Kitabın odağı ve temasının yalın bir iki soru etrafında döndüğünü söylemekte yarar var. Bütün sürecini takip ettiğimiz çocuk, yetişkinlik dönemlerinde hedeflerine yaklaştığını hissetse de, çocukluğunda sahip olduğu masumiyeti ve içtenlik daha önemlidir. Aslında asıl sorun, ‘kendini bulmak’ın gerçekleşip gerçekleşememesidir. Böylelikle en belirgin sorunun da yanıtı verilmiş olacaktır.

GÖLGE HIRSIZI
Marc Levy
Çeviren: Ayça Sezen
Can Yayınları
2011, 216 sayfa, 17.5 TL


    ETİKETLER:

    Dünya

    ,

    YAŞ

    ,

    aşk

    ,

    Sohbet

    ,

    Çocuk

    ,

    Gece

    ,

    iletişim

    ,

    yazar

    ,

    zaman

    ,

    kent