Gönül gözüyle yazanlar

Haber: SENNUR SEZER / Arşivi

Homeros, halkımızın deyişiyle “gönül gözüyle gören” şairlerden biriydi. Onun ‘İlyada’ ve ‘Odissa’sının anlatımları başka nasıl açıklanabilir ki? Şairliğini gözlerinin görmeyişine bağlayan Âşık Veysel, “Kör oldum, Veysel oldum” demez mi? Anadolu ’nun Kürtçe söyleyen/yazan halk şairlerinden en ünlülerinden biri Evdalê Zeynıke’dir. Ermeni asıllı Gulê ile evli olan Evdal’ın, Temo adında bir de oğlu vardır. Yaşlandığında gözleri görmez olan Evdal, bulduğu kanadı kırık bir turna için söylediği şarkılar/stranlar, bu turna için Yaradan’ına sitemiyse söylence özelliği kazanmıştır. Bir gün mucize gerçekleşir. Evdal’ın gözleri ve turnanın kanadı iyileşir.
Eleşkirt beyi Sürmeli Memet Paşa’ya dengbêjlik yapmış ve onunla birlikte Kozan Avşar’larını sürme görevinde yer almış olan Evdal kısa bir süre yaşadığı görmezliği yoksulluk ve yaşlılıkla ölçer: “Temo lawo lı kalbun édi korbun é [temo oğlum, körlük yaşlılığın bir diğer adıdır]/ Xwedé xırab bıke tınebun é [Allah yoksulluğun gözünü kör etsin.]
Türkçe dışında yazıp söyleyen, ‘görmez’ halk ozanlarından biri de 1860-1936 yılları arasında yaşamış olan halk şairi Sey Qaji’dir (Seyit Gazi). Saz şairi olan Sey Qaji; kılam, beyt ve manilerini Kırmancki (Zazaca) dilinde söylemiştir. Onun eserlerinin söylendiği bölge , bugünkü Türkiye coğrafyasında, Zazaca dilinin kuzey lehçesi olan Kırmancki’nin konuşulduğu Varto’dan Zara’ya kadar uzanan Alevi bölgesidir. Bu bölge Osmanlı dönemi coğrafyasında “Dersim bölgesi”diye adlandırılır.
Hem Dımılki/Kırmancki halk müziği icracısı, hem de derlemeci ve araştırmacı olarak Dersim folkloru üstüne çalışmalarıyla tanınan Dr. Daimi Cengiz; yaklaşık otuz yıllık bir alan çalışması sonucu, Dersim’in efsanevî şair-dengbêji, halk filozofu ve manzum tarihçisi olarak adlandırabileceğimiz Sêy Qaji üstüne derlitoplu bir çalışma yapmış, şairin 140 kadar manisini, 30 kadar kılamını ve de yaşam öyküsünü yayıma hazırlamış: ‘Dizeleriyle tarihe tanık Dersim şairi Sey Qaji’.
Kürt halk edebiyatında Kılam, kuşaktan kuşağa aktarılan öykülerden, aşk hikayelerinden esinlenerek söylenen Kürtçe ezgilerdir. Genellikle uzun hava şeklinde icra edilir ve hüzünlü melodileri ile dikkat çekerler.
Dr. Daimi Cengiz, şairin şiirlerini de hatırlayanlardan dinleyerek yazıya geçmiş.
Sewqetê ma do are
berdo Çanaqala u Geliboliye.
Xot serio dame pêro seweta kılıtê Anadolıye
Nêche vosnê geri, kılıtê kowunê Dêsim’i
Kerdi vindi seferberliğiye.
Dame pêro, mezelê ma bêlü niyê
Sayır, şuarede namê ma cıfiye
(Sevkıyatımızı toplayıp
Çanakkale-Gelibolu’ya götürdüler
Yedi yıldır savaşıyoruz Anadolu’nun kilidi için
Nice koç yiğitleri, Dersim dağlarının kilitlerini
Kaybetti seferberlik.
Çarpışıyoruz, mezar yerimiz belli değil
Şair, bari adımızı ağıtta an.)
Maniler ise daha çok melodisiz , doğaçlama söylenen kısa ve vurucu şiirlerdir. Melodisiz oldukları için belleklerde fazla kalmazlar. Hatırlananlar daha çok atasözü, deyim özelliği taşıyanlardır: Qanun rindo, hapis piso (Kanun iyidir, hapis kötüdür); Kile ve hapısê Mazgerdi ra niso (Mazgirt hapishanesine ateş düşe). Bu kısa şiir parçalarının uzun kılamların akılda kalmış parçaları olması da mümkündür. Dini bir kimliği de olan Sey Qaji’nin dini toplantılarda okunan bir ‘cenkleme manisi’ Dr. Cengiz’e göre bu tür bir destan parçasıdır. Şiirde seslenilen kişi Alaattin Keykubat’tır. Hükümdar Kureyş adlı velinin ermişliğini bir fırına sokarak sınar. Kureyş yalnız kendi alınteriyle geçindiğini vurucu bir iki dizeyle anlatır. O sırada bir kartal gelip fırını kanadının esintisiyle buza çevirir. Sey Qaji, şiirinde böyle bir kartal kanadı olmak için ‘genç ömürden bir soluk borç’ ister.
Daimi Cengiz, yaptığı tüm konuşmaları yazıya geçmiş. Bu konuşmalar bir bölge ve yaşam biçimini de saptıyor. Edebiyat tarihinin olmazsa olmaz koşullarında ne zaman, nerede, nasıl sorularını da ayrıntılarıyla yanıtlıyor. Bu çalışma dili yaygın olmayan bir halk şairimizi belleklerin kısa ömründen kurtararak edebiyat tarihine armağan etmiş. Arada anlatılan olay ve öyküler hem yakın tarihimizden belirli bir dönem için yapılmış bir sözlü tarih çalışması, hem de Anadolu ile ilgili çalışma yapacak toplum bilimciler için el değmemiş bir malzeme arşivi.

SEY QAJİ
Daimi Cengiz
Horasan Yayınları
2010
544 sayfa
25 TL.