Her şeyi istiyoruz!

Her şeyi istiyoruz!
Her şeyi istiyoruz!

Yunanistan, Fransa, Bulgaristan, Filipinler, Endonezya ve Şili öğrenci-gençlik mücadelesinde başı çeken ülkeler.

Yeni öğrenci hareketlerini inceleyen 'Gerçek, Yıkıcı ve Yaratıcı' küresel ölçekte gelişen bu mücadeleleri ve Türkiye'de neler olduğunu ele alıyor
Haber: FERDA DÖNMEZ ATBAŞI / Arşivi

Şili’de ‘penguenlerin yürüyüşü’yle başlayan öğrenci isyanı bütün toplumsal muhalefeti harekete geçiriyor. Avusturya’da üniversiteleri işgal eden gençler, “Hiçbir şey talep etmiyoruz, her şeyi istiyoruz” diye haykırıyorlar. İsrail’de bir kız öğrencinin ev kirasına yapılan zam, nüfusun yüzde beşinin eylemlere aktif olarak katıldığı bir sürecin ateşleyicisi oluyor. İspanya’daki “meydan protestoları”nın karar alma organı aynı meydanlarda oluşturulan “halk komiteleri” oluyor. Dünyadaki neoliberal eğitim politikalarının uygulandığı en ileri örnek Rusya oluyor. Olan biteni anlama çabamıza bir dizi soru eşlik ediyor: Bugünün öğrencilerinin sosyolojik, ideolojik ve politik profili üzerine neler biliyoruz? Geçmişin öğrenci profili ile bugünün öğrenci profili hangi noktalarda benzeşiyor? Gençlik mücadelesi üzerine yürütülen kuramsal tartışmalar nelerdir? Orta sınıfların işçileşmesi ile gençlik hareketleri arasında bir bağıntı kurulabilir mi? Üniversiteler çöküşe sürüklenirken, meslek yüksekokulu–medrese kırması yeni bir kurum mu yaratılıyor? İngiltere, Fransa, İtalya, Şili ile Mısır ve Tunus’taki gençlik hareketleri benzerlikler içeriyor mu? Peki ya Türkiye ’de neler oluyor?
İkinci binyılın başından beri dünyanın dört bir yanında genç insanlar eğitim sisteminin işleyiş biçimine ve geçirdiği neoliberal dönüşümlere yüksek sesle itiraz ediyor ve protestolar örgütlüyorlar. Yunanistan, Fransa, İngiltere, İspanya, İtalya, Avusturya, Hırvatistan, Bulgaristan, Filipinler, Endonezya ve Şili öğrenci-gençlik mücadelesinde başı çeken ülkeler olarak hemen akıllara geliyor. Eğitimin metalaştırılmasına, öğrencilerin ulaşım, barınma ve sağlık gibi kamusal hizmetlerden paralı olarak faydalanmak zorunda bırakılmasına, her türlü kamusal katkının kısılmasına ve bütün bunların sonucu olarak emekçi çocuklarının eğitim hakkının engellenmesine direnen ve karşı taleplerle politik gündeme damgasını vuran bir öğrenci-gençlik hareketi yükselmeye devam ediyor.
Tunus ve ardından Mısır’da diplomalı işsizlerin öncülük ettiği isyan dalgası rejimleri deviren boyutlara ulaşırken, kimi Körfez ve Ortadoğu ülkelerine de sıçrıyor ve emperyalist müdahalelere konu oluyor. Bu direnişlerin Avrupa ’nın yanı sıra diğer kıtalarda ve birçok ülkede eşzamanlı olarak gerçekleşiyor olması, olayların vardığı boyutlar, yarattığı yaygın toplumsal etkiler yaşananların önemini arttırıyor.
Diğer yandan, ‘Bologna Süreci’nin bilimin işlevlerinin yeniden tanımlanması yoluyla yarattığı tahribat kurum olarak üniversiteyi bitirirken, burjuvazinin bilimsel düşünceden uzaklaştığı ölçüde üniversiteyi bir kurum olarak çökertmeye yönelmesi ve yeni egemen sınıf bileşimlerinin içinde bayat bir ‘ruhban sınıfının’ kendine yer açması çok çarpıcı ve tahlile muhtaç bir gelişme olarak ortada duruyor. 

Öğrencilerin isyanı
İşte ‘Gerçek, Yıkıcı ve Yaratıcı’ küresel ölçekte gelişen bu mücadeleleri ve Türkiye’de neler olduğunu farklı boyutlarıyla ele alan bir derleme. Çalışma, yeni öğrenci hareketinin karakteri, emekçi sınıflarla olan ilişkisinin niteliği, yaşanmakta olan iktisadi, siyasi ve sosyal dönüşümlerin sınıfsal etkileri üzerine bir düşünsel canlılık yaratılmasına katkı sunma ve mücadelenin teorik boyutunu derinleştirme çabası güdüyor. Bunun yanı sıra yeni öğrenci mücadelesine dair çeşitli ülke deneyimlerinden örnekler sunarak, okura, verilen mücadelelerin benzeşen ve farklılaşan yönleri hakkında bir karşılaştırma yapma fırsatı veriyor. Bir yanda yeni öğrenci hareketinin talepleri ele alınırken, diğer yanda öğrencilik, üniversite gençliğinin aydın karakteri ve proleterlik kavramları üzerine yeniden düşünülüyor. Ayrıca, artık tamamen ‘piyasanın ihtiyaçlarına’ göre düzenlenmekte olan bilimsel yaşamın geleceği açısından bu yeni mücadele dalgasının ne anlam ifade ettiği ve hareketin geleceği tartışılıyor.
Kitabın kuramsal tartışma bölümü dünyanın farklı ülkelerinden birçok yazarı ağırlıyor. Birinci kısımda (E. Yıldızoğlu) tarih sahnesine yeniden çıkan gençliğin günümüzdeki özel konumu ve devrimlerde üstlendiği rol vurgulanırken, tartışma geçmişten günümüze direniş örnekleri ve öğrenci hareketlerinin karşılaştırmalı olarak değerlendirildiği yazı (F. Dönmez Atbaşı) ile devam ediyor. Bu kısım diplomalı işsiz gençliğin sınıf, siyaset ve çevresel dönüşümle olan ilişkilerini tanımlayan (C. Jeffrey) yazı ile son buluyor. Sonraki kısımda K. Jones Avrupa’daki eğitim sistemini dönüştüren reformları ve gelişen muhalefeti ele alırken, izleyen üç makale (F. Benlisoy, U. Kızılgedik, O. Gündoğdu) öğrenciliğin aydın karakterini yitirerek proleteryanın organik bir parçası olup olmadığını tartışıyor. Bölüm, üniversiteli gençlerin sınıfsal konumuna ve gittikçe yayılan gençlik hareketine yeniden vurgu yapan (C. Harman) makale ile son buluyor. Üçüncü kısım üniversitelerin küresel pazarın ihtiyaçları doğrultusunda yeniden yapılandırılışının sarsıcı sonuçlarını, dünyadaki ilk ve en ileri neoliberal örnek Rusya üzerinden açıklayan bir yazıyla (A. Bikbov) başlıyor ve yüksek öğretimin neoliberal kapitalizmin kilit sözcüğü ‘girişimcilik’ doğrultusunda ‘askeri sanayi-üniversite işbirliği’ çerçevesindeki dönüşümüne işaret eden D.Mitchell ile devam ediyor. Sözü edilen yok etme rejimini Bologna süreci etrafında inceleyen Ö. Narin ve bu dönüşüm sürecini üniversitelilerin borçlandırılması açısından çarpıcı tezlerle ele alan M. Adamson bu tartışmayı genişletiyor.
Kuramsal tartışmanın ardından, ikinci ana bölümde, mücadelenin özneleri kendilerini anlatıyorlar. Türkiye’deki gençlik hareketlerine, içinde bulundukları hareketin özgün özellikleri, talepleri, hedefleri ve hareketin sorunlarına dair noktalar içeren sorulara Öğrenci Kolektifleri, Gençlik Muhalefeti, Kürt Gençlik Hareketi ve ODTÜ Oyuncuları yanıt veriyor, değerlendirmelerde bulunuyorlar. Türkiye’deki hareketin bulunduğu noktayı anlama açısından çok önemli bir resim çiziyorlar. 

Mücadele deneyimleri
Kitabın üçüncü ana bölümünde ise dünyanın dört bir yanından gençlik hareketleri bizlerle mücadele deneyimlerini paylaşıyorlar. Bölüm, 2008 Yunanistan gençlik isyanı ve bunu hazırlayan koşullardan (P. Sotiris), İspanya baharında filizlenen gençlik hareketine (N. Yıldırım ve B. Çakır); Latin Amerika gençlik hareketlerinin canlı birer panoramasından (A. Sever), İngiliz öğrenci hareketine (B. Tansel,); İsrail gençlik hareketinin bileşenlerini, izledikleri politikaları ve hareketin bugün vardığı son noktayı içeren sürece varan geniş bir yelpazeyle başlıyor. Sonraki yazılarda Avusturya’daki ( L. Dokuzovic) , Hırvatistan’daki (M. Kapovic), Bulgaristan’daki (Priziv) öğrenci direnişleri, işgalleri ve kazanımları değerlendiriliyor. Marburg/Almanya (M. Schmidt) gençlik hareketi temsilcileriyle, içinde bulundukları harekete ve bu hareketin geliştiği coğrafyaya dair değerlendirmelerin anlatıldığı söyleşiyle devam eden bölüm Uluslararası Öğrenci Hareketi tarafından sunulan Uluslararası Ortak Bildirge ile sona eriyor.

GERÇEK, YIKICI VE YARATICI
Dünyada ve Türkiye’de Üniversite, Eğitim, Gençlik Mücadeleleri
Nota Bene Yayınları
2011, 412 sayfa, 28 TL.