İkinizi de seviyorum!

'Tarih Boyunca Üçlü Aşk', Lord Byron'dan Sartre'a, Kont Drakula'dan Clark Kent'e birçok ünlü kişilik ve karakterin üç yönlü aşklarını dedikoducu değil, aydınlatıcı bir üslupla anlatıyor
Haber: Zeynep Alpaslan / Arşivi

Evli bir çift olan Barbara-Michael Foster ve ‘üçüncüleri’ Letha Hadady tarafından yazılmış ‘Tarih Boyunca Üçlü Aşk’, aşkı genlerimiz üzerinden tanımlamayı reddederek mitolojiden felsefeye, dinlerden popüler kültüre, kurmaca ve gerçek karakterlerin aşk hayatlarına odaklanan ve aşkın tarihçesini gözler önüne sererek önyargıları yıkmayı amaçlayan bir çalışma. Kitapta Lord Byron’dan Casanova’ya, Jean Paul Sartre’den Woody Allen’e, Kont Drakula’dan Clark Kent’e birçok ünlü kişilik ve karakterin üç yönlü aşkları dedikoducu değil, aydınlatıcı bir üslupla anlatılıyor ve varsayılanın aksine kıskançlığın ve sahiplenmenin görülmediği, dolayısıyla sürekliliği olan üçlü aşk ilişkilerinin dikizci, teşhirci ve narsisist yapısı kapsamlı bir biçimde analiz ediliyor.
Kitapta hayat hikâyesi anlatılan kişilerin hep ‘sanatçı takımı’ndan olmaları ise tesadüf değil. Bunun sebebi, sanatçıların toplumun diğer kesimlerine göre daha sapkın olmaları değil elbette. Sanatçılar, yüzyıllar boyunca, kapalı kapılar ardında yaşananların kaydını tutma ihtiyacı duymuş oldukları için bugün bu hikayeleri okuyabiliyoruz. Casanova’nın tuttuğu günlüklerdeki hikayeler, günümüz ünlülerinin magazin gazetelerince ifşa edilen aşk hikayeleri kadar ‘gerçekçi’ olamaz belki ama tarihi, özellikle de mahrem tarihi bu kadar cazip kılan da zaten hayalgücünü tetikleyen bir gerçeklik-kurmaca karışımıdır.
İlkel kabilelerde görülen çok eşlilik ve eş paylaşma modern insana da çekici geliyor mu? İtalyan Rönesansı’ndan Fransız Devrimi’ne, üçlü aşka, zinaya ve ‘öteki kadın ’ olan metreslere bakış değişti mi? “Sevişmek için üç kişi gerekir” diyen psikopos aslında neyi kastediyordu? Avrupa ’da görücü usülü evliliğin bitmesi ya da Viktorya çağının ikiyüzlü ahlak anlayışı ‘çekirdek aile’yi nasıl şekillendirdi? Adem, Havva ve yılan nasıl bir üçlüydü? Aydınlanma Çağı sonrası karı-kocaların birbirlerine tanıdıkları özgürlük gerçekten de medeniyet göstergesi miydi? İcatlar çağı 19. yüzyılda cinsel açıdan bir ilerleme yaşandı mı? Tekeşliliğin amacı kadını evine ve kocasına bağlamak mıdır? Peki, Freud bu işe ne diyor?
‘Tarih Boyunca Üçlü Aşk’ bu gibi sorulara Vahşi Batı’dan, Beat kuşağından, 20. yüzyılın bohem Paris’inden ve Fransız Yeni Dalga sinemasından hikâyeler eşliğinde cevap arıyor. Laclos’un Tehlikeli İlişkiler’indeki ustaca planlanmış entrikaların ve çizgi roman dünyasından Louis Lane-Süpermen-Clark Kent üçlüsünün, yani karakterlerden ikisinin aynı kişi olduğu gizli bir üç yönlü ilişki förmülünün ilgi çekici analizleri de cabası. Bu aynı zamanda, aşk üçgeninden farklı olarak üçlü aşkın nasıl kapsamlı bir alana ve geniş bir zamana yayılmış olduğunun da göstergesi. Yüzyıllar boyunca açık seçik ya da çaktırmadan, ama illa ki tekrar tekrar kurulan bu yapının tarihi üzerine okumak, geçmişe bugünkü yargılarımızdan sıyrılarak bakabilmemize, geleneksel aile yapısının kökenini keşfetmemize ve hiç değilse, bugün Calvin Klein reklamlarında karşımıza çıkan ‘üçlü iması’nı daha iyi anlamlandırmamıza yarayacaktır. 

TARİH BOYUNCA ÜÇLÜ AŞK
Barbara Foster, Letha Hadady, Michael Foster
Çeviren: Sinem Sultan Gül
Varlık Yayınları
2011, 576 sayfa, 25 TL.