İlginç bir yazar ve onun ilginç romanı

İlginç bir yazar ve onun ilginç romanı
İlginç bir yazar ve onun ilginç romanı

Peter Robinson

Peter Robinson'un polisiye kurgusu muhteşem; hem olayın sürükleyiciliği sizi alıp götürüyor hem de olayların gelişmesiyle önlenemez hale gelen şiddetin insanları nasıl değiştirdiğini etkileyici bir şekilde görüyorsunuz
Haber: EROL ÜYEPAZARCI / Arşivi

Bu satırların yazarı gibi yaşı yetmişi aşmış kendi inancına göre doya, doya yaşamış ve doya, doya okumuş bir kimseyi şaşırtacak az roman vardır yeryüzünde. Klasik bakışın küçümsemeye yatkın olduğu polisiye romanlar ise benim kanımca bu değerlendirmenin dışındadır. Polisiye romanlar, belki de romandan okuyucunun büyük bölümünün beklediği işlevi yani kaçma duygusunu karşılamayı dolu, dolu yerine getirdiği için bu böyledir. Acaba yirminci yüzyıl İngiliz edebiyatının en önemli roman ve oyun yazarlarından Somenset Maugham: “Geleceğin edebiyat tarihçilerinin, yirminci yüzyılın ilk yarısındaki İngiliz edebiyatını ele aldıklarında [en ciddi] öykücülerin üzerinde çok kısaca durmaları, onun yerine, dedektif edebiyatının sınırsız ve çok çeşitli ürünleri üzerinde yoğunlaşmaları pekâlâ mümkündür” derken bunu mu kastediyordu? 

Mahcup bir zevk
Bu ünlü yazar bu konudaki iddiasını daha da ileri götürmüş 28 Aralık 1940 tarihli Saturday Evening Post gazetesinde yazdığı ‘Give me a Murder’ (Bana Bir Cinayet Ver) adlı yankı yaratmış ünlü makalesinde polisiye romanların okuyucu katındaki beğenilirliğini incelerken olayı, ‘ciddi’ eleştirmenlerin ‘ciddi edebiyat’ saydıkları yapıtların artık değersizleşmesine bağlamış aynen şöyle yazmıştır: “The serious novel of today is regrettably namby-pamb (Bugünün ciddi denilen roman ve öyküleri ne yazık ki fasafisodur).” Bu aşırı yorumu bir tarafa bıraksak bile artık polisiye romanı küçümsemenin klasik edebiyatçılar katında bile yeri olmadığı bir gerçektir ve artık okuyucular entellektüel aşağılamaya maruz kalmayacaklarını bildiklerinden veya böyle bir aşağılamanın anlamı olmadığını anladıklarından gerine gerine polisiye roman okuduklarını hiç çekinmeden söyleyebilmekte ve polisiye roman okumayı ‘mahcup bir zevk’ gibi saklamak gereğini duymamaktadırlar.
Bir polisiye roman tutkunu olarak beni bu yaşımda da şaşırtan polisiye romanlara her zaman rastlıyorum ve bu beni çok keyiflendiriyor. Ünü eskilerin deyimiyle afâkı sarmış (yani gökyüzüne erişmiş) ama nedense Türk okuyucularının tanışma olanağı bulmadığı bir yazarın Peter Robinson’un ‘Şeytan’ın Arkadaşı’ isimli yapıtı da bunlardan biri. 

Muamma içeren suç
Yazarı, 1999’da yayımlanan ‘In A Dry Season’ (Kurak Bir Mevsimde) isimli kitabı 2001’de Fransızların önem verdiğim Grand Prix de Litterature Policière (Polisiye Edebiyat Büyük Ödül) kazanınca merak etmiştim; aynı yıl, aynı kitap polisiye edebiyat konusunda favori ülkem olan İsveçlilerin Martin Beck Ödülü’nü de alınca kitabı bulup okumak farz oldu ve internetten, ünlü Amazon yardımıyla kitabın Fransızcasını bulup aldım, okudum. Halis bir polisiye roman yazarıyla karşılaşmaktan da çok mutlu oldum. Ne yazık ki bu nitelikli yazar dilimize uzun yıllar çevrilmedi. Yayınevleri Dan Brown, Grangé gibi halis polisiye roman okurlarına bir şey vermeyen; kurbanlarının rahmini yiyen ultra sapıkların konu olduğu klasik polisiyenin gayrimeşru çocuğu ‘thriller’ denilen türün çok satan örneklerini çevirip piyasaya sürmeyi yeğlediler. Polisiye romanın ana unsuru olan ‘muamma içeren suçu’ anlatmaktan ziyade seks, şiddet ve birde hiçbir gerçekliği olmayan bilimsel diye cilalanmış safsataların doldurduğu bu kitaplardaki trüklerin Shakespeare’den Voltaire’e ondan Balzac, Dostoyevski ve Victor Hugo’ya kadar bütün baba klasiklerin ustaca kullanmaktan vazgeçmedikleri polisiyenin insanı baştan çıkaran sihirli ilmikleriyle alakası olmadığını da bir gerçek.
Peter Robinson’un yeni yazdığı kitaplardan biri olan ‘Şeytan’ın Arkadaşı’nın Türkçeye çevrildiğini duyunca çok sevindim ve Türk polisiye roman severlerinin çağdaş, çarpıcı ve sürükleyici bir kalem sahibiyle tanışmalarına vesile olacağını düşündüm.
Peter Robinson’un polisiye romanlarının dedektifi hayali Yorkshire kentinin polis müfettişi Alan Banks; bana çok sevdiğim Henning Mankell’in ünlü polis müfettişi Kurt Wallender’i hatırlatıyor. İkisi de sıradan adamlar, sıradan polisler, öyle üstün nitelikleri olan, Poirot gibi beynindeki gri maddeleri çalıştırıp harikalar yaratan efsane dedektifler değil. Sizin, benim gibi adamlar ama sağlam adamlar; dostunuz, komşunuz olmasını isteyeceğiniz kişiler.
Peter Robinson’un polisiye kurgusu ise muhteşem; hem olayın sürükleyeciliği sizi alıp götürüyor hem de insan olarak zaaflarımızı, kırılganlığımızı, olayların gelişmesiyle önlenemez hâle gelen şiddetin insanları nasıl değiştirdiğini etkileyici bir şekilde görüyorsunuz. Bu kaos içinde Alan Banks ve arkadaşlarının davranışlarını izlemek yukarıda vurguladığım gibi elli yıllık kaşarlanmış bir polisiye roman okurunu bile şaşırtabiliyor;. Banks dışındaki ikincil kahramanlar da başarıyla resmedilmiş; hele yine polis olan Annie müthiş etkileyici.
Uzun sözün kısası gerine gerine polisiye roman okuduğunu söyleyebilen, bundan gocunmayan halis polisiye roman okurlarına hararetle önereceğim bir yazar Peter Robinson.
Son olarak Zeynep Umuroğlu Çetinol’un başarılı çevirisinden söz etmek istiyorum. Çevirmenimiz okuyucusuna saygısını çevirmen olarak kitaba koyduğu gerekli ve faydalı dipnotlarıyla da gösteriyor.

İyi polisiye iyi edebiyattır
Peter Robinson (1950 doğumlu) Kanada vatandaşlığını seçmiş bir İngiliz yazar. Klasik bir eğitim almış Leeds Üniversitesi İngiliz Edebiyatı bölümünü üstün başarıyla bitirmiş, 1974’üe Kanada’ya göçmüş ve ünlü Toronto Üniversitesi’nde doktora yapmış. Eserlerinin edebi yapısı ve dili bu eğitiminin izlerini taşıyor. Aldığı onlarca polisiye roman ödülü yanında –bunlar içinde dünyanın en prestijli polisiye roman ödülü sayılar Amerikan Polisiye Roman Yazarları Derneğinin Edgar Ödülü de var- 1995’te Kanada Edebiyatı’ nı Geliştirme Kurumu’nun ünlü ödülünü de kazandığını da belirtelim. Bu ödül salt edebiyat değerleri gözetilerek verilen bir ödül ve Peter Robinson’un bu ödülü alması “iyi bir polisiye romanın iyi edebiyat olduğu” gerçeğini de birkez daha gösteriyor.

ŞEYTAN’IN ARKADAŞI
Peter Robinson
Çeviren: Zeynep Umuroğlu Çetinol
E Yayınları
2011
526 sayfa
23 TL.