İnsan dediğin...

İnsan dediğin...
İnsan dediğin...

Japon edebiyatının hik ye ustasıyla Japon sinemasının anlatım ustasını buluşturan Raşomon , bu iki hik yeden bağımsız olarak izlendiğinde de bir başyapıttır.

Akutagava, insanoğlunun koşullara bağlı karakter özelliklerini 'çürüme' ortak paydasıyla açımlarken, Kurosawa da 'Raşomon'la yazarın insanlık eleştirisini deforme etmekten kaçınan bir yaklaşım sergiler
Haber: MURAT ÖZER / Arşivi

Henüz otuz beş yaşındayken intiharla gelen ölümünün ardından efsaneleşen Japon hikâyeci Ryûnosuke Akutagava, 20. yüzyıl başlarındaki Japon edebiyatının tırmanışının önemli temsilcilerinden biridir. 1935’ten bu yana adına verilen ödülle de unutturulmayan bu büyük yazar, insanın kronik zaaflarını malzemeleştirdiği hikâyeleriyle ‘sancılı’ bir anlatı üstadıdır aynı zamanda. Japonya’nın karmaşayla anlamlanan tarihini kendi meselesiyle buluşturduğu eserlerini, süreklilik arz eden bir çözülme yaşayan ruhunun hırçınlığıyla buluşturan Akutagava, hikâyelerinde ‘net’ olarak ortaya koyduğu resmin altındaki ‘insanî cehennem’i deşifre etme isteği uyandırır okurlarda.
On yılı biraz aşan bir süre içinde sayısız eser veren Ryûnosuke Akutagava’nın on dört hikâyesini bir araya getiren ‘Raşômon ve Diğer Öyküler’deki iki hikâyeyi merkeze alacağız bu yazıda, Akira Kurosawa’nın 1950 yapımı başyapıtı ‘Raşomon’a (Rashômon) kaynaklık eden iki hikâyeyi: ‘Çalılıklar Arasında’ ve ‘Raşômon’...
Filmin ana malzemesini oluşturan ‘Çalılıklar Arasında’, ilk yayımlanışı 1922’ye denk düşen müthiş bir Akutagava hikâyesidir. Bir cinayetin ardından sahne alan mahkemeyi ve buradaki tanıklıkları anlatır bu çarpıcı metin. Katil olduğu düşünülen bir haydut, onun tecavüz ettiği kadın ve kadının öldürülen kocasının ruhundan dinlediğimiz üç ayrı versiyonu vardır cinayetin. Haydut, kadın ve koca, her üçü de ‘katil’in kendileri olduğunu iddia etmektedir. Hangisinin gerçeği söylediğiniyse öğrenemeyiz Akutagava’nın metninden, bizi soru işaretleriyle baş başa bırakarak bitirir hikâyeyi yazar.
Hikâyenin asıl meselesi de bu versiyonların dayandığı insanlık zaaflarıdır. Her üç karakter de kendi onurlarını kurtarma endişesine kapılmışlar ve gerçeği olduğu gibi anlatma cesareti göstermekten uzak bir tavır sergilemişlerdir. Bu gibi durumlardaki ‘normal’ refleksin “Ben yapmadım!” olduğu düşünülürse, burada Akutagava’nın karakterlere yüklediği anlamların çok daha derine indiği görülebilir. Koşulların belirlediği insan kişiliği, burada da bizi ters köşeye yatırır, sonucu ne olursa olsun ‘kendine yontma’ özelliğini açıkça ortaya koyar. Artık mesele cinayet değildir, kimin neyi çarpıtacağı ve olayı nasıl ‘yeni bir şey’e çevireceğidir. Çürümüş insan ruhu devreye girmiştir artık, ‘gerçeklik’ anlamını kaybetmiş, bambaşka bir şeye evrilmiştir, insanoğlunun elini attığı her durumda olduğu gibi...
Kurosawa’nın filmine malzeme olan ve filmle aynı adı taşıyan 1914 tarihli ikinci hikâye ‘Raşômon’ ise, yağmurdan kaçarken Kyoto’daki Raşômon kalıntılarına sığınan bir adamın kendisiyle yaşadığı mücadeleyi anlatır. Uzun yıllar yanında çalıştığı efendisi tarafından kovulmuş ve ortada kalmış bir uşaktır o. Bir kez daha insanoğlunun koşullarla belirlenen kişiliğini ortaya koyan bir tavır söz konusudur Akutagava’nın hikâyesinde. Adam, iyilik ve kötülük kavramlarının anlamını yitirdiği bir durumda kalmış ve ‘hayatta kalma’ motivasyonuyla hareket etme derdine düşmüştür. Hayatının o ana kadarki gelişiminden uzakta bir ‘seçim’ yapar ve ahlâkî sınırların kalktığı yeni bir dönemin kapılarını açar. İnsanlık bu kez de sınıfta kalmıştır, bir önceki hikâyede olduğu gibi... 

Akutagava-Kurosawa buluşması
Japon edebiyatının hikâye ustasıyla Japon sinemasının anlatım ustasını buluşturan ‘Raşomon’, bu iki hikâyeden bağımsız olarak izlendiğinde de bir başyapıttır. Ama hikâyelerle bütünlendiğinde değeri bir kat daha artar. Kurosawa, Akutagava’nın gösterdiği insanlık manzarasını mükemmelen resimleştirir, hikâyelerin ruhunu daha da tırmandıran sinemasal bir derinliğe ulaşır.
Film, daha önce de söylediğimiz gibi ‘Çalılıklar Arasında’yı temel alır ve bu hikâye üzerinden yürüyen bir yapı kurar. ‘Raşômon’ hikâyesiyse mekan tercihi olarak Kurosawa’nın ilgi alanına girer. Öte yandan her iki hikâyenin ortak noktası olan ‘insanlık eleştirisi’ de filmin yapısını belirleyen unsur kimliğiyle kendini gösterir. ‘Raşômon’daki uşağın ‘seçim sınavı’nı da özellikle filmin sonunda farklı bir biçimde kullanır Kurosawa, buradan da bazı dersler çıkarılması gerektiğini düşünür belli ki. Akutagava’nın insana yüklediği anlamları tam olarak yansıtması için buna ihtiyacı vardır.
Kurosawa’nın ‘Çalılıklar Arasında’yı nasıl yorumladığına gelirsek... Akutagava, belli soru işaretleri bırakarak bitirir hikâyesini ve üç versiyonla sınırlı tutar. Kurosawa ise, ‘gerçek’ olduğu izlenimi veren dördüncü bir versiyon ekler. Cesedi bulan oduncunun mahkemede söylemeye çekindiklerini, yani gerçeğe olan tanıklığını, Raşômon kalıntıları altında söylettirir ona. Bu versiyon, filmin hikâyeden bir adım öne geçmesini de sağlar bir yandan. Oduncuya göre, her üç karakter de yalan söylemiş ve onları ‘zavallı’ (insan) gibi gösterecek ‘gerçek’ten kaçmışlardır. Kendilerini birer ‘aziz(e)’ gibi tanımlamayı seçmişler, onurlarını zedeleyecek itiraflardan uzak durmuşlardır. Evet, oduncu bunları söyler ama onun da gerçekleri dile getirdiğine dair bir kuşku da yok değildir. Finaldeki küçük bir ayrıntıyla yakalanır ve cinayetle ilgili doğruları söyleyip söylemediği konusu da bir ‘muamma’ olarak kalır. 

Neden insanız?
Sonuç olarak Akutagava-Kurosawa buluşması, edebiyat-sinema evliliklerinin en çarpıcı uzantılarından birini getirir önümüze. Yazarın ‘yıpratıcı’ dünyasını deforme etmeden beyazperdeye taşıyan yönetmen, son derece temel bir ekleme yapsa da yazarın kalemine olan saygısını sulandırmaktan özenle kaçınır, ‘insan denen şey’ üzerinde tepinen metni görselleştirirken ‘dikkatli’ davranır. Ortaya çıkansa, tedirgin edici yalnızlığımıza daha da gömülmemizi sağlayan bir “Neden insanız?” sorgulamasıdır. Bu hikâyelerden ve bu filmden ders alınacak çok şey vardır anlayacağınız...

Not: ‘Raşomon’un As Sanat etiketiyle çıkan DVD’si tükenmiş görünüyor ama biraz çabayla bulmak mümkün. 

RAŞÔMON VE
DİĞER ÖYKÜLER
Ryûnosuke Akutagava
Çeviren: Oğuz Baykara
Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi
2010, 239 sayfa
20 TL.