İyi niyetli bir cadı: Vini

İyi niyetli bir cadı: Vini
İyi niyetli bir cadı: Vini
Vini'nin, Bülent O. Doğan'ın enfes bir şekilde Türkçeleştirdiği matrak jargonu ve hikâyelerindeki yaratıcılık dikkatli veletlerin gözünden kaçmayacak
Haber: ASLI TOHUMCU - asli@aslitohumcu.com / Arşivi

Hay, sizi böreksiz kalasıcalar, bayat yarasa yiyesiceler! ‘Sakar Cadı Vini’nin Talihsiz Serüvenleri’ni hala okumadınız mı? Küf kokulu aklınız neredeydi bunca zamandır? Hangi sıkıcı hikâyeye takılıp kalmıştınız? Kasabanın en sakar, ancak en iyi kalpli ve iyi niyeti başına her defasında bela açan cadısı Vini. Kedisi Vilbur’la kendi hâllerinde yaşayıp gidiyorlar. Dizi dizi maceraları, çıkartma kitabı bile var. Üstelik çıkartmaları kitaptaki yerlerine değil de, buzdolabı kapağına ya da şifonyerin üstüne yapıştırmak da serbest. En azından bizim fakirhanede…
Vini, alıştığımız cadılardan farklı olarak, sadece kendi hayatını kolaylaştırmak amacıyla büyü yapıyor. Yani, sihirli değneğiyle sadece kendisi ve kedisi için bir tehdit oluşturuyor. O tehdit de, bütün büyüleri yüzüne gözüne bulaştırmasından kaynaklanıyor. Ailenin abur cuburla beslenen haşarı kızı o; ama şöyle etine dolgun yarasalardan sağlıklı bir yemek yapmaya kalkışıp, yarasalara kıyamadığından vazgeçince, ablası Vilma’dan sıkı bir azar işitmeyi, takdir edilmeye tercih edebiliyor. Neyse ki, kör olmayasıca yarasalar, Vilbur’la beraber, üzerine bit serpilmiş sinek kızartması yaparak günü kurtarıyorlar.
Kokmuş bulaşık süngeri, içi soğuk çamur çayıyla dolu çatlak fincanlar, küf tutmuş reçel kapları arasında televizyonun kumandasını bulamayınca, evdeki eşya fazlasını bit pazarında satılığa çıkarıp, yine aynı pazardan bir dolu gereksiz eşyayla evine dönmekte sorun görmüyor Vini. Para kavramına yabancı olduğundan, kendi bir milyon liralık banknotunu “abrakadabralamak”ta da! Ah, bir de o parayı alışverişte birine kakalayıp istediği dolabı alabilseydi! 

Vini’nin yaratıcı çözümleri
Boğum boğum süpürgesinin üzerinde şiş bir popoyla oturmak canına tak edince, kendi iç çamaşırı markasını yaratmaya karar veriyor mesela. Harika da bir iş çıkarıyor bu konuda bana kalırsa; her biri diğerinden büyük ve arkası destekli, dantelli, rengarenk don bulmak kolay mı bu devirde! Nedense, alıcı bulması zor oluyor bu tasarım harikalarına ve kardeşlerine yolladıklarından geriye kalan iki dondan birini Vilbur’a şapka, diğerini de çamurlu çayı soğumasın diye demliğe kılıf yapıyor. (Artık kedim olmadığından, Tomris de uyanık çıktığından, şapka mankeni ben olmak zorunda kaldım, ama demlikten bu işe bir itiraz gelmedi…)
Çocuklar için bir sirk işletmeye ve o sirkin baş yıldızı olmaya karar verdiğinde, sakarlığa yeteneğiyle yıldızlaşıyor Vini ama olsun. İnsanların kendisine gülmesini, güzel bulunmaya tercih edebilecek kadar cesur. Bir gün kasabanın gol kralı olurken, ertesi gün en berbat balıkçısı olabiliyor. Çamaşır makinesi ve çöp kovası yakalamaktan bıkınca, oltasının ucuna bir balina takabiliyor tabii… Hayatı böyle tatlı düşüncesizliklerle ya da iyi niyetli ancak başarısız girişimlerle tıkırında geçip gidiyor işte.
Ben mesela şu an, her allahın günü, günde on saatimi geçirdiğim berbat sandalye popomu daha fazla berelemesin diye, Vini’nin donlarından giyiyorum. Hani şu, dantellerini örümceklerin ördüğü, hassas tenime değecek kumaşlarını farelerin diktiği, hem şirin hem kullanışlı şu donlardan. Az önce kızımla bayat ekmeğin arasına orta boy, taze yarasalardan ikişer tane koyup lüpledik. Yanına da kertenkele dili kızarttım, salyangoz sosuna batırıp yedik, oh çıtır çıtır… Bu tarifi de Vini’den öğrendik. Bir dolu komik küfrün yanı sıra.
Daha önce ‘Sakar Cadı Vini’nin Bilgisayarı’nı, ‘Sakar Cadı Vini’nin Kar Macerası’nı ve ‘Sakar Cadı Vini’nin Ejderhası’nı da okumuştum, ama sekiz yeni maceranın birarada olduğu, bu kocaman ve kalın cilt beni acayip eğlendirdi. Beş sekiz yaş aralığındaki çocukların da çok hoşuna gideceğini sanıyorum. Vini’nin, Bülent O. Doğan’ın enfes bir şekilde Türkçeleştirdiği matrak jargonu ve hikâyelerindeki yaratıcılık dikkatli veletlerin gözünden kaçmayacaktır. Kaçmasın!

SAKAR CADI VINI’NİN TALİHSİZ SERÜVENLERİ
Lavra Oven
Resimleyen: Korky Paul
Çeviri: Bülent O. Doğan
İş Kültür Yayınları
2011, 171 sayfa, 24 TL.


    ETİKETLER:

    YAŞ

    ,

    tasarım

    ,

    Yemek

    ,

    Yaratıcılık

    ,

    Komik

    ,

    Para

    ,

    gol

    ,

    dizi

    ,

    ,

    kültür

    ,

    kar

    ,

    dolu