KABORÜKO

KABORÜKO
KABORÜKO
Charles Perrault'un dokuz eserini bir kitapta toplamış ve bu hikâyeleri Elodie Nouhen'e çizmiş. Elodie Nouhen'in çizimleri insanı tuhaf bir biçimde kavrıyor
Haber: GÖRKEM YELTAN - görkem@yeltan.com / Arşivi

Bilinen karakterlere farklı yorum

Kitapları sıralamak bana oyun gibi geliyor. Hangi kitabı hangi hafta anlatmalıyım sorusu bile benim için çok keyifli bir hale dönüşüyor. Pompidou’ya gittiğimde aldığım kitabı, tekrar Pompidou’ya gitmeden önce yazmam gerektiğine karar vermiştim alırken. Şimdi sırası geldi. Valizimi hazırlarken, orada bulabileceğim yeni kitapların heyecanını yaşarken, sakladığım kitabımı çıkarabilirim gün ışığına. Kitap Gründ’den çıkmış. Gördüğünüz an, beni al lütfen deyip, gözlerinizin içine bakan bir kitap. Göz göze geldiğiniz an, alıp almamak konusunda tereddüte düşmeyeceğiniz bir kitap. Ne olursa olsun almak isteyeceğiniz bir kitap.
Yazar, Charles Perrault. Bu isim çocuk kitaplarını bilip, okuyan ya da hiç değilse hatırlayan birçok insana çok şey çağrıştıracak. İsmi bilmiyor olsanız bile, eserlerinin hemen hemen hepsini biliyorsunuz. Uyuyan Güzel, Kırmızı Başlıklı Kız, Çizmeli Kedi, Külkedisi ve daha birçok hikâye, birçok karakter... Perrault’a hayran olmamak mümkün değil. Yaratıcı, yetenekli bir hikâyeci. Bütün nesilleri, bütün dünyayı etkisi altına alıp, kendine hayran bırakan bir çocuk kitabı dehası. Hepimizi tam anlamıyla etkilemiş bir yazar. 

Detaylar önemlidir
Gründ, 2010 yılında, Charles Perrault’un dokuz eserini bir kitapta toplamış ve bu hikâyeleri Elodie Nouhen’e çizmiş. Elodie Nouhen’in çizimleri insanı tuhaf bir biçimde kavrıyor. Detayları ve tarzından asla ödün vermeyen bu çizer, yer yer korkutuculukla iticiliği harmanlayıp çocuk kitabına başka bir soluk getiriyor. Bazen çok seviyorsunuz çizimleri, o sayfaların içinden çıkmak istemiyorsunuz. Bazen de sevmedim deyip geçmek istiyor ama asla geçemiyorunuz. Daha iyisini görmüştüm, şu yılda, şu kişi tarafından çizilmiş hali daha iyiydi deseniz bile, bir de bakmışsınız Nouhen’in çizimleri içinizden çıkmak bilmiyor. Nouhen’in fotoğrafını gördüğünüzde, nedense yabancılık çekmiyorsunuz bu çizere. Bu çizimlerin böyle birinin kaleminden çıkacağından eminmişsiniz hissine kapılıyorsunuz.
Bu baskıdaki seçki, herkesin ağzını sulandıracak cinsten. Çizimlerle birleşince, bildiğiniz bir karakterin sanki başka biri olduğu fikrine kapılıyorsunuz. Her ne kadar kurguyu, akışı iyi bilseniz de başka bir şey çıkacakmış hissi yakanızı bırakmıyor. Bence bu, Nouhen’in başarısı. Yazıldığı dönemde (Perrault 1960’ların sonu 70’lerin başında yaşıyor) böylesi çizimlerle bu hikâyeleri hayal etmek mümkün değil elbette. Nouhen, içinden çıkılması güç bir yerlere taşıyor bizi çizim anlamında. Perrault, Kırmızı Başlıklı Kız’ın bu çizimini asla tahmin edemezdi. Dünyanın geldiği yeri hayranlıkla izlerdi tahminime göre. Yazdığının böyle bir şey olmadığını savunup, yayıncıyla kavga etme olasılığı da var tabii ki. Onun adına karar verip, konuşmak imkânsız görünüyor bu anlamda. Bir gün aynı baskı kalitesiyle, Türkiye ’de Türkçe görmek isteyeceğim bir kitap ‘Contes’. Dilerim en kısa zamanda bir yayıncı bu kitabı burada basmak için kolları sıvar.


    ETİKETLER:

    Türkiye

    ,

    yorum

    ,

    kitap