KABORÜKO

Emma önemli bir sorunun peşinde: Aşk nedir? Babası, son dakikadaki gol diyor; büyük babası, küçük araba koleksiyonundan örnek veriyor; büyük annesi, pastayı sürüyor ortaya...
Haber: GÖRKEM YELTAN - görkem@yeltan.com / Arşivi

Bil bakalım aşk nedir?

Emma, kelebek tokalarıyla tutturulmuş, upuzun ve iki kuyruklu saçıyla merak içinde tatlı bir kız çocuğu. Aşk nedir diye kafasına takılıyor ve hemen hemen herkese bu soruyu yöneltiyor. O soru sordukça benim içim sıkılıyor. Aşk nedir diye soruyorum kendime, bir türlü istediğim gibi yanıtlayamıyorum bu soruyu. Bizim ikizler bu soruyu sormaya başladıkları anda yandım. Dört yaşına göre; öpüşmek nedir, insanlar niye öpüşür, ölüm nedir, biz de ölecek miyiz? Bu gibi sorularına yanıt verebildiğimi sanıyorum, kitaplardan yardım alıyorum ama bir düşününce işin içinden çıkamıyorum. Aşk nedir? Hadi bakalım açıkla. Hele dört yaşındakilere... Hele kendine bile tam olarak ne olduğunu anlatamazken.
Kitabın adı: ‘C’est Quoi L’amour’. Davide Cali ve Anna Laura Cantone’nin muhteşem birlikteliğinden çıkan bu kitap, Sarbacane etiketiyle raflarda yerini almış. Tabii ki kitapçıya girdiğiniz anda gözünüzün içine giren bir kitap. Buluş çok iyi. Emma’yla birlikte, onun sorusuyla yol alıyorsunuz. Çizimler o kadar güzeller ki, kendinizden geçiyorsunuz. Her şeyiyle dört dörtlük, her şeyiyle muhteşem bir kitap.
‘C’est Quoi L’amour’, insanı sürekli gülümsetmeyi kendine ilke edinmiş. Bu tatlılık sayesinde kendinizden geçiyorsunuz. O dünyanın içinde olmak istiyorsunuz. Kitap kendine sizi âşık ediyor. Ne kadar iyi düşünülmüş bir kitap diyorsunuz. Heyecanlanıyorsunuz, kalbiniz atmaya başlıyor, çizimlerin içinde yok olmak istiyorsunuz. Tam anlamıyla âşık oluyorsunuz. Bu söylediklerim aşkın tarifi olabilir mi? Pek sanmam. Hiçbir cevap yetmiyor.
Babası, son dakikadaki gol diyor; büyük babası, küçük araba koleksiyonundan örnek veriyor; büyük annesi, pastayı sürüyor ortaya... Herkes kendi durduğu yerden anlatıyor aşkı. Emma’nın git gide kafası karışıyor. Benim de karışıyor. Annesinin çiçekleri, benim çiçeğim, oyuncak arabalara karşı bendeki çikolata aşkı derken hoooop her şey altüst oluyor.
Emma, kitabın sonunda Mathis’e aşkı anlamışcasına bakıyor. Kıskanıyorum Emma’yı. Ne kadar akıllıymış. Ben
yıllardır çözemedim, o şıp diye çözdü.
Kitabın esprili yaklaşımı ve çizimlerin harikuladeliğini muhakkak görmelisiniz. Emma’nın ortalıkta dolanan haline, herkesin ona verdiği cevapların komikliğine hayran kalacaksınız.
‘Aşk nedir?’ sorusu bu kadar iyi yorumlanınca, benim bulacağım her yanıt tabii ki saçma, yetersiz, tatsız kalıyor. Özellikle anne babalara ya da yakınındaki ufaklıklara benim gibi cevap vermek zorunda olanlara tavsiye edeceğim bu kitabı. Buradan yola çıkarak, eğlenceli bir aşk tarifine ulaşılabilir kolaylıkla. Kitap, başlangıç cümlesinden itibaren sizi kavrıyor ve bir saniye bile bırakmıyor.


    ETİKETLER:

    kitap

    ,

    aşk

    ,

    Kelebek

    ,

    Kız

    ,

    Araba

    ,

    gol