KABORÜKO

KABORÜKO
KABORÜKO
Lâl ile en kısa sürede karşılaşmalısınız. Bakın neler anlatıyor Lâl: Aşkın sadece mutluluk anlamına gelmeyeceğini, aşkın çok acı çektirebileceği...
Haber: GÖRKEM YELTAN - görkem@yeltan.com / Arşivi

Âşığın dünyası başına yıkılır mı?


Lâl! Hayat Bu İşte! serisinin Derin kitaptan çıkan ilk beş kitabı, ‘Ablam Bana Emir Yağdırıyor’, ‘Âşık Oldum’, ‘Çekingen Olmaktan Nefret Ediyorum’, ‘Kötü Not Almaktan Korkuyorum’, ‘Benimle Alay ediyorlar’. Yazar, Florence Dutruc-Rosset. Çizer, Marylise Morel. Çevirmenler, Yasemin Tanbi ve Burcu İnal Turan. Serinin diğer kitapları da Derin Kitap tarafından yayımlanacak.
Ben ‘Âşık Oldum’ isimli kitaba bayıldım. Aşkın bu kadar matrak anlatılması çok hoşuma gitti. Lal, Ali’ye âşık olduğunu büyük bir sır gibi arkadaşı Ela’ya söylerken, Ela bu sırrı duyduğuna hiç mi hiç şaşırmıyor. Ali’ye âşık olduğunun anlaşılmasından çok korkan Lâl, dışarıdan belli olup olmadığını soruyor Ela’ya. Ela, Lâl’i iyi tanıdığı için anladığını söyleyip rahatlatıyor. 

Boşa kürek çekmek
Genelde âşık olanın yanında Ela gibi biri olur mu? Bence olur. Genelde âşık olan, âşık olduğunun anlaşılmasından çekinir mi? Bence çekinir. Ali, başka bir kızla çıkmaya başlayınca, Lal’in dünyası başına yıkılıyor. Âşık olanın öyle veya böyle bir ara dünya başına yıkılır mı? Bence yıkılır. Hikâyenin gidişatı beni öylesine içine aldı ki, hep bildiğimiz şeyler demeye başladım. Kitabın tamamen bana bir şeyler anlattığını fark ettiğimde şaşkınlığım iyiden iyiye arttı. Bu anlatımı ve hikâyeyi ne kadar çok sevdiğimi, hatta Lâl ve Ela ile özdeşleşerek okumaya başladığımı fark ettim. Bizim kız muhabbetlerimizin bire bir orada olduğunu bilmek beni de rahatlattı bir yandan. Aşk karşısında hemen hemen herkes boş yere kürek çekip duruyor, onu bir kez daha anladım.
Hikâyenin bitiminde, ‘Ya sen, âşık mısın?’ diye bir bölüm var. İşte bu bölüm benim favori bölümüm. Burada birine âşık olmanın ne kadar doğal olduğu, aşkın sadece mutluluk anlamına gelmeyeceği, aşkın çok acı çektirebileceği hatta ağlatacağı ama bunun da aşk olduğu, kendine güvenin varsa sevdiğin kişiye onu sevdiğini itiraf edebileceğin, birine onu sevdiğini söylemenin kolay olmadığı ama söyleyemiyorsan normal olduğu,biri sana âşıksa ve sen ona âşık değilsen nazik bir biçimde onun sevgilisi olmak istemediğini söyleyebileceğin, seni sevmeyen birine aşıksan bunun seni incitebileceği gibi detaylar anlatılıyor.
Bu kitap neredeymiş diye soruyorum şimdi. Ben bununla niçin bu kadar geç karşılaştım? Daha önce elimin altında dursaydı da, ben bunları tek tek keşfetmek zorunda kalmasaydım. Daha önce okumuş olsaydım da herkesin tecrübelerini uzun uzun dinleyip, kendi hayatım için dersler çıkarmaya çalışmasaydım. Burada hazırı var.
Ben bu kitabı hangi yaştan olursa olsun herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. Unuttuklarınızı ya da unutmak istediğiniz detayları hatırlamak için hiç değilse. Lal ile yola çıkıyor; aşkın her detayının içine, sanki çok normal bir şeymiş gibi girip girip çıkıyorsunuz. Kitap o kadar tatlı bitiyor ki... “Ve unutma, sevgilinin olmaması hiç önemli değil. Herkesin sevgilisi olacak diye bir şey yok. Aşk bir yarış değildir!” Umarım en kısa sürede bu seriyle ama öncelikle bu kitapla karşılaşırsınız.


    ETİKETLER:

    Dünya

    ,

    hayat

    ,

    kitap

    ,

    aşk

    ,

    Nefret

    ,

    Kız

    ,

    yazar