KABORÜKO

KABORÜKO
KABORÜKO
Kenarları yenmiş bir kitap. Başkahramanı elbette bir fare. Bu öyle bir fare ki, yatağa girmekten, canavarlardan, temizlenmekten, sudan, gürültüden, karanlıktan ve daha birçok şeyden korkuyor
Haber: GÖRKEM YELTAN - görkem@yeltan.com / Arşivi

Her şeyden ama her şeyden korkuyorum

Roma sokaklarında gezerken karşıma çıkan harika bir kitabı konuk etmek istedim bugün Kaborüko’ya. Valentina Edizioni’den çıkan, Emilly Gravett’in muhteşem kitabı: ‘Il Grande Libro delle Paure’. Bir fareyle yola çıktığımız ve korkuların anlatıldığı bu kitap , her şeyinden çok tasarımı ve çizimleriyle beni tam mânâsıyla on ikiden vurdu. Kenarları yenmiş sayfalar ve özellikle kitabın kapağındaki boşluktan gözüken başroldeki faremiz... Bir fare bu kadar tatlı mı olur ve bir farenin acizliğine bu kadar mı üzülebilirsiniz... Böceklerden özellikle de örümcekten korktuğunu söyleyen faremizle açılıyor kitap. Sayfadaki kesilmiş boş kısmın içinden görünen, elbette iki önceki sayfadaki künyenin kenarına iliştirilmiş örümcek. “Böceklerden korkuyorum” yazısının tam yanında duruyor bu boş bölüm. Altında da parantez içinde, “Özellikle de örümceklerden” diye ekliyor faremiz. Bu iki sayfada, Aracnofobia’nın örümcek korkusu olduğunu, Entomofobia’nın böcek korkusu olduğunu öğreniyoruz. Yatağa girmekten, canavarlardan, temizlenmekten, sudan, gürültüden, yalnız kalmaktan, karanlıktan ve daha birçok şeyden korkuyor faremiz. 

Var mı küçük dilini yutan...
Korkuların orta yerinde bir harita var ki, bu kadar zekice hazırlanan bir haritayla ben bugüne kadar karşılaşmamıştım. Turistlik Korku Adası Haritası’nda yok yok. Fare biçimindeki bu adanın, korkulara göre açıklamalı haritasını muhakkak görmelisiniz. Her detayında başka bir tebessüm kaplıyor yüzünüzü. Kedi, köpek korkularının biraz sonrasında kendinden korkulmasını anlatıyor ustaca. O sayfaya kadar korkudan küçük dilini yutacak, ezik büzük hallere bürünen faremizin yüzünün tatlılığını görseniz, bu farenin hayatınıza girmesini istersiniz şüphesiz. Kitabın didaktik bir bakış açısı ile hazırlanmadığından emin olmakla beraber, çocukları fare korkusundan uzaklaştıracak bir yarar sağlayacağını da görüyorsunuz.
Kitap biterken sağ alt köşede yakaladığınız detay ise, önceki yenilmiş ve yırtılmış sayfadan geriye kalan; Bibliofobia yani kitap korkusu. Elbette kitaptaki bütün yaratıcılıkların dışında bu detaya da hayranlıkla bakakalıyorsunuz. 

Maharetli eller işbaşında
Özgürce hazırlanan, hiçbir kaygıya kafasını yormayan bir kitapla karşı karşıyayız. El işçiliği, yapıştırma, katlama, farklı bıçaklar kullanma, kesme gibi bizim yayıncıların ödünün koptuğu, belki de sırf bu nedenle tasarım alanında çok büyük adımlar atamadığımızı bildiğimiz düşünülürse, karşınızdaki kitaba hayranlıkla bakmak ve şapka çıkarmaktan başka bir şey kalmıyor size pek fazla. Bu kitapta saydığımız hiçbir metottan kaçınılmadığı gibi yaratıcılığın sınırlarında hem çizim hem de üretim anlamında epeyce öne geçilmiş.
Hem tatlı, hem başkarakterini her şeye rağmen sevdirmeyi ustalıkla beceren, gerçeğiyle bizi yine de karşı karşıya getiren, geldiğimiz anda dengemizi zorlayan, sonuçta hep kazanan bir kitap. Usta, maharetli eller ve tatlılıkları üretmeyi kendine edinmiş bir beyin. Bir çocuk kitabı için ne isterseniz fazlası bu kitapta mevcut. En kısa zamanda bu kitapla karşılaşmanız dileği ile.


    ETİKETLER:

    Roma

    ,

    tasarım

    ,

    kitap

    ,

    Bugün

    ,

    Çocuk

    ,

    böcek

    ,

    kedi

    ,

    ,

    Karşı