KABORÜKO

KABORÜKO
KABORÜKO
Alex Beard'ın 'Monkey See, Monkey Draw' kitabı uzun bacaklı, uzun gövdeli, uzun kuyruklu daha önce görmediğimiz maymunları görebilmemiz için birebir
Haber: GÖRKEM YELTAN - görkem@yeltan.com / Arşivi

Kimse kazanmayacak!
Başkalarının gözleriyle görmek istiyorum dünyayı. Onlar nasıl bakıyorlarsa öyle bakabilmek istiyorum. Hepsinin gözüyle ayrı ayrı. Maymunları çok uzun bacaklı görmek istiyorum, kuyrukları öylesine uzun olsun ki ortalarda uçuşsunlar istiyorum örneğin. Başka yerlerdeki, başka dünyalardaki şeylerin içine girmek istiyorum. Oradakiler gördüklerini anlatsınlar, bildiklerini bana öğretsinler, öğretmek istemezlerse de ben öğreneyim... En azından yaşamanın güzelliğini... Sanat böyle etkiliyor biraz da.
Alex Beard’ın Abrams Books For Youngs Readers etiketiyle çıkan ‘Monkey See, Monkey Draw’ kitabı uzun bacaklı, uzun gövdeli, uzun kuyruklu daha önce görmediğimiz maymunları görebilmemiz için birebir. Uzun bacaklar, kuyruklar ve diğer detaylar işin anlatım kısmı elbette. Kitabın dışarıdan, uzaktan görmediğimiz, buralardan olmayan bir dünyası var. Nasıl böyle görür de çizer insan, görmese de nasıl yaratır göreceklerimizi, hissedeceklerimizi... Buna hayran olmamak mümkün değil. 

Bu oyuna davetlisiniz
Antony and the Johnsons eşlik ediyor, Beard çizimlerine. Başka dünyalar kuranların sesleri birleşiyor tam içimde bir yerlerde. Yaşamak bu kadar güzel bir şey miydi? Sayfalar geçiyor, hikâye ilerliyor. İfadeler, renkler değişiyor. Bazen işin içine karanlıklar giriyor. Çizimler konuşuluyor kitaptaki maymunlarda. Maymunlar da çizimleri konuşuyor. Beard, durmadan tatlı tatlı konuşuyor, mırıldanır gibi. Kimin çizimi daha iyi, kim kazanacak sorularının içinde müzik beynimi ele geçiriyor . Maymunlar çizimlerini yarıştırırken, ufacık dünyamda müzikle çizimi yarıştırmayı düşünüyorum ben de.
Kimse kazanmayacak. Ne kadar güzel bir duygu bu. Hepiniz kazanıyorsunuz. Sizden öncekiler de, sizler de, sizden sonra gelecekler de. Maymunlarla filin oyun oynarken mağaraya kaçan oyuncaklarına gidiyor gözüm. Paniğe kapılmalarına, kaçanı mağaradan alma isteklerine, karanlıkta karşılaştıkları sürprize. Bize de böyle dünyalar kursa birileri...
Eğlenirken ya da oyalanırken bir şeylerle, sihirli kalemler değse de üzerimize başka maceralara, dünyalara açılabilsek. Beard’ın karakterlerinden biri oluverse insan ya da müziğin içinden çıkan sürpriz sesin gelişiyle hissedilen duyguyu yaşatan bir şeylere bürünse... Beard’ın çizimlerini gören herkesin seveceğini söyleyecek değilim. Onun yaratımı içinde olmak isteyenlere açılacak bir dünya sunuyor. Görmeye alışık olmadıklarımızdan. Kendine has olanlardan. Bu çağda pek de fazla olmayanlardan. Yani benim için en değerli olanlardan.
Kendi gözleriyle bir oyuna davet ediyor bizi. Hesapsız yol alıyor çizimlerinde. Zengin geçişli, dünyasından bir saniye kopmadan ilerleyen bu kitapla hiç vakit kaybetmeden tanışmanız dileğiyle.


    ETİKETLER:

    Dünya

    ,

    sanat

    ,

    Müzik

    ,

    Oyun

    ,

    Zengin

    ,

    Sürpriz