KABORÜKO

KABORÜKO
KABORÜKO
Bahçıvan Köstebek değişiklik ister. Hep toprak ve taş görmekten sıkılmıştır. Kartondan kelebekler, çiçekler yapıp asar tepesine, bir de ay dedeyi ve yıldızları görebildiği küçücük bir pencere ekler başucuna
Haber: GÖRKEM YELTAN - görkem@yeltan.com / Arşivi

Hep toprak görmekten sıkılmıştı

Tudem’den çıkan Aysun Berktay Özmen’in ‘Bahçıvan Köstebek ve Uçan Karınca Kıvırcık’ kitabını elinize aldığınız anda içinizi bir sıcaklık sarmalayıverir. Çıplak ayakları ve bahçıvan pantolonu ile kitabın renklerinin güzelliğinde yürüyen bu tatlı köstebeği seveceğinizden yüzde yüz emin olursunuz. Belli ki kendi kendine bir şeyler yapmak isteyen, büyük büyük laflar etmeden büyük dünyalar kuracak biridir o. Yanında taşıdığı malzemelerine, çantasından fırlayan mantara kayar gözünüz. Bir de ip mi tutuyor elinde diye dikkatlice bakıp, kitabın kapağını ters çevirdiğinizde gördüğünüz garip mi garip bir görüntüdür. Tahta tekerlekli bir düzeneğin üzerinde akvaryum benzeri kavanozun çekildiğine şahit olursunuz. Kavanozun içinde yan gelip yatan bir karınca, güzel bir ev, ağaçlar gözünüze çarpar. Bir de kavanozun tepesindeki mantar ve mantarı delen pipet. Hikâye, sessiz sakinliği ve tüm zarafeti ile bu kapak resminin üzerine kuruludur.
Bahçıvan Köstebek değişik bir şeyler yapmak ister. Hep toprak ve taş görmekten sıkılmıştır. Önce kartondan kelebekler, çiçekler yapıp asar tepesine, bir de ay dedeyi ve yıldızları görebildiği küçücük bir pencere ekleyince başucuna sanki değişiklikler tamamlanmış gibidir. Bu kadarıyla yetinmez köstebek, cam kavanoz içerisine bahçe yapmaya karar verir. Kavanozuna taşıdıklarını büyük bir sevgi ile taşır, özenle yerleştirir ona. Resimlerin içindeki renklerin güzelliğini tamamlayan mantarlar gelir bir süre sonra, kalemtıraştan bir ev bile ekler kavanozunun içine. Nem için bir mantar kapak da takınca kavanozuna her şey yoluna girmiştir. İstediği güzellik karşısında durmaya hatta büyümeye, gelişmeye geçmiştir.
Karınca sahneye çıktığı anda heyecanlanmaya başlar hikâye. Yaratıcısının nasıl birleştirmeye başladığını merak etmeye başlarsınız parçalarını. Köstebekle karınca arasında hoş bir dostluk gelişir sonrasında.
Özgürlük duygusu kaplamaya başlar hikayenin dört bir yanını. Herkes kendi yaşamak istediğini yaşayabilirse mutlu olur çünkü. İstediği yaşama yönlenen karınca özgürlük kanatlarını takmıştır güzellikle sırtına.
2010 Tudem Edebiyat Ödülleri, ‘Yaz, Çiz, Boya, Kitaba Merhaba!’ Yarışması Birincilik ödülü alan bu kitap tatlı hikâyesinin yanı sıra; çizimler, renkler, ustalıklı karakter yaratımı ile de unutulmayacak kitaplar arasında yerini usulca alıyor. Tıpkı kendi dilinin narinliği gibi yerleşiyor gönlümüzün bir yerlerine. 

Köstebeğin gözyaşı
Koyu renkler içine yerleşen hikâye, en çok da köstebeğin gözünden akan bir damla yaşı görmek unutulmaz hale geliyor bana göre. Mantara yerleşen pipet gibi harika detaylar da Aysun Berktay Özmen’in derilikli dünyasının yansımalarını taşıyor bize.
‘Bahçıvan Köstebek ve Uçan Karınca Kıvırcık’ ile hâlâ tanışmadıysanız en kısa zamanda tanışmanız umuduyla.


    ETİKETLER:

    kitap

    ,

    Edebiyat

    ,

    Akvaryum

    ,

    çıplak

    ,

    kapak

    ,

    karakter