KABORÜKO

KABORÜKO
KABORÜKO
Haber: GÖRKEM YELTAN - görkem@yeltan.com / Arşivi

Enteresan detaylar trafiği 

Saat 13. Hayır, 13.00 değil. 1 de değil. 12’den sonra gelen 13. Enteresan bir durum. Garip bir siyah beyazlık. Tuhaf bir hayal gücü. Gayet normal bir küçük kız, gayet normal bir ev ve gayet normal bir gece. Elbette normal olmayan bir şey var bu normalliklerin içinde. On ikiden sonra on üçü gösteren bir saat. Hikâyenin çılgınlığını ve kurgusunun olağandışılığını sadece buradan tahmin edebileceğinizi umuyorum.
Kendine has bir üslubun içinde dönüp dolaşıyor yaratıcımız James Stimson, Chronicle Books’tan çıkan ‘Thirteen O’clock’ isimli karanlıklar içindeki kitabında. Çizimlerin harikuladeliğine, sayfa tasarımlarının beni tam on ikiden vuran güzelliği ustalıkla eşlik ediyor. Siyah beyazlara karışan renklerin seçiminin doğallığına ve ne kadar da birbirine yakıştığına baktıkça hayranlığımı gizleyemiyorum. Bir ileri bir geri gitmekten sayfaların başını döndürdüm.
Bu kadar fantastik bir kurguyu renkli resimli çocuk kitaplarında yakalamak insana ister istemez daha büyük bir haz veriyor. Buna cesaret etmek de bu kararı desteklemek de azımsanacak şey değil.
Stimson’un hayal dünyasının derinliğini tahmin edemeyeceğim kadar çok merak ediyorum. Kitabın hemen hemen her şeyi etkisi altında bırakıyor beni. Bazen kapatıyorum kapağını ve tekrar açmak için bekliyorum bir iki saniye. Sanki açarsam her şeyi anlayacağım da büyüsü yok oluverecekmiş gibi. Kaygım yersiz. Hangi karenin, hangi duygu ekseninde gelişip de yörüngeye girdiğini anlamak, onu bir yerlere taşıyıp şekillendirmek oldukça güç görünüyor. Yine bir ‘İş Kitap’. Seviyorum, içinde kaybolmaktan inanılmaz büyük mutluluklar duyuyorum böyle kitapların. Başka çizerlere yapışan çizimler mi görüyorum diyecek oluyorken tam, hayır diyorum o da değil. Belki bir yerlere beni taşıdığı muhakkak ama o yerlerin değil bu çizimler.
Kokular, korkular, muziplikler, saçmalıklar, gariplikler, resmi bozan algılar ve güzellikler uçuşuyor sayfaların içinde. Hayata farklı bir yerden, olmayan yerlerden bakmak için birebir bu kitap. Bir anda karşınıza çıkıveren bir detay, hemen ardından başka enteresan detaylar trafiği.
Rüzgâr uğulduyor kulaklarımızda. Eski bir ev. Eski bir saat. Orada olmasına anlam vermekte zorlandığımız ama bildiğimiz şirinliklerden epeyce uzak şirin bir kız. Korkulara meraklar nasıl da yarenlik ediyor böyle! Orada olmak ister miydiniz? Bir saniye düşünüyorum cevabı vermeden önce. Olmak isterdiniz muhakkak. Bu kadar kendine bağlayıp, meşgul eden çizimlerin içinde böylesine merakla gezinildiğine göre.
Küçük kızı oradan kaçırmak ve başka bir hikâyenin içine sokmak mı? Saçmalamamalıyım artık. O küçük kız öylesine usta ve öylesine umarsızca o hayatı bize duyuruyor ki, oradan çıkarabileceğinizi hiç sanmıyorum.


    ETİKETLER:

    kitap

    ,

    Çocuk

    ,

    Kız

    ,

    Gece

    ,

    ,

    Enteresan

    ,

    Resmi

    ,

    Uzak