KABORÜKO

KABORÜKO
KABORÜKO
Eğlenceli ama acımasızca akıp gider öykü. Eyvah! Ne dedim ben, eğlenceli ile acımasız bir arada mı? Julia Donaldson ve Axel Scheffler buluşunca mümkün olur her şey... 'Maskeli Fare' huzurlarınızda
Haber: GÖRKEM YELTAN - görkem@yeltan.com / Arşivi

Atına binmiş, havalı bakışlar atıyor

Julia Donaldson ve Axel Scheffler biz çocuk kitabı takipçilerine hiç de uzak isimler değiller. Bugün ikilinin birlikte çalıştığı bir kitap konuğumuz olacak Kaborüko’da. Orijinal ismi ‘The Highway Rat’ olan ve ilk basımı bu yıl Alison Green Books tarafından yapılan kitabı bizde ‘Maskeli Fare’yi adıyla Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları bastı. Kitabın çevirisini Ali Berktay yapmış.
Öncelikle Ali Berktay’ın insanı ilk cümlelerden içine alan çevirisiyle başlayalım kitaba. Berktay’ın çevirisini yüksek sesle okumanızı tavsiye ederim. İncelikli bir eğlence dünyasına nasıl da hızlı bir giriş yaptığınızı hemencecik fark edeceksiniz. Kültür Yayınları bu kitabı, kendine yakışan bir kaliteyle basmayı elbette ihmal etmemiş. Kitapları böyle okumak, özellikle de renkli resimlilerin böyle hoş basıldığını görmek insana mutluluk veriyor. Sıvama kapağın güzelliği, renklerin tertemiz duruşu kitabın bizde basılmadığı hissini uyandırıyor. Bir de bakıyorsunuz ki sahiden de bizde basılmamış. Ne yazık! Keşke bizde de bu kalitede basılan kitaplar çoğalsa...
‘Maskeli Fare’ye bakacak olursak... Banderas kılıklı bir fare, atının üzerine binmiş, kılıcını kaldırmış havaya, belli ki korku saçıyor etrafa. Maskeli Fare o. Yani bir haydut. Haydutluğuna söz getirmemek için olabildiğince havalı bakışlar fırlatmalı ve elbette olabildiğince etrafı yerinden oynatacak cümleler kurmalı. Yolunu kestiklerinin hoşuna gitse de gitmese de her bir şeylerine el koymalı. Haydutluk budur çünkü.
Eğlenceli ama acımasızca akıp gider öykü. Eyvah! Ne dedim ben, eğlenceli ile acımasız bir arada mı? İşte galiba burada çanlar çalmaya başladı. Hemencecik toparlayıp, hikâyenin akışına başka bir gidişat bulunmalı. Ya da zaten başta bu yola sapılacaktı ya hemen sapılmalı. Böyle kurmuş hikâyeyi Donaldson. Scheffler geri kalmaz hikâyeciden, çizimi uydurur gidişata. Bir de eğlence yaratmayı ihmal etmez elbette.
Maskeli fare, yoluna çıkan herkesi korkudan tir tir titretirken, korkusuz olan bir tek ördek olur. Bir de görseniz kırmızı eşarbı kafasına bağlayışını... Eğlence dediğimin hemen anlaşılır karşılığı.
İki yaratıcı bir araya gelince... İşler yolunda gider, eğlenceler eğlenceleri takip eder. Haydut, herkesin yemeğini çalarken elbette kendi atının yemeğini de çalmak zorundadır. Bu hem bir alışkanlık hem de otoriteyi ve o havalı duruşu sarsmamak için gereklidir.
Sonunda ne olursa olur, kimi dersle biten bu hikâyeye pek prim vermez, kimi de benim gibi bu haydutun varlığından bile büyük bir keyif alır. Yaratılan karaktere, hikâyenin gidişatına hayran kalır.
Özlemiş miyim ne böyle tipleri... Sahiden de böyle biriyle tanışmak bana çok iyi geldi.