Kara tahtamız mı, kara bahtımız mı!

Kara tahtamız mı, kara bahtımız mı!
Kara tahtamız mı, kara bahtımız mı!
2000'de kaybettiğimiz usta öykücü Zeyyat Selimoğlu'nun dört öyküsünü çocuklarla buluşturan 'Uyumsuz Nuri', kahkaha arayanlar için birebir
Haber: ASLI TOHUMCU - asli@aslitohumcu.com / Arşivi

Güzel anlatılmış bir öykünün yerini tutacak bir şey var mıdır? Sanmıyorum olsun. Zeyyat Selimoğlu’nun biz koca eşekler için yazdığı hikâyeleri okumuşluğum vardı da, nasıl bir ayıpsa artık benimki, çocuklar için de yazdığını bilmezdim. ‘Uyumsuz Nuri’ adlı kitabında bir araya getirilmiş dört şahane hikâyesini okuyana kadar. Hikâyelerinin her satırından taşan ince ve parlak zekâsı, insanı ancak gülümseten eleştirel alaycılığı ve şakacılığı, Türkçenin zenginliğini göstermek amacıyla deyim ve deyişlerle ustaca köşe kapmaca oynaması mı Zeyyat Selimoğlu’nun edebiyatını çocuklar için vazgeçilmez kılacak? Sıradan, diyeceğim her birimizin başına gelmiş ya da gelebilecek gündelik bir olayı, insanın ağzının suyunu akıtacak denli keyifle anlatabilme, okutabilme becerisi mi yoksa? Elbette hepsi birden. Hatta ustanın ‘Uyumsuz Nuri’ adlı kitabını, sadece ‘saf’ hikâye okumanın keyfini sunan bir öyküler toplamı olarak değil, eğlenceli bir tür Türkçe ders kitabı olarak bile niteleyebiliriz. 

Bu hicve dikkat edin
İnsanın, koşulları ne kadar kısıtlı olursa olsun, tutkuyla çabalarsa başarıya ulaşabileceğini anlatan ilk öykü Şampiyon Çekirge, adından da anlaşılacağı gibi sıradan gibi görünen mesajını sıradışı bir hikâye kurgusu içinde veriyor. Hayvanları hor gören insanların trafikteki dikkatsizliği yüzünden bir ayağını kaybeden, yüksek atlama şampiyonu çekirgenin hem vereceği hem de alacağı dersler olduğunu hayattan, görüyoruz. Çekirgenin sivri dili ve kendine yer yer acımasındaki komiklik de öyle böyle değil, ciddi ciddi renklendiriyor öyküyü.
Evde kedisiyle oynamak dururken okula gitmesi, üstelik kız elbiselerine benzettiği tuhaf bir önlük giymesi gereken bir oğlanın hikâyesi Uyumsuz Nuri’nin İlk Dersi. Artık nüfusa geç yazdırıldığından mı yoksa aklı biraz fazla işlediğinden mi bilinmez; zamanında tebeşir tozu yuttuğu halde bir türlü adam olamadığı kafasına kakılan babasını örnek vererek, okula gitmekle nasıl adam olunacağını sorguluyor Nuricik. Annesinin “sık sık parmak kaldır ve kendini göster” öğüdünü tutması, öğretmeninin gözüne girmesine olmasa da gözüne batmasına yarıyor diyebiliriz. Eğitim sistemine, yetişkinliğe ve adam olmaya dair bu kadar ustalıklı hiciv herhalde çok az çıkar karşımıza. Uyumsuz Nuri’nin İlk Dersi, kısacası, gerçek bir kahkaha bombası. 

Kitabın en kıymetli öyküsü
Bütün bir yazın her dakikasını birlikte geçirdiği Yıldız adlı buzağısından ayrılamayan Ali’nin, buzağısını okula götürmesi ve pencere kenarına bağlamasıyla derslerinden geri kalması üzerine iki sevgisinden birinden ( okul sevgisi ya da Yıldız’a duyduğu sevgi) fedakârlık yapması gerektiğini öyküleyen Yolcu Yolunda Gerek de en az ilk iki hikâye kadar alıyor yazarın zekâ ve şaka yapma yeteneğinden payını.
Şu Bizim Kirpi Kardeş kitabın en eğlenceli ya da komik hikâyesi değil, evet, ama merak nedeniyle bile olsa bir başka canlıya zarar vermenin sonuçları üzerine, kitabın belki de en kıymetli hikâyesi. Zeyyat Selimoğlu’nun kirpiyi kişileştirme şekline de diyecek yok doğrusu, enfes!
Yazdıkları okundukça yaşayacak Zeyyat Selimoğlu’nun bu kitabı bütün okuyucularını Türkçeye ve hikâyeye ısıtacak, Türkçenin ne denli zengin ve sevgili bir dil olduğunu hatırlatacak bir şaheser bence. Kim bilir, bunları okuyan çocuklar, yarın bir gün kötülük etmezler birbirlerine!

UYUMSUZ NURİ
Zeyyat Selimoğlu
Resimleyen: Kutlay Sındırgı
Can Çocuk
2011, 48 sayfa, 5 TL.


    ETİKETLER:

    Çocuk

    ,

    Kız

    ,

    Komik

    ,

    Zengin

    ,

    Okul

    ,

    eğitim

    ,

    ders

    ,

    şampiyon