Karşılaşmadan etkileşime

Haber: Gökhan Demir / Arşivi

Türkiye ’de İslam ve Devlet’, İslam ve devlet arasında ihtilaflı bir karaktere sahip ilişkinin yerini yeni bir biçime, tarza bıraktığını ileri süren ve bu dönüşümü anlatmak için Gülen hareketi ve AKP’yi başlangıç olarak alan ABD , Kazakistan ve Türkiye’yi kapsayan zengin bir etnografik çalışmaya dayanmakta. Türkiye’de ve uluslararası bağlamda devlet ve Gülen hareketi arasında vuku bulan işbirliğine dayalı yeni ilişkinin gündelik yaşamdaki tezahürlerini incelediği etnografik çalışmasında Turam karşılaşmadan işbirliğine doğru evrilen yeni siyaset biçiminin izini sürmekte. Ve iki birim veya entite (devlet ve İslam) arasındaki derin çatışmanın düşüşe geçtiğini ve hatta sona erdiğini, yerini bir uzlaşmanın aldığını savunmakta... Bu inceleme, 1980’li yıllarda Özalcı yeni sağ ve neoliberalizm çerçevesi içinde piyasayla uyumlu biçimde gelişen İslam’ın Batı’ya açılma ve devletle gevşek işbirliği pratiğini bu dönüşümün miladı olarak almaktadır. Berna Turam, önceki dönemi niteleyen karşılaşma, karşı karşıya gelme siyaseti denebilecek devletle ilişkilenme formu yerini etkileşim (engagement) siyasetine bıraktığını ileri sürmektedir. Turam’ın karşılaşma ve etkileşim arasında yaptığı ayrım Gramsci’nin mevzi savaşı ve manevra savaşı arasında yaptığı ayrımı andırmaktadır. 

Gücünü izah eden kavram
Devlet ve İslam arasında bu yeni ilişkilenme tarzını anlatan kavram ‘çatışmacı olmayan etkileşim’dir. Çatışmak, cepheden mücadele yerine taleplerin müzakeresine dayanan bu yeni siyaset, hareket içindeki yatay etkileşiminin devletle dikey iletişim kanalları için zemin hazırladığını savunur. Etkileşim siyaseti hem hareketin başarısını, gücünü izah eden bir kavram hem de Türkiye’de siyasetin doğasını dönüştürme potansiyeline sahip bir dinamik olarak görülmektedir.
Mücadele, müzakere ve uzlaşma aracılığıyla devletle etkileşime giren İslami siyasal aktörler hem muarız olmaktan çıkıp meşruiyet kazanmışlardır hem de devleti dönüştürmüşlerdir. Devletle İslam arasında vuku bulan temasın, etkileşimin, müzakerenin esas alanları eğitim , toplumsal cinsiyet politikalarında ve etno-milliyetçi tasarımda kendini gösteren ortaklıktır. Bu alanlarda hareket egemen ideolojiye kafa tutmak bir yana devletle örtüşen bir politik dağarcık, kamusal söylem ve repertuara dayanan stratejiyi sahiplenir ve yeniden üretir. 

Demokrasi türetmek
Turam’ın kitabında dikkat çektiği diğer önemli bir nokta ise, hareketin devletle ve kendisi dışında kalan toplumla kurduğu ilişki ve cemaat içinde yaşananlar arasındaki mesafedir. Dış ve iç arasındaki farklılıktır. Hareket dışa dönük kamusal imajını (vitrin), temsilini inşa ederken hoşgörü, diyalog, çoğulculuk, bireysel özgürlük, kültürel çeşitlilik gibi liberal değerlere ve demokratik retoriğe yaslanır. Cemaatin içinde, özel alanda ise muhafazakâr, homojenleştirici, ahlaki bir yaşam tarzı, inanç temelli etkinlikler, İslamcı değerler, otoriter eğilimler, baskıcı moral kodlar, yoğun disiplin ve gözetleme söz konusudur. Bu farklılık bir yandan hareket için meşruiyet zemini sağlarken diğer yandan devlet çatışmacı, antagonistik olmayan bir etkileşimin gelişmesini sağlar.
Devlet ve toplum ikiliğini veri alan, bunları ontolojik olarak ayrı varlıklar gibi gören bir çerçeveden hareket eden bu çalışma devlet ve toplum arasında ara tabakanın, dolayımlayıcı kurumların yokluğunun yarattığı öne sürülen toplumsal boşluğu, mesafeyi Gülen hareketi ve AKP’nin doldurduğunu ve bu durumun demokrasiye, demokratikleşmeye katkı yapma potansiyeline sahip olduğunu ve modernitenin liberal biçimde dönüşmesini sağlayabileceğini ileri sürmektedir. Çatışma devrinin kapandığına dair iyimser projeksiyona ek olarak neoliberalizmi kucaklayan, devlet-millet birliğine dayanan milliyetçi tasarımla hemdert olan erkek kardeşler arasında inşa edilen hegemonik bir uzlaşmaya demokratik bir nüve atfedip, çatışma içermeyen bu etkileşim siyasetinden dolaylı-örtük yoldan demokrasi türetmek, siyasal kültürü peyderpey dönüştürmesini veya demokratikleşmeye gayriihtiyari katkı beklemek çalışmanın eleştiriye açık yanlarından biridir.

TÜRKİYE’DE İSLAM VE DEVLET
Demokrasi, Etkileşim, Dönüşüm
Berna Turam
Çeviren: Pelin Tünaydın
İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları
2011, 234 sayfa, 20 TL.