Kitap eleştirisi nasıl yazılmaz!

Kitap eleştirisi nasıl yazılmaz!
Kitap eleştirisi nasıl yazılmaz!
'Eleştirmenler uzun zamandır eleştirdikleri eserleri okumamakla suçlanıyor. Bu örnekte de yazarın aynı şeyden yakınmasını beklemeli ve dürüstçe yapıtını okumadığımızı itiraf etmeliyiz'
Haber: ZEYNEP HEYZEN ATEŞ - heyzen@mail.org / Arşivi

Slate’ten Robert Pinsky bir eleştirmen olarak eleştirmenlerden çok sıkılmış olacak ki sonunda oturup kitap eleştirilerinin nasıl yazılmaması gerektiğini yazmış. Şöyle başlıyor söze Pinsky: Tarihteki en meşhur haksız eleştiri belki de tutucu politik görüşleriyle tanınan John Wilson Croker’ın 1818’de Quarterly Review’a yazdığı eleştiridir. Daha ilk paragraftan eleştirmenin zehrini kusmaya hazırlandığını anlarız. Yazdıkları zekice ve nefret doludur ve ayrıca pek çok yönden yanlıştır. “Eleştirmenler uzun zamandır eleştirdikleri eserleri okumamakla suçlanıyor. Bu örnekte de yazarın aynı şeyden yakınmasını beklemeli ve dürüstçe yapıtını okumadığımızı itiraf etmeliyiz. Sorumluluklarımızdan kaçtığımız için değil –bilakis- bu yapıtı okumak için neredeyse insanüstü bir çaba harcadık ama bütün azmimize rağmen bu yapıtı oluşturan dört kitaptan birincisinin ötesine geçemedik.” Oldukça tepeden bakan bir metin… 

Eleştirinin üç temel kuralı
Bahsi geçen yaptın ne olduğunu tahmin etmeyi denemek ister misiniz? John Keats’in ‘Endimion’u. Bu eleştirinin John Keats’i öldüren eleştiri olarak bilinmesine şaşmamalı. (Byron tüberkülozdan öldüğünü söylese de…) John Gibson’ın aynı yapıt için yazdığı eleştiriyse çok daha sert: “Keats de çiftçileri, dul kadınları ve hatta uşaklarımızı etkileyip tragedyalar yazabileceklerini düşünmeye iten psikolojik hastalığa yakalanmış anlaşılan.”
Bu iki eleştiriyi kötü yapan taraflı olmaları, kötü niyetle yazılmaları, sosyal veya politik önyargılar içermeleri değil. Asıl sorun eleştirinin Aristoteles tarafından belirlenen üç temel kuralına uymamaları. Pinsky’nin ‘Altın Zorunluluk’ olarak adlandırdığı ve kitaba uyarladığı üç kural şunlar:
1. Eleştiri kitabın konusuna değinmeli.
2. Eleştiri, yazarın kitabın konusuyla ilgili neler söylediğine değinmeli.
3. Eleştiri, eleştirmenin yazarın kitabın konusuyla ilgili sözleri hakkında ne düşündüğüne değinmeli.
Eleştirmenin kitaptan cümleleri alıp evirip çevirerek kullanması ikinci kuralı bıçaklayarak birinci kuralı yerine getirmesi olarak görülebilir ya da başka bir eleştirmen biri üstün körü geçip ikiyi boş verip doğrudan üçüncü kurala atlayabilir ve bazıları –Croker gibilerin yolundan gidenler- üç kurala da boş verirler. Çoğunlukla da yapılabilecek bir şey yoktur. Ama Pinsky’nin yazının sonunda belirttiği gibi en tehlikeli eleştirmen, kitabı okumadığı halde bu üç kurala uyan (uyuyormuş gibi yapan) ve kurnaz cümlelerle okuyucuyu etkisi altına alarak kendi istediği tarafa yönlendiren eleştirmendir.

Laf salatasına son
NewYorker’da ‘yazmakla ilgili önerileri içeren’ enfes bir derleme yayımlandı. Pek çok yazar aynı öneriyi getiriyordu –Laf salatasına son verin.
Orwell: Kısa bir kelimeyi kullanabileceğiniz yerde asla uzununu kullanmayın. Eğer bir kelimeyi cümleden çıkarmanız mümkünse atın gitsin.
Elmore Leonard: Okuyucuların şöyle bir bakıp geçecekleri bölümleri çıkarın. Roman okurken atladığınız yerleri düşünün: Tasvirlerle dolu ucun paragraflar.
Naipaul: Uzun cümeller yazmayın. Bir cümlede on –on iki kelimeden fazlası olmamalı.

Okuyucular sevdikleri yazarları kurtarsın
Ekonomist’te Borders grubunun batması ve kitapçıların satılmasıyla başlayan ve kitabın ticari yönüne değinen bir makale yayımlandı. Ana fikir şuydu: Okuyucular, yazılmasını istedikleri kitaplar için önceden para ödeyerek yazara doğrudan destek olabilir. (Ki Amazon bazı kitaplar için önsatışla bunu yapıyor, örneğin George RR Martin’in bu yıl yayımlanan kitabı için üç yıl önceden okuyuculardan ödeme alınmaya başlanmıştı.) Ekonomist’in önerisinin temelinde kitapçıların da yayınevlerinin de zor durumda olması yer alıyor. Endüstrinin yeni fikirlere ihtiyacı var. ‘Enter Unbound’ oluşumunun yapmaya çalıştığı da anladığım kadarıyla bu. Siteye girenler kısmen yazılmış bir kitaba destek olmak için bağışta bulunabiliyor. Eğer yeterince para toplanır ve yazarın kitabı bitirmesi sağlanırsa destek olan kişilere kitaptan birer tane yollanıyor. Mayıs’ta kurulan site şimdilik tek bir kitabın tamamlanmasını sağlamış –Monty Python ekibinden, Terry Jones’un kitabı için yeterli para toplanmış. Sitenin kurucularından John Mitchinson amaçlarını şöyle açıklıyor: “Okuyucular sevdikleri yazarların eserlerini tamamlamasına yardımcı olmak için on-on beş sterlin ödemeye dünden razı. Karşılığında imzalı birer kitap alıyorlar ve kitabın sonundaki teşekkür listesinde adları geçiyor. O yazarla öğle yemeğine çıkmak için seve seve 250 sterlin verebilecek olanlar var.” Merak ediyorsanız söyleyeyim yazar ödenen paranın yüzde 50’sini alıyor.