Koca bir coğrafya yer değiştiriyor

Koca bir coğrafya yer değiştiriyor
Koca bir coğrafya yer değiştiriyor
Rodos'tan Anadolu'ya göç eden binlerce insanın yaşadıklarını, Nuran'ın hayatı özelinde anlatan bir belgesel niteliği taşıyor 'Rodos'tan Karşıyaka'ya'
Haber: RAMAZAN KANDÖKEN / Arşivi

Yücel-Zuhal İzmirli çiftinin kitabını elinize aldığınızda; zamanın kıyısında, kimsenin erişemediği, makinelerin dokunamadığı taş sokaklarda, üzüm bağlarında, tahta masa ve sandalyeli ufak meyhanelerde, el değerek lezzetli hale gelen ekmek ve yemekler yiyen, kırlarda güneşin tadını çıkaran insanlar görüyorsunuz. Öncelikle bir masal havasında başlıyor kitap . Rodos’tan Anadolu ’ya göç eden binlerce insanın yaşadıklarını, Nuran’ın hayatı özelinde anlatan bir belgesel niteliği taşıyor ‘Rodos’tan Karşıyaka’ya’ kitabı.
Neler anlatılıyor? İnsanların akşamları hayatlarını renklendirdikleri masallar, çocukken kocakarıların, mahallenin teyzelerinin ağzından duyduğumuz uykumuzu kaçıran hikâyeler... Radyonun zenginlik göstergesi olduğu zamanlarda Rodos Şövalyeleri’nin maceraları, Rodos adasının tarih içinde aldığı değişik isimler -gül adası, yılan adası, geyik adası... Verilen bu isimlerinin kısa öyküleriyle romanın kahramanı Nuran’ın hayatına da genç kızlık döneminden giriş yapıyoruz. Henüz ilk gençliğinde bulduğu aşkın evliliğe dönüşmesiyle, ada halkının yaşantısına tanık oluyoruz. Nuran çocuk denecek yaşta evleniyor. Çünkü buralarda kadınlar erken yaşlanıyor. 

Bir dönem romanı
Yazarlar, Nuran’ın sevdasını ve sevdiğine kavuşmasını abartısız, yalın ve akıcılıkla dile getiriyor. Geleneklerin anlatıldığı kısımlara -bir dokunuş gibi- yaşanan gelişmelere bağlı kalınarak, çok da uzatmadan değiniliyor. Gençlerin, yeni evlilerin ve büyüklerin dünyası güzel ve sade örneklerle anlatılıyor.
İkinci Dünya Savaşı yılları… Büyük güçlerin hâkimiyet kavgasında ada insanının çektiği acılar, gerçekçi ve sade bir dille aktarılıyor. Savaşın insanlar üzerinde bıraktığı derin izlerden biri açlık. Bereketin eksik olmadığı adada, insanların kedi ve köpeklere kadar kesip yemeleri… Kırlarda otun, dere ve sazlıklarda kurbağaların tükenişi... Yağmur sonrası ortaya çıkan salyangozların protein ihtiyacını karşılamakta tek besin kaynağı olması… İnsanların kendi zeytinyağı ve tahıllarını çalmak zorunda kalmaları… Kendi mallarının hırsızı durumuna düşmeleri… Bu dönem anlatılırken iyimserlik ve dayanışma elden bırakılmamış. Savaşın yıkıcılığı ve yol açtığı büyük acıların yanı sıra zor günlerde insanların dayanışması, yaşama tutunma gayretleri, büyüttükleri umutları ve geleceğe dair iyimser inançları da yansıtılıyor. ‘Rodos’tan Karşıyaka’ya’ bir dönem romanı. İkinci Dünya Savaşı’nın yol açtığı yıkımı kendi coğrafyamızdan örneklerle buluyoruz. Birinci Dünya Savaşı öncesinden başlayıp, İkinci Dünya Savaşı sonrasına kadar süren göçler ve anayurda gelen insanların yaşadıkları... Koca bir coğrafyanın yer değiştirmesi... Roman, balkanlardan göç edenleri daha iyi anlamamızı sağlıyor. 

Savaş sonrası İzmir macerası
Bu özelliğiyle bir dönemin de fotoğrafı ‘Rodos’tan Karşıyaka’ya’. Nuran’ın özelinde insanlarının yaşantılarının değişmesi ve ayak uydurma gayretleri. Ayak uydurma özlemle alakalı aslında. Karşılaşılan bir güçlükte hemen akla gelen, arkada bırakılan yaşantı. Geriye bir daha dönemeyecek olmanın çaresizliği. Yeni topraklar da kök salmanın çabası. Daha doğrusu zorunluluğu... Buralı olabilme… Savaş sonrası başlayan İzmir macerası romanın büyük kısmını oluşturuyor. Çocuklarının büyümesiyle Nuran’ın ev hanımlığında ustalaşması aynı zamanlarda gerçekleşiyor. Kıt kanaat geçim mücadelesi. Yaşıtları tatil yaparken çalışmak zorunda kalan çocuklar. Eskiyen elbiselerinden parçalar çıkarılarak başka giysilerin yapılması, türlü otlarla pişirilen yemekler, ev hanımlarının tasarruf tedbirleri. Süper marketlerin olmadığı zamanlarda, yani her şeyin köşe başlarında sergilenmediği günlerde, bir yiyeceğin ve eşyanın kıymetinin bilinmesi... 50’li yıllardan bahsedilse de 80’lerde çocukluğunu yaşamış olanların da annelerinden bir şeyler bulabilecekleri sayfalar var kitapta.

RODOS’TAN KARŞIYAKA’YA
1685 Sokak
Yücel İzmirli,
Zühal İzmirli
Kırmızı Kedi Yayınevi
2011, 247 sayfa, 17 TL.