Kürtçenin ilk romanı

Kürtçenin ilk romanı
Kürtçenin ilk romanı

Erebê Şemo

Erebê Şemo'nun anı-romanı, Kürtçenin ilk romanı olması, dilsel mânâda birçok detay vermesi, unutulmaya yüz tutmuş kelimeleri yeniden hatırlatması, komünist rejimi bir Kürdün gözünden anlatması bakımından önemli ve değerli bir kitap
Haber: ABİDİN PARILTI abidinparilti@hotmail.com / Arşivi

İlk Kürt romanı 1935 yılında yazıldı. Ancak özellikle Türkiye’de Kürt edebiyatından ve onun gelişim güzergâhından habersiz olanlar Kürt edebiyatının ilk romanını 1970’lı yıllara dayandırdı. Kimileri ise daha yakın bir zamana kadar bile getirdiler. Oysa Kürtçenin ilk romanı 1935 yılında Erebê Şemo tarafından yayımlandı. Bu roman da Şivanê Kurmanca’dır. Önceleri yayımlanan ismiyle Şivanê Kurd, Türkçesi ile söylersek Kürt Çoban’dır. Diğer yandan bu roman Kürtler arasında da tartışmalara yol açmıştı. Kimileri bu romanın önce Kiril alfabesiyle yazıldığını, daha sonraki zamanlarda Latin alfabesine dönüştürüldüğünü söylüyordu. Kimileri ise bu romanın önce Rusça yazıldığını ve daha sonra yazarı tarafından Rusçadan Kürtçeye çevrildiğini söylüyordu. Oysa şu an Lîs Yayınları tarafından basılan ve yazar-çevirmen Mustafa Aydoğan’ın oldukça bilgilendirici uzun önsözüne bakarsak bu roman 1935 yılında (ki ilk ve orijinal dönem harflerinin de içinde bulunduğu basımı da kitabın içinde ayrıca yer almaktadır) Latin alfabesiyle ve Kürtçe basılmıştı. Dolayısıyla bu basımla birlikte bütün kuşkular dağılmış ve bu tartışmalara bu vesileyle nokta konulmuş oldu.

Bir serüven ki...
Diğer yandan elimizdeki Şivanê Kurmanca romanının başka bir özelliği daha var; bugüne kadar tam metni elimizde ne yazık ki basılı halde bulunmamaktaydı. Macerasını Mustafa Aydoğan’ın önsözünden de yararlanarak kısaca şöyle özetleyebiliriz. Roman önce Kürtçenin Kurmanci lehçesiyle Rusya’da basılmış, daha sonra Rusçaya çevrilmiş, sonrasında ise Bazil Nikitin tarafından Fransızcaya çevrilmiş. Kürtlerin önemli yazarlarından ve Hawar ekolünün temsilcilerinden Nûredîn Zaza tarafından ise Fransızcadan Kürtçeye çevrilmiş. Ama bu çeviriler orjinalinin aynısı olmamış, eksik olmuş, kısalmış. (1993 yılında Kaynak Yayınları tarafından Gani Bozarslan’ın çevirisiyle de Türkçeyle buluşmuş. Ama yine eksik ve kısa bir çeviriyle. Öyle ki Kaynak Yayınları’ndan çıkan çevirisi 88 sayfayken orijinali 146 sayfadır. Varın siz aradaki sayfa farkını hesap edin.) Yani öyle anlaşılıyor ki Kürtçenin ilk romanı Şivanê Kurmanca kendi orijinal diline kavuşmak için iki dil dolaşmak ve yıllarca beklemek zorunda kalmış. Oysa elimizdeki Lîs Yayınları’nın okuyucuya sunduğu bu basım ilk basımın aynısı.
Erebê Şemo aslında Türkiyeli bir Kürt. 1897 yılında Kars’ın Susuz köyünde doğmuş. Yoksulluklar içinde bir çocukluk geçirmiş, çobanlık yapmış, çiftliklerde çalışmış. Kısa sürede çalıştığı yerlerin dillerinden kaynaklı olarak Türkçe, Rusça ve Ermeniceyi de öğrenmiş. Bu dilleri bilmesinden dolayı 1914’ten itibaren iki yıl boyunca Kazaklara tercümanlık ve rehberlik yapmış. İleriki zamanlarda Bolşeviklerin arasında yer almış, propaganda çalışmalarına katılmış, tutuklanmış, sürgün edilmiştir. Ancak devrimden sonra 1920 yılında Lazaryan Enstitüsü’nde yükseköğrenim görmüş, 1924’te de Ermenistan’da Komünist Partisi’nin görevlisi olarak Kürt köylerinde ekonomik programın başarıya ulaşması için propaganda çalışmalarına katılmış. Diğer yandan 1930 yılında, kuruluş çalışmalarında da yer aldığı Riya Teze adlı gazetede üç kitabı tefrika edilmiş. 1935 yılında da ilk romanını yazmış. Bu romandan sonra Erebê Şemo dört roman daha yazmış. Geleneksel bir Kürt destanını roman estetiğiyle anlattığı Dımdım dışında, Hopo, Jiyana Bextewar ve Berbang adlı romanları yazdı.
Şivanê Kurmanca dönemi bütün canlılığıyla anlatıyor, döneme tanıklık etmemizi sağlıyor. Biyografik özelliklerinin yoğun olması ona tarihi bir mânâ da kazandırıyor. Bu sayede dönemin Sovyetler Birliği’nde özellikle Kürt cephesinde nelerin olup bittiğine tanıklık ediyoruz. Bir diğer önemi ise elbetteki dil meselesinde yatıyor. Erebê Şemo son derece sade bir dil kullanırken bugün onu okuduğumuzda birçok yeni kelimeye de rastlıyoruz. Bu elbette Kürt dil bilimcilerinin, kelime derleyicilerinin, sözlük hazırlayıcılarının göz ardı edemeyeceği bir durum. Hatta muhteşem bir kaynak. Bu mânâda bu romanın orijinaliyle basılması çok önemli.
Roman çoğunlukla anılardan oluşuyor. Şemo’nun çocukluk yıllarının ve ailesinin yaşantısının anlatımıyla başlayan roman, dönemi bütün canlılığı ve bütün folklorik değerleriyle bize aktarıyor. Gençlik yılları, komünist rejimin gelmesiyle birlikte değişen hayatlar, onun sürekli bir yolcu haline gelmesi, propaganda çalışmalarına katılması, çatışmalara girmesi ve yanıbaşında ‘yoldaşlarını’ kaybetmesi, buna rağmen yılmadan inandığı yolda yürümesi kitabın ana damarlarını oluşturuyor.
Aynı zamanda bir tanıklık romanı. Döneme ve olaylara tanıklık eden yazarın bizatihi kendisinin hayatı aslında. Bu anlamda roman, içerisinde estetik anlamda temel eksiklikleri de barındırıyor. Karakterlerini oluşturamaması, bütünüyle var olan gerçekleri ayıklama ve ekleme gereği duyulmadan kamera yada vakanüvis duyarlılığıyla vermesi, odak noktasının olmaması, fikriyatın daha önde olması yani siyasi bir meseleyi propaganda düzeyinde ele alması romanı eksik kılan nedenlerden bir kaçını oluşturuyor.
Nihayetinde Şemo’nun anı-romanı, ilk roman olması, dilsel mânâda birçok detay vermesi, unutulmaya yüz tutmuş kelimeleri yeniden hatırlatması, dönemi bütün canlılığıyla anlatması, komünist rejimi bu defa bir Kürdün gözünden anlatması bakımından önemli ve değerli bir roman. Lîs Yayınları’nın bu özenli baskısı da ayrıca övgüye değer. Ancak Mustafa Aydoğan’ın bilgilendirici önsözündeki dilsel değil de tashih mânâsındaki sorunların giderilmemiş olması bu değerli çalışmaya küçük de olsa bir gölge düşürüyor. Umarım kitap yeni bir baskıya girer ve bu sorunlar da çözülür. 

ŞIVANÊ KURMANCA 
Erebê Şemo
Lîs Yayınları
2009
154 sayfa
25 TL.

Yeni kitaplar
Folklora Kurmanca
Heciyê Cindî, Emînê Evdal,
Avesta Yayınları.

Heciyê Cindî ve Emînê Evdal’ın bu çalışması 1936 yılında Ermenistan’da basıldı. Bu kitap bütünlüklü olarak çok geniş bir Kürt folkloru çalışmasıdır. Bu kitapta Mem û Zîn, Kerr û Kulik, Siyamed û Xecê, Derwêşê Evdî gibi bilinen Kürt destanlarının çeşitli varyasyonlarını içermesinin yanında bir çok Kürt stranına, eğlence stranına, dengbêj hikâyelerine de yer veriyor.
EZ BI KURDÎ HÎN DIBÎM, PRATİK KÜRTÇE DERSLERİ
Nûbihar Yayınları.

Abdullah İncekan’ın hazırladığı, Armin Wollnitza’nın resimlediği bu kitap bir pratik Kürtçe öğrenme kılavuzu. Ayrıca cd ile de desteklenen bu çalışma hem Kürtçeye yeni başlayanlar için bir başucu kitabı hem de Kürtçesini geliştirmek isteyenler için bir kılavuz. Bu kitap sistematik ve aşamalı olarak hazırlanmıştır. Ayrıca her okuma parçasını cd’den dinleme imkanı da var.