Libya'yı anlama kılavuzu

Libya'yı anlama kılavuzu
Libya'yı anlama kılavuzu
Edebiyatseverler için 'Erkekler Diyarında' ideal. İyi bir araştırma arıyorsanız 'From Colony to Independence', hedefiniz Kaddafi ise Yeşil Kitap'ı okumalısınız
Haber: İPEK YEZDANİ / Arşivi

Tunus ve Mısır’da yanan ateş, birkaç hafta önce Libya’ya da sıçradı. Dile kolay, tam 42 yıldır koltuğundan inmeyen Muammer Kaddafi şimdi koltuğunu kaybetme riskiyle karşı karşıya. Biz de günlerdir Libya’yla yatıp Libya’yla kalkıyoruz. Peki Libya’yı ne kadar tanıyoruz?
Libya nüfusu yaklaşık 6 buçuk milyon olan küçük bir ülke. Nüfusun yaş ortalaması 24, yüzde 33’ü ise 14 yaşın altında, yani çocuk. Ülkenin yüzde 90’ından fazlası çöl. Milli gelir kişi başına 12 bin dolar civarında. Bu miktar hayli yüksek gözükse de, Libya’da petrolden gelen zenginliğin eğitim, sağlık gibi kamu hizmetlerine yansıtıldığını söylemek zor.
Libya’da yaşananlara bakıldığında bunların bir ya da iki yıllık olayların sonucu olmadığını rahatlıkla söylemek mümkün. Adeta George Orwell’in ‘Bin Dokuz Yüz Seksen Dört’ adlı romanından kopup gelmişçesine kapalı bir ülkede yaşayan Libyalılar, uzun zamandır rejimden çekiyor. Ancak uluslararası aktörlerin petrol yüzünden bu durumu görmezden geldikleri de bir gerçek. “Libya’yı romanlardan okumak, Libyalıların dili ve kültürüyle örülü hikeylerden anlamak lazım” diyenler için tavsiyemiz Libya’da edebiyat deyince akla ilk gelen isimlerden biri olan Hisham Matar. Hisham Matar aslen Libyalı olmakla birlikte yıllardır ailesiyle birlikte İngiltere’de sürgünde yaşıyor. Libya’yı anlamak için Matar’ın Türkçeye ‘Erkekler Diyarında’ adıyla çevrilen ‘In the Country of Men’ adlı kitabı biçilmiş kaftan.
2008’de İngiltere’de “Man Booker Ödülü”ne aday gösterilen roman, 1970’li yılların Trablus’unda geçiyor. Kaddafi’nin ülkede estirdiği siyasi terörü bir çocuğun gözlerinden anlatıyor. Roman, dünyanın en sert ve baskıcı rejimlerinden birinde, işkenceye uğrayan, kaybedilen ve öldürülen rejim muhaliflerinden birinin oğlunun gerçek hikâyesi.
Hikâyenin anlatıcısı, 9 yaşındaki Süleyman. 1979 yılının yaz aylarında geçen romanda, öncelikle ailenin tek çocuğu olan Süleyman’ın, ailesine ait çok sayıda sırrın altında gitgide ezilmekte oluşunu görürüz. Süleyman önce mutsuz bir evlilik yapmış olan annesine ait önemli bir sırrı keşfeder: Annesinin sürekli kullandığı ‘gizli ilacı’ aslında ülkede yasak olan alkolden ibarettir... Süleyman bunun yanısıra annesinin 14 yaşında zorla yaptığı evliliği, maruz kaldığı cinsel aşağılamaları ve kaybolan rüyalarını da dinler.
Oğluyla mesafeli bir ilişkisi olan ve romanda en başta başarılı bir işadamı olarak gördüğümüz Süleyman’ın babası ise işi gereği sık sık şehir dışına gider. Derken bir gece, Kaddafi’nin ‘Devrim Komitesi’ gelir ve babasının arkadaşlarından birini ‘rejime ihanet etti’ bahanesiyle alıp götürür. Bu da, Süleyman’ın gizli tutması gereken bir başka sırdır. Babasının kitaplarının ise hemen yakılması gerekmektedir. Süleyman’ın bunu da kimseye söylememesi gerekir. Derken evlerinin önünde polis arabaları dolaşmaya, evlerine gizemli bazı kişilerden gizemli telefonlar gelmeye başlar.
Romanın devamını tahmin edebilirsiniz: Muhalif kimliği nedeniyle acımasız işkencelere maruz kalan bir baba, ailesini korumak için komşularının önünde küçük düşmeyi göze alan bir anne, devlet televizyonda yayınlanan vahşi idamlar ve tüm bunların ortasında bir çocuk…
Roman aslında biraz da Hisham Matar’ın kendi hikâyesi gibi. Libyalı bir diplomatın oğlu olan Matar dokuz yaşındayken, babasının adı rejim tarafından sorgulanacak kişilerin olduğu bir listede yayımlanır. Bunu üzerine bütün aile Libya’yı terk etmek ve Mısır’a sığınmak zorunda kalır. Ancak Matar İngiltere’de yatılı okuldayken babası Libya gizli servis tarafından kaçırılır ve ülkeye geri götürülür. Matar, cezaevine atılan ve işkencelerden geçirilen babasından bir daha haber alamaz…
Kaddafi’nin vatandaşlarına uyguladığı acımasız baskı yöntemlerini bir çocuğun gözünden görmek aslında var olan bir gerçeğin idrak edilmesinde çok daha etkili oluyor… Ancak ‘Erkekler Diyarında’, sadece Kaddafi rejimine dair bu korkutucu sahnelerden ibaret değil. Kitabı okuduğunuzda bugüne kadar gazetelerin manşetlerinde gördüklerinizin çok dışında bir Libya hikâyesi de kalacak aklınızda. 

Libya siyasetini anlamak
Libya’nın siyasi tarihini ve bugünlere nasıl geldiğini anlamak açısından okunacak en iyi kaynaklardan biri ise henüz Türkçeye çevrilmemiş Ronald Bruce John’un ‘Libya: From Colony to Independence’ (Libya: Koloniden Bağımsızlığa) adlı çalışması.
Ronald Bruce John, uzun süre ABD yayımlanan “Libya Çalışmaları Dergisi”nin uluslararası danışmanlık kurulunda ve Washington’daki önde gelen düşünce kuruluşlarından Atlantik Konsyei’nin Libya Çalışma Grubu’nda görev aldı.
Libya’yı en iyi tanıyan, Libya’daki aşiret düzenin ve aşiretlerin önemini en iyi bilen Batılı yazarlardan biri.
Libya’nın modern siyasi tarihini eksiksiz bir şekilde anlatıyor. Kitabın adına aldanmayın, adı her ne kadar “Koloniden Bağımsızlığa” şeklinde olsa da aslında kitap aslında Libya’da yapılan kazılarda ratlanan ratlanan ilk ilkel kavimlere ait arkeolojij kalıntılardan başlayıp günümüze kadar geliyor.
Kitabın birinci bölümü bölgenin Osmanlı İmparatorluğu’nun kontrolü altına girmeden önceki tarihini anlatıyor. İkinci ve üçüncü bölümler ise Libya’nın hem Osmanlı hem de İtalyan egemenliği altında kaldığı dönemleri anlatıyor. Dördüncü bölüm İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki bağımsızlığa kadar olan dönemi, beşinci bölüm ise Libya Krallığı’nı anlatıyor. Son dört bölümün tümü ise Kaddafi rejimi dönemini ele alıyor. Kaddafi’nin kendi halkı üzerinde kurduğu baskıcı rejimi ve Batı’yla ilişkileri de burada detaylı bir şekilde işleniyor. Kitabın güzel tarafı, yazarın tüm bunları okuru sıkmadan, olguları hikayeleştirerek ve araya ilginç detaylar katarak anlatması.
John’un Libya üzerine bu ay yayımlanacak bir kitabı daha var. Libya’yla ilgili en son çıkan yabancı kaynakları okumak isteyenler, ‘Libya: Continuity and Change’ (Libya: Devamlılık ve Değişim) adını taşıyan bu kitabın çıkmasını da bekleyebilirler. 

Kaddafi’nin Yeşil Kitap’ı
Libya’dan ve kitaplardan bahsedip de Kaddafi’nin bugün artık neredeyse ikonik değeri olan “Yeşil Kitap”ından bahsetmemek olmaz. Libya’daki gösteriler sırasında geçen hafta muhalifler Misurata kentinde bulunan ve ülkenin anayasası sayılan Kaddafi’nin Yeşil Kitap anıtını devirdiler. Kaddafi bundan bir gün önce ‘Yeşil Kitap’a göre iç savaş çıkaranların ölüm cezasına çarptırılacağını açıklamıştı. 

Nedir bu Yeşil Kitap?
‘Yeşil Kitap’, yayımlandığı dönemde Türkiye de dahil olmak üzere Müslüman nüfusun olduğu bir çok ülkede taraftar bulan, Kaddafi’nin ‘İslam Soyalizmi’ düşüncesinin en önemli ürünü.
‘Yeşil Kitap’ temel olarak üç bölümden oluşuyor. Bu bölümlerden birincisi 1976’da, ikincisi 1978’e, üçüncüsü ise 1979’da yayımlandı. Kaddafi’nin “İslam sosyalizmi” düşüncesi ve Yeşil Kitap’ı o yıllarda Türkiye de dahil bir çok ülkede fenomen haline geldi. Öyle ki Kaddafi’ye sempatiyle bakmak o yıllarda hem Necmettin Erbakan hem de Bülent Ecevit tarafından benimsenen ortak bir tutum oldu. Ancak Yeşil Kitap’ın dini öne çıkaran ideolojik söylemi nedeniyle o dönemin Türkiyeli sosyalistleri ve Marksistleri arasında pek tutulduğu söylenemez. Aynı şey tabi ki bugünün solcuları için de geçerli. Ancak Kaddafi’nin ideolojisinin çıkış noktasını merak edenler için ‘Yeşil Kitap’ okunacak birinci kitap.

ERKEKLER DİYARINDA
Hişam Matar
Çev: Duygu Günkut
Hit Kitap Yayıncılık, 2009, 216 sayfa
13.5 TL

YEŞİL KİTAP
Muammer El Kaddafi
Libya Halk Bürosu Yayını, 3 cilt.
Baskısı Yok

LIBYA: FROM COLONY TO INDEPENDENCE
Ronald Bruce John
One World Publications, 2008, 304 sayfa.