Mahalleliyiz... Biz bir aileyiz!

Mahalleliyiz... Biz bir aileyiz!
Mahalleliyiz... Biz bir aileyiz!
Yeşim Erdem ilk kitabı 'Filedelfiya Hikâyeleri'nde, bir mahellede birlikte yaşayan, komşuluk, alışveriş, akrabalık bağlarıyla birbirine değen aileleri anlatıyor
Haber: Zeynep Erdİm / Arşivi

Tabular yoktan var olmaz. Önce eylem gelir, sonra yasak. Devamında tabular oluşur. Bu süreç boyunca ve sonrasında insanlar yasakları delmeye, tabuları kırmaya devam eder. Bütün bunlar ilk önce ev içinde, aile arasında olur. Örtbas edilmeye çalışılsa da herkesin gözünün önünde cereyan eder. Sakınılan, üzerine titrenilen, ‘sağlıklı’ devamı için yasalar yazılan, kutsal tanımıyla ite kaka ucu dine dayandırılarak yüceltilmeye çalışılan aile aynı zamanda tüm yasak ve tabuların doğduğu yerdir.
Yeşim Erdem ilk kitabı ‘Filedelfiya Hikâyeleri’nde, yaşadığı, içinde büyüdüğü toplumun sınırlarını, devamlı delinen yasakları ve inatla, yer yer kasten değil ama kaçınılmaz olarak kırılan tabuları sadece tek bir aileden yola çıkarak değil, bir mahellede birlikte yaşayan, komşuluk, alışveriş, akrabalık bağlarıyla birbirine değen aileler üzerinden anlatıyor... ‘Filedelfiya Hikâyeleri’, dört ailenin iki kuşağı kapsayan öyküsü. Ancak okuyucu, Erdem’in daha ilk sayfalarda bu kitabın sadece ‘hikâye’ anlatmadığını kavramakta gecikmeyecektir. Erdem, “Bizim mahallede kimse kimseyle yüzleşmezdi. Yüzleşmenin samimiyetinin kaldırılabileceği bir ilişki tarzı yoktu’’ cümlesiyle Ege’nin üzüm bağlarıyla çevrili Filedelfiya kasabasının, çok da kasabalı aileleri hakkında neler öğrenebileceğimizin ipuçlarını kitabın daha ilk sayfalarında veriyor. Asıl hikâye ne Reyhan Teyze’nin hasta oğlu, ne de işe yaramaz mirasyedinin sonu. Asıl hikâye kasabanın sokaklarında değil, evlerin içinde, mutfakta, yatak odalarında fısıltılar eşliğinde seyrediyor. Erdem, Filedelfiya’da neler olup bittiğini anlatırken, kasabalılar da kendi kelimeleriyle kendi hikâyelerini baştan tekrar anlatıyorlar. Yazarın anlatıcı rolü ve kasabalıların dili birleştiğinde ise asıl hikâyenin Reyhan Teyze’nin oğlu değil, kasabada maruz kaldıkları; Abim’in ise hayatta başaramadıklarından ziyade başarmayı denemeyi dahi reddetmesi olduğunu öğreniyoruz.
Erdem, Filedelifya’nın Bahçelievler mahallesindeki aileleri bazen yedi yaşındaki bir çocuğun gözünden, bazen ‘tutunamayan’ yetişkin mirasyedinin ağzından, bazen de başka bir ülkeye yerleşerek kasabayı çoktan terk etmiş bir kadının dilinden anlatıyor. Küçük kızın anlatımı ne kadar içerden, ne kadar naifse, kasabayı yıllar önce terkedip giden kadının dili, kullandığı referanslar da o kadar yabancı. Ancak hepsinin ortak noktası kasabanın devamını sağlayan, varlığının temeli olan aileleri. Bu temelin bilincinde olan ve tüm kodları temeli sağlamlaştırmak üzere kuran baskın anneler, aynı şeyi hiç farkında olmadan içgüdüsel olarak yapan ikincil rollerdeki babalar ve temelleri her ne kadar yıkmak isteseler de sonunda teslim olan çocuklar Filedelfiya’yı kanlı canlı bir kasaba, hiçbirimizin geride bırakıp kaçamadığı çocukluk mahallesi haline getiriyor. 

Evlerde neler oluyor?
Bir de tabii Egelilik ve yazarın da çocukluğunun geçtiği 80’ler var. Akşamüstleri kapı önlerinde çitletilen çiğdemler, ’solcu’ ablanın görücü usulü başının bağlanmaya çalışılması, bir ayağın İzmir ’de olmasının modernlik ölçütü olması ve İzmir’e gidemeyen manitaların kasabada gizlice buluşmak için nereye gittikleri sonrasında ne kadar ileri gidebildikleri var.
Erdem, ‘Filedelfiya Hikayeleri’nde bizi büyüdüğümüz mahalleye geri götürüyor. Sokaklarında yürütüp, evlerin kapılarını yeniden açtırıyor. İçinde yaşarken farkına varmadığımız yasakları, ağırlığı altına ezildiğimiz tabuları sandıktan çıkartarak salonun ortasındaki sehpanın üzerine bırakıveriyor. Hatta sokağa bakan balkon masasının üzerine bırakıyor ki sadece ev ahalisi değil, bütün mahalle görsün... Eğer ‘ben yüzleşmeye hazırım’ diyorsanız çocukluğunuza doğru ilk adımınızı atmadan önce ‘Filedelfiya Hikayeleri’nin okumakta fayda var. Bir de küçük bir detay: Filedelfiya Ege’de hâlâ yaşayan bir kasaba. Gerçekten de üzüm bağlarının arasında ve gerçekten fıskiyeli parkı var.

FİLEDELFİYA HİKAYELERİ
Yeşim Erdem
Ayizi Kitap
2011, 176 sayfa, 12 TL