Masalsı zamanların büyüsü

Masalsı zamanların büyüsü
Masalsı zamanların büyüsü
Kadıköy Yoğurtçu Caddesi'nde ayakta kalabilmiş birkaç eski konaktan birinde, anne babası ve dört yaşındaki kız kardeşi Yeşim'le yaşayan Mina'nın, kendi kurduğu hikâyeleri canlandırdığı bir Hayal Takımı var
Haber: Aslı Tohumcu - asli@aslitohumcu.com / Arşivi

Çocuk edebiyatından uzak duran değerli yazarlarımızı bu alana kazandıran güzel projeler var. Günışığı Kitaplığı örneğin, Semih Gümüş’ün editörlüğünü yaptığı Köprü Kitaplar başlıklı dizisiyle, gençleri ve her yaştan okuru, edebiyatımızın usta kalemleriyle buluşturan kitaplar yayımladığı için, Memet Fuat Yayıncılık Ödülü’nü (2010) aldı hatta. Dizi sayesinde Müge İplikçi, Behçet Çelik, Turgay Fişekçi, Kadri Öztopçu gibi usta yazarlar çocuklarla buluştu.
Aynı şekilde Doğan Egmont Yayıncılık da, Usta Kalemlerden Masallar dizisiyle Ahmet Ümit, Nazlı Eray gibi yetişkinlere ürün veren yazarların çocuk edebiyatı için kalem sallamalarını sağlamakla kalmadı, Gülten Dayıoğlu gibi yazarların da yeni kitaplar yazmalarına aracılık etti. Usta Kalemlerden Masallar dizisinin yeni kitabında da yine tanıdık bir yazarın imzası var; Nermin Bezmen’in. Nermin Bezmen’in ‘Hayal Takımı – Sonsuzluk Bahçesi’ne Yolculuk’ adlı romanının çocukları görünenin arkasına bakmaya yönlendirdiğini söyleyebiliriz. 

Antika saatin garip gongları
Günümüz İstanbul’unda geçen hikâyenin başkahramanı Mina adında kendini masal ve hikâyelere belki haddinden fazla kaptıran bir kız çocuğu. Kadıköy Yoğurtçu Caddesi’nde ayakta kalabilmiş birkaç eski konaktan birinde, anne babası ve dört yaşındaki kız kardeşi Yeşim’le yaşayan Mina’nın, kendi kurduğu hikâye ve oyunları canlandırdığı/oynadığı bir Hayal Takımı var. Elbette ki takım üyeleri Mina’nın sınıf arkadaşları: Mina’nın en yakın arkadaşı, içtenliğiyle ünlü Gül, Karun kadar zengin olduğu halde mütevazılığı elden bırakmayan ve Musevi bir ailenin çocuğu olan Moiz, ne çalışkan ne dost canlısı olduğu halde (ya da tam da bu nedenle) ekibe katılan ve katıldıktan sonra az da olsa değişen, annesini bebekkken kaybetmiş, babası Süreyya Sineması’nın işletmecisi Antranik…
Karlı bir kış günü, anne babası dışarda olacağı için Mina’yla kardeşine, Nena’sı yani anneannesi bakacaktır. Nena’nın sevecenliği bir yana, en önemli özelliği çok renkli masallar anlatmasıdır. Hayal Takımı’nın da bu masallardan payına düşeni almasını isteyen Mina, ne yapar eder, o gece arkadaşlarını evinde ağırlamak için ailelerinden izni koparır. Konağın çatı katında minderlere kurulmuş, Nena’nın Kurt Seyit adlı bir adamın masalını anlatmasını dinlerlerken elektrikler kesilir. Nena sigortaları kontrol etmeye gittiğinde, evdeki ihtiyar, antika saatin garip gonglarının çağrısıyla çocuklar kendilerini bir başka boyutta/mekanda, yani Sonsuzluk Bahçesi’nde bulurlar. Elbette ki burada rehberleri (Nermin Bezmen’in sıkı takipçileri için tanıdık bir isim); Mina’nın dedesi Kurt Seyit. 

Dedeler, dedeler ve dedeler
Çocuklar, Sonsuzluk Bahçesi’nde birçok doğaüstü olaya tanık olmanın yanı sıra, bahçenin bilge ağacına birer soru sorma hakkını da kazanmışlardır. Bu soru bugüne ya da geçmişe dair olabilir ancak. Gül, ölen kedisine neden yavrularından birini yediğini sorunca, doğada bütün canlıların belirli kurallar, alışkanlıklar çerçevesinde yaşadığını öğrenir bizim çocuklar. Bir de, olayların nedenlerini düşünmeden sadece sonuçlara dayanarak hiçbir canlıdan nefret etmemek gerektiğini. Moiz, dedesinin neden bütün torunları içersinde en çok kendisine düşkün olduğunu öğrenir! Mina, dedesinin kayıp sandığının sırrını aydınlatmak istediğinde, dedesinin de bir sorusuna yanıt almış gibi olur. Antranik ise babasının neden kendisinden nefret ettiğini sorduğunda, müthiş bir aile sırrı ve büyük bir sevgiyle yüz yüze gelir.
Çocuklar yanıtlarının aydınlığı eşliğinde, ama büyüklerinin kendileriyle paylaşmadıkları bu olayları bildiklerini açık edemeyeceklerinin farkında olarak dönerler dünyamıza. Bu sırları açık edemeyeceklerdir belki ama öğrendiklerinin ışığında farklı ve daha iyi, daha umutlu davranabileceklerdir. Romanın başında Mina’nın Antranik’e bir şans tanıması ve onu bütün o suratsızlığına, kapalılığına rağmen ona dostluk elini uzatması gibi, Hayal Takımı’nın diğer üyeleri de farklı farklı şekillerde, farklı ilişkilerinde aynı tavrı benimsemeleri gerektiği dersini alırlar bu yolculuktan. Nena içinse bütün bu süre boyunca çocuklar çatı katındaki sobanın çıtırtısı eşliğinde uyumuşlardır. Finali sanki yeni bir masalı müjdeler gibi bir hava taşıyan roman, televizyon, bilgisayar ya da İ-vs’lerin olmadığı masalsı zamanların lezzetini çocuklara taşırken, bugünle sonsuzluk arasında bir saatin gövdesinde bir kapı aralayarak Narniavari fantastik öğeleri kullanmaktan da kaçınmıyor. Bize de Nermin Bezmen’den ve başka yazarlarımızdan çocuklar için yazılmış başka masallar beklemekten başka çare kalmıyor.

HAYAL TAKIMI
Sonsuzluk Bahçesi’ne Yolculuk
Nermin Bezmen
Doğan Egmont Yayıncılık
2011, 220 sayfa, 17 TL.