Merak ediyorum, acaba Evren'de...

Merak ediyorum, acaba Evren'de...
Merak ediyorum, acaba Evren'de...
'50 Soruda Evren', evrenin yaşını, çapını, uzayın ne olduğunu ve nelerden oluştuğunu söylüyor ilk başta. Sonra, güneşin ve gezegenlerin oluşumundan bu gökcisimlerinin ilginç özelliklerine dek bilgiler veriyor
Haber: MUZAFFER ÖZGÜLEŞ / Arşivi

Evren’le ilgili bir şey merak etmemiş olan var mıdır aramızda? Yıldızlara, gezegenlere, Ay’a, Güneş’e ve uzaya dair sorular çocukluktan beri aklımızı kurcalamaz mı? Gece başımızı gökyüzüne çevirdiğimizde, uzayın sonsuzluğuna serpiştirilmiş gibi gördüğümüz sayısız yıldız, bizi aynı derin sorulara yöneltmez mi: Neredeyiz? Nereden geliyoruz? Evren’de yalnız mıyız?
Ucu ister istemez varoluşsal düşüncelere varan bu sorular, kelimenin tam anlamıyla evrenseldir. Yaşadığımız çağ, cinsiyetimiz, dilimiz ya da yaşımız, bu merakın yanında önemsiz kalır. Üzerinde yaşadığımız Dünya ’ya dair farkındalığımızın oluşmaya başlamasıyla beraber, ufuk çizgisinin üstünde kalan gökyüzüyle ilgili sorular da bizi yalnız bırakmaz. Sadece bugün değil, geçmişte de bu böyleydi, en kadim zamanlarda bile… Güneş boşuna Tanrı olmadı, takımyıldızlar sırf eğlence olsun diye mitolojiye fon oluşturmadı, gökbilginleri boş yere rahip kabul edilmedi. Tüm bunların ardındaki güdü, henüz yanıtı verilemeyen ve herkesin içini kemiren bu soruların ardındaki gizem, başka bir deyişle bilinmeyenin kutsallaştırılmasıydı. 

Hepsi çevremizde dönmüyor!
Bugüne kadar bu ve benzeri sorulara verilmeye çalışılan yanıtlar, yüzyıllardır değişmeyen bir yöntemle, yani gözlemle elde edilmeye çalışıldı. Gökyüzüne çevirdiğimiz gözlerimiz, değişmiyormuş gibi görünen bu tablodaki değişimleri sabırla inceledi ve Evren’e dair bilgimiz gün geçtikçe arttı. Her şeyin insan için yaratıldığına inanılan bir ortamda, tüm gökcisimlerinin sanıldığı gibi çevremizde dönmediğini, Dünya’nın da bir gezegen olduğunu söyleyen Kopernik, bir devrim yaratmıştı. Artık her şeyi bildiğimizi düşünmeye başladığımız 20. yüzyılın başlarında, müstehzi bir edayla teleskopundan başını kaldıran Edwin Hubble, gece gökyüzünde gördüğümüz yıldızlardan oluşan Samanyolu’nun ötesinde de gökadalar olduğunu söyleyince, bilinen Evren’in boyutları milyonlarca kat büyümüştü; üstelik Evren genişliyordu! Devamı 31. sayfada
Son yıllarda farkına varılan bir başka gerçekse, Evren’i oluşturan madde ve enerjinin büyük bölümünün karanlık madde ve karanlık enerji oluşu. Yani nasıl bir Evren’in parçası olduğumuzu bilmiyormuşuz meğer…
Kısacası bilgimiz arttıkça, Evren’e dair sorularımız da yenilenerek artıyor. Yine de herkesin aklına geliveren sorular üç aşağı beş yukarı ortak ve temel sorular. Ancak gökbilimle ya da kozmolojiyle daha önce hiç ilgilenmemiş bir kişinin de aklına gelebilecek bu sorulara yanıt vermek, herkesin anlayabileceği bir şekilde Evren’i anlatmak kolay değil. Bunu yakın çevremizdeki gökcisimlerinden derin uzaya doğru sistemli bir şekilde, görsellerle destekleyerek ve zevkle okunacak biçimde yapmaksa gerçekten herkesin harcı değil. Çağlar Sunay, işte bunu başarıyor.
Türkiye ’de popüler bilim yazarlığı denince akla gelebilecek birkaç isimden biri olan Çağlar Sunay, anlaşılması güç akademik makaleleri ve karmaşık bilimsel gerçekleri, sıradan insanlara aktarmayı bilen maharetli bir kalem. Gökbilim ve kozmoloji üzerine yıllardır süren merakının ve bu alandaki okumalarının, 1998’de TUG’da yapılan ilk ulusal gözlem şenliğinde tanışmamızdan bu yana, yakın tanıklarından biriyim. Bu merakını özenle seçilen sorulara, okumalarından damıttıklarını da yanıtlara dönüştürünce, 50 Soruda Evren başlıklı kitap ortaya çıkmış. 

En temel sorulara en açık yanıtlar
‘50 Soruda Evren’, “Evren nedir?” sorusuyla başlayan ve sanki bir uzay aracının içinde yapılan zevkli bir yolculuk… Çağlar Sunay, önce büyük resmi gösteriyor bize, Evren’in yaşını, çapını, uzayın ne olduğunu ve nelerden oluştuğunu söylüyor ilk başta. Sonra yakın çevremize, Dünya’dan bakınca hemen görüverdiklerimize, Güneş Sistemi’ne odaklanıyor. Güneş’in ve gezegenlerin oluşumundan, bu gökcisimlerinin ilginç özelliklerine dek doyurucu bilgiler veriyor. Bu arada yıldız kaymasının ne olduğu ya da Plüton’un neden gezegen liginden düştüğü gibi popüler soruları da yanıtsız bırakmıyor.
‘50 Soruda Evren’in “Büyük Ölçekli Evren” başlıklı üçüncü bölümüne ulaştığınızda, kitabın başında bindiğiniz uzay aracı da Güneş Sistemi’nin dışına çıkıyor; önce yıldızlar arası uzayda sonra da gökadalar arası uzayda yol alıyor. Yolculuk sırasında yıldızları doğumundan ölümüne dek tanıyor, bu sırada süpernova patlamalarına ve karadeliklere yakından bakıyorsunuz. Seçilen görsellerin ve grafik anlatımların en az verilen yanıtlar kadar açıklayıcı olduğunun da altını çizelim.
“Evren’in Yapısı” başlıklı son bölümdeyse gökbilimin sınırlarından çıkıp kozmolojinin sınırlarına geçiliyor; ancak kitap anlaşılırlığından hiçbir şey kaybetmiyor. Üstelik uzaydaki yolculuğun heyecanı daha da artıyor. Bugüne kadar belki sadece adını duyduğunuz kozmik arka plan ışıması, karanlık madde, karanlık enerji gibi kavramlar önünüzde aralanıyor. Evren’in temel özelliklerini, içeriğini ve büyük ölçekteki yapısını okudukça, parçası olduğunuz Evren’e bambaşka bir gözle bakmaya başlıyorsunuz. Geride bıraktığınız Dünya’nın küçücük kaldığı bu boyutta düşündükçe, Nietzsche’nin deyimiyle “kozmik perspektiften baktıkça, trajedinin trajedi olmaktan çıktığını” hissediyorsunuz, gündelik dertleriniz önemsizleşiyor.
Okudukça daha fazlasını öğrenmek istiyorsunuz, ama kitapta 50. soruya geliniyor: “Evren’in sonu nasıl olacak?” Hepimizi meraklandıran bu can alıcı soruyla sonlanan kitap, ilk sayfasından itibaren ileri okumalara da göz kırpıyor. Dolayısıyla gökbilime ve kozmolojiye yeni başlayanlar için nitelikli bir ilk kitap olarak da öne çıkıyor. 

Sadece biz mi varız?
Yazının başlığında yarım bıraktığımız –ve pek çok şekilde tamamlanabilecek– soruyu “başka yaşam var mı?” diye tamamlarsak, Çağlar Sunay kitabın ortalarında bize yine yanıt veriyor. Evren’e dair sıkça sorulan bu soruya karşılık Carl Sagan, “Eğer Evren’de sadece biz varsak, bu çok büyük bir yer israfı olur” karşılığını vermişti. Çağlar Sunay’ın bu ve diğer yanıtlarını merak ediyorsanız, ‘50 Soruda Evren’ kitabını okumanızı öneririm. İnanın ne paranız ne de zamanınız israf olacak.

50 SORUDA EVREN
Çağlar Sunay
Bilim ve Gelecek Kitaplığı
2011, 250 sayfa, 18 TL.