Modern bir Hermes

'Hermeneutik ve Tin Bilimleri', yorumbilgisi için bir giriş niteliği taşıyor. 'Yükte hafif pahada ağır' kitapta konunun özüne inen metinlerin seçilip derlenmiş olması, onu, bir başvuru metni haline getirmiş
Haber: UTKU ÖZMAKAS  / Arşivi

Kökleri Aristoteles’e kadar uzanan yorumbilgisi geleneğinin modern hattı kutsal metinlerin ele alınmasıyla başlamıştı. Aslında mitolojik başlangıcını Tanrıların rüyalarını yorumlayan ve haberleri taşıyan Hermes’te bulabiliriz. Verimlerini bu alanda sunan düşünürler bir yandan çağı anlamanın temel araçlarını araştırırlarken, öte yandan da bu sorgulama çerçevesinde çağın parametrelerini çözmeye çalışıyorlar. Şüphesiz ki yorumbilgisi geleneğini yalnızca kültür çerçevesinde çağın yorumlanmasına indirgeyemeyiz; böylesi bir daraltma bu felsefi anlayışın edebiyat, siyaset , sanat gibi alanlardaki etkinliklerini yok saymak anlamına gelir.
Yorumbilgisi, adı üstünde yorumlama ediminin kuramsal ve pratik içerimleriyle ilgilenir. Aristoteles’e kadar geri götürülebilecek geleneğin modern hattını Schleirmacher ile başlatabiliriz. Kutsal metinlerin incelenmesiyle başlayıp zamanla genişleyen ve büyüyen bu çizginin başına Schleirmacher’i koyarsak şüphesiz ki önemli duraklar olarak Wilhelm Dilthey, Martin Heidegger, Paul Ricoeur ve Hans-Georg Gadamer gibi isimleri anmak gerekir. 

Açıklama ile anlama
Dilthey’a bu çerçevede ayrı bir parantez açacaksak ikinci baskısını yapan ‘Hermeneutik ve Tin Bilimleri’nin –şimdilik– dilimizdeki en önemli yapıt olduğunu görmek durumundayız. Bunun nedeni ise şüphesiz düşünürün toplamda on altı cilt eden külliyatından ana metinlerinin çevrilmemiş olması ve bu külliyata giriş niteliği taşıyan önemli yazıların bu kitapta toplanması.
Dilthey’ın doğa bilimleri ile tin bilimleri arasında yaptığı ayrım bugün birçok tartışmanın içerisinde varlığını sürdürmeye devam eder. Dilthey kitabın ilk yazısı olan Tin Bilimlerine Giriş’te pozitivist kavrayışın insanı anlamaktan ne kadar uzak olduğunu vurguladıktan sonra, işinin “insanla tarihsel ve psikolojik açıdan” uğraşmak olduğunu vurgular. Ona göre doğa bilimlerinden alınan açıklama yöntemi insanda işe yaramaz; çünkü yöntemde bir sorun vardır. Doğa bilimleri ‘açıklama’nın üstüne bilimleri inşa ederken, tin bilimleri ise ‘anlama’nın hüküm sürmesi gereken topraklardır.
Dilthey, ‘anlama’nın gerçekleşmesi içinse farklı felsefi araçları devreye sokar. Bunlardan en önemlisi tartışmasız bir biçimde ‘empati’dir. Düşünüre göre anlamanın gerçekleşmesi için empatinin/duygudaşlığın kurulması gerekir. Bunun içinse deneyim gerekir; çünkü “birey, bu bütünlüğün anlamına yaşadığı zamanla sınırlı olarak, kendi deneyimleri çerçevesinde sahip olur.” Empati sayesinde anlamı yeniden üretmek olanaklı hale gelir.
Empatinin yanı sıra devreye sokulan bir başka kavramsa ‘tip’tir. ‘Hermeneutik ve Tin Bilimleri’nin ikinci yazısı olan İnsan ve Tarih Dünyasında Tekilleşme ve Sanat’ta ele alınan bu kavram, tarihsel bir kavrayışın olanağını sağlayanın ‘tip’ olduğunu savlar. Dilthey “insani-tarihsel dünyaya özgü bir şey olarak tekilleşme, ancak tip kavramları ile kavranabilir” derken, tipselleştirme ile tekilleştirme arasındaki bağları açık hale getirir ve empatinin kurulmasının tarihsel açıdan nasıl olanaklı hale getirileceği gösterir.
Kitabın son yazısı olan Hermeneutiğin Doğuşu ise oldukça önemli bir metindir. Bu metinde kitap boyunca ele alınan kavramlar ve ayrımlar, açık seçik bir biçimde ele alınır. Anlamada yaşanan psişik süreçten tutun da anlamın derecelerine kadar geniş bir alanda yorumbilgisinin kuramsal gücü sınanır. Dilthey bu yazıda ‘anlama sanatı’nın ‘merkez noktasını, insan varoluşunun yazıya geçmiş terekesinin/kalıtının açımlanmasında veya yorumlanmasında’ bulduğunu dile getirir. Doğa bilimlerinin insanı anlamakta yetersiz kaldığı yerde yorumbilgisinin bunu nasıl başarabileceği ortaya konur. Modern bir Hermes olarak Dilthey, yorumbilgisinin insana nasıl temas ettiğini açık bir biçimde gösteriyor.
‘Hermeneutik ve Tin Bilimleri’ bir çeviri seçkisi olması bakımından görevini hakkaniyetle yerine getiriyor. Yorumbilgisinin temel kavramları için bir giriş niteliği taşıyan ‘yükte hafif pahada ağır’ kitapta konunun özüne inen ancak çok da ağır olmayan metinlerin derlenmiş olması, onu, bir başvuru metni haline getirmiş. Bu nedenle Doğan Özlem’e bir teşekkür borçluyuz.

HERMENEUTİK VE TİN BİLİMLERİ
Wilhelm Dilthey
Çeviren: Doğan Özlem
Notos Kitap
2011, 145 sayfa, 13 TL.


    ETİKETLER:

    sanat

    ,

    kitap

    ,

    Edebiyat

    ,

    Bugün

    ,

    Tarih

    ,

    Modern

    ,

    Pratik

    ,

    doğa

    ,

    siyaset