Mukadderler...

Haber: ÖMER ERDEM / Arşivi

Mukadder’in mektubunu bulacağımı bilmiyordum. Baskın bir yaz öğlesinin ortasında birden karşıma çıkan sararmış kağıdın mektup olabileceğini de hayal edemezdim. Bir zehirli hazine bulmanın, hemen yanı başımda çırpınan bir ‘mahrem’e ulaşmanın heyecanıyla baş başa kalmıştım. Madem ki Martin Stokes, ısrarla ‘kültürel mahrem’ kavramına vurgu yapıyor, mahrem mahreme açılıyor o mektuptan bu kitaba şimdi. Mukadder benden büyüktü. Esmer ve güzeldi. Ve o şaşırtıcı mektubu Zeki Müren’e yazmıştı. Ondan yardım istiyordu. Anne ve baba baskısından bunalmıştı. Tek çaresi onun kendisine sahip çıkması, evdekilerle bir yolunu bulup konuşması hatta mektup yazmasıydı. İyi de nasıl olurdu da Mukadder’in yardıma ihtiyacı olabilirdi? Babası belediye reisi idi. Karizmatik, etkin ve herkesin sevdiği bir belediye başkanının kızı, uzaktaki birinden yalvararak nasıl yardım isterdi? Güzel bir evleri vardı. Erkek kardeşi yakışıklı ve başarılıydı. O vakitler sadece onların evinde televizyon bulunuyordu. Pırıl pırıl ve her zaman güzel kokular yayan mobilyaları göz kamaştırıyordu. Mukadder, herkesin gözdesiydi…Şimdi bu mektup, bir Anadolu taşrasından ustalıkla saklanmış bir hıçkırık bir kara buğuntu olarak sokağa düşmüştü ve Martin Stokes’in ‘model yurttaş’ olarak nitelediği Zeki Müren’in ocağına düşmüştü. Demek ki Zeki Müren taşralı bir genç kızın kalbine son kurtarıcı kahraman olarak yerleşmişti. Doğrusu o günün şartları içinde günlerce Mukadder’in acıları üzerine hayal kurmuştum. Benim nezdimde Zeki Müren, bu mektubun parlak bir cümlesi bile değildi. ‘Aşk Cumhuriyeti’ni okurken, Zeki Müren’in topluma ve kültüre akımını daha içten kavrayıverdim. ‘Kültürel mahrem’in ‘örnek yurttaşı’nı bir kez daha düşündüm. Düşündüm. 

Toplum ve bilgi
Madem ki okuduğumuz kitap ‘Zeki Müren, Orhan Gencebay ve Sezen Aksu gibi isimler üzerinden gidilerek 1950 sonrası Türkiye ’sinin bir çeşit kültür tarihidir’ o halde hemen herkesin bir şekilde benimkisine benzer bir yerlerde anıları bulunur. ‘Aşk Cumhuriyeti’nin siyaset, tarih ve kültür arasındaki ilişkilerde aradığı bağlam neticede yine bireye dönecektir. Yeri gelmişken ifade etmekte yarar var; ‘duygunun siyaseti’ ve ‘duygunun toplumsal olarak nasıl oluştuğu’ meselesi kuramlardan çok yaşam pratikleri içinden anlaşılır bizim toplumumuzda. Örnek yurttaş teriminden hareket ettiğimizde bile, Zeki Müren cinsiyeti (ya da cinsiyetsizliğine) bakışta çağrışımlar ve tecrübe kendiliğinden çelişik ve ikiyüzlü bir duruma da karşılık gelir. Dolayısıyla hiçbir yargı nihai karşılığını bulmaz. Yazar mutlak bir ‘kesinleme’ peşinde olsa bile bulmaz. Bu imli ve çelişik iki yüzlülük doğurgan bir korku olarak hala yavrulamayı sürdürüyor. Siyaset, kültür ve gündelik hayatın sepeti bu bakımdan çok zengin. Martin Stokes’in çalışması, dipnotlarından yola çıkılarak da okunmayı hak ediyor hem. Hatta kitabın zihni daha çok burada çalışıyor. ‘Modern mahrem’ ile ‘kültürel mahrem’ sık sık iç içe geçiyor çünkü. Toplum ve bilgi burada sipere çekiliyor.
Örnek yurttaş, kurnaz yurttaşlık bilinci ve diva yurttaş gibi temel tanımlamaların, kavramsallaştırmaların yanında sıklıkla popüler kültür,toplum mühendisliği, yerlilik, köylülük,laiklik, İslamcılık gibi bitmeyen kavramlarla da yoğuruyor Stokes çalışmasını. ‘Örnek yurttaş’, ‘kurnaz yurttaşlık bilinci’ ve ‘diva yurttaş’ nitelemelerinin her bakımdan açımlamaya uygun olduğunu söylemeliyim. Zeki Müren , Orhan Gencebay ve Sezen Aksu’nun omuzlarına yüklenen toplumsallık, başka bir açıdan parodik içkinlikler taşır. Zeki Müren’in ustalıkla sıvanan cinsel kimliği ve bu kitaptan öğrendiğimiz milyonları bulan çimento hisseleri, Orhan Gencebay’ın borsaya ve paraya duyduğu içlenimin en son bir inşaat reklamında gün yüzüne çıkması da çarpıcıdır. Kitleyi temsil ederken kitle tarafından parodik biçimde teslim alınmak da işin başka cephesidir. Sermaye ve popüler kültür aktörlerinin, toplumun uyuyan bir ateş topu gibi saklaması…
Bir bakımdan da, Mukadder’in mektubu sıklıkla karşıma çıktı kitap boyunca. Kırk yıl öncesinin çıkış arayan, yardım talebinde bulunan Mukadder’i şimdi çoktan Zeki Müren, Orhan Gencebay ve Sezen Aksu trendinin ötesinde iktidar olmanın kemiğini buldu. Şimdi sıra diğer Mukadder’lerde ve yeni müzik süreçlerinde! Siyasetin eli bütün gelişmelere rağmen hâlâ enselerde çünkü.

Aşk Cumhurİyetİ
Martin Stokes
Koç Üniversitesi Yayınları
Çeviren: Hira Doğrul
2012, 294 sayfa, 25 TL