Resimli cinayet romanı

Resimli cinayet romanı
Resimli cinayet romanı
'Korku Anatomisi', katil kim oyunlarıyla büyümüş CSI dizileriyle serpilmiş olanlar için keyifli bir roman
Haber: BURCU ARMAN - burcu@beyazkadincataldilli.com / Arşivi

Bir kısım dikkat dağınıklığından olsa gerek; ben hiç çizgi roman okuyamadım. Bu yüzden bunun ayrı bir algı olduğunu kabul etmişimdir. Zira ne zaman okumaya teşebbüs etsem bir gözüm diyalogları okurken diğeri resimleri takip etmekten bitap düşüp durunca bizdeki fazla muhabbet tez ayrılık getirdi. Bu yüzden Jonathan Santlofer’ın çizimlerle dolu ‘Korku Anatomisi’ni elime ilk aldığımda epey bir tereddüt ettim, yalan değil. Ama bu çizgi roman değil çizimli roman değişik bir macera... Boston Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü mezunu bir sanatçı beş yıl boyunca biriktirdiği resimlerinden bir sergi açar. Ancak bir yangın, hayallerini ve resimlerini kül edip geçer. Roman değil ama yazarı Santlofer’ın yazarlık merakı işte böyle başlamış. Kitabın en keyifli bölümünü oluşturan eskizleri de yanan resimlere borçluyuz (dikkatimi epey toplamam gerekti ki bu tamamen benim sorunum). Kitap her ne kadar polisiye olsa da bu tarz romanlardan çok katil kim oyunlarıyla büyümüş CSI dizileriyle serpilmiş olanlar için bu keyifli.
Yaşadığınız belki de en büyük travmanın ardından birinin gelip bunu yapan adamı tarif etmenizi istemesi kabus bir duygu olsa gerek. Ne kadar önemli olursa olsun o insanın, hatta o anın gözünüzün önüne gelmesini istemezsiniz kuşkusuz. Ama kahramanımız Nathan Rodrigez’in mesleği bunu gerektiriyor. Kendisi de eski polis olan Rodrigez, katillerin ve tecavüzcülerin peşine silahıyla değil kalemiyle düşmeye karar vermiş. Hem çizime karşı olan müthiş kabiliyeti hem de kendisinin bile çözemediği algılama yeteneğiyle çıkıyor karşımıza. Söz konusu işlediği cinayetin mağdurlarını fiyakalı bir şekilde resmedip üzerine bırakan bir katil olunca Rodrigez’e epey düşüyor. Bir diğer kahramanımız Cinayet Masası dedektifi Terri Russo, Rodrigez’den yardım alırken onun bir türlü kurtulamadığı geçmişiyle de yüzleşmesini sağlıyor farkında olmadan. Soruşturma , Cinayet Masası ve FBI arasında gidip gelirken (bir olay sahası klasiği) Russo hem yerini hem de daha önce zedelenmiş itibarını düzeltme peşinde.
Olay peşi sıra çıkan eskizli cinayetler ve ip uçları arasında dönüp dururken, anne tarafından Yahudi, baba tarafından Meksika asıllı bir Amerikalı olan Rodrigez o zamana kadar inkar ettiği hislerin peşinde koşuyor. Kendini çıkmaz sokakta bulan her insan oğlunun yapabileceği gibi o da bir inancın peşinden gitmeye başlıyor. Büyükannesinin dininin yani Güney Amerika’ya özgü bir inanış olan Santeria’nın… Hikâye boyunca bu inanışın özelliklerini parça parça aktarıyor Santlofer. Fakat bu arada cümlelerini çoğu zaman İspanyolca kurmayı tercih eden büyükanne (ki onu daha çok İspanyolca’daki anlamı abuela olarak tanıyacaksınız) sayesinde kitabı bitirdiğinizde hatırı sayılır İspanyolca kalıplar öğrenebilirsiniz. Ama abuela’nın torunu üzerindeki asıl etkisi, dili özümsemekten çok zihninde gördüklerini daha iyi tahlil edebilmesini sağlamak olacak. 

Eskizlerin rehberliğinde
Rodrigez’in Russo’yla birlikte peşinde koştuğu her cinayeti Santlofer bazen katilin bazen de Rodrigez’in kaleminden yansıtıyor sayfalara. Diyaloglarda geçen, ‘yumuşak’ ya da ‘keskin çizimlerle’ neyin kastedildiğine onun eskizleri rehberlik ediyor. Ya da sağ elini kullanan bir ressamın nasıl anlaşılabileceği. Polisiye okumak, gerçekçiliğine de bağlı olarak ürpertir insanı. Ama bu çizimler olayı daha gerçekçi kılarak belki de hikâyenin bir adım önüne geçiyor. Bunu ötesinde görsel duyuların uyarılması yazar için çizimin durduğu yerlerde karakterleri Angelina Jolie ya da Leonardo di Caprio gibi ünlülere benzeterek kendi robot resminizi çizmenizi sağlıyor.
Mesleğini anlatırken Rodrigez “ Kötü değildi. Tam olarak büyük S harfiyle yazılan sanat da sayılmazdı. Bilim de değildi. Benim gibiydi ne tam polis ne tam ressam. Daha ziyade bu ikisinin çevresinde dolanıyor gibiydim” diye anlatıyor sevdiği mesleğini. Aslında bu ‘Korkunun Anatomisi’ için de geçerli olabilecek bir cümle. Romanla çizim arasında bir yerlerde; ölümüne etkileyici bir polisiyeden çok, farklı bir pencereden baktıran ama keyfili bir tecrübe.

Korkunun Anatomİsİ
Jonathan Santlofer
Çeviren: İnci Katırcı
İthaki Yayınları
2011, 375 sayfa, 22 TL.