Savaşa doğru gidiyor dünya

Savaşa doğru gidiyor dünya
Savaşa doğru gidiyor dünya
Küresel ekonomik bunalımın savaş tehlikesi doğurduğuna işaret eden Alpaslan Işıklı, 3. Dünya Savaşı ihtimalinin uzak olmadığını vurguluyor
Haber: BARIŞ DOSTER / Arşivi

Prof. Dr. Alpaslan Işıklı kamuoyunun, özellikle de solcu, devrimci, Cumhuriyetçi, Atatürkçü kamuoyunun yakından tanıdığı bir bilim insanı. Uğur Mumcu’nun sık kullandığı deyimle ‘fikri müstakim’ bir aydın. Mektebi Mülkiye’deki asistanlığından başlayarak emekli olduğu güne dek hem fakültenin en seçkin bilim insanları arasında yer almış hem de emeğin, eşitliğin, aydınlanmanın, bağımsızlığın yanında olmuş bir yurtsever. Eserleriyle soyadı gibi ışık saçarken, örgütlü siyasal mücadelede de hep ön safta, en ön sırada yürümüş. Mülkiyeliler Birliği’nde, Tüm Öğretim Elemanları Derneği’nde, Atatürkçü Düşünce Derneği’nde ve diğer demokratik kitle örgütlerinde en üst düzeyde görev almış. Ve Alpaslan Hoca bir kez daha kendisine yakışanı yapmış ve neoliberal dalganın bir yandan postmodernizm ve yeni muhafazakârlıkla, bir yandan da etnik, dinsel, mezhepsel bağnazlıkla birlikte saldırıya geçtiği bir dönemde, yeni bir kitap çıkarmış: ‘Neoliberalizm ve 3. Dünya Savaşı’. 

Ulusal tavır ve sınıfsal bakış
Işıklı, eserinde kavramları yerli yerine oturturken, siyasal iktisada vakıf bir bilim insanı olarak sorunlara bütüncül bakıyor. Gelişmelerin arasındaki bağı kuruyor. Bunu yaparken de en karışık konuları bile basitçe anlatıyor, rahat okunuyor. Mesela, küreselleşme ve karşı devrim arasındaki ilişkiyi kurarken, sosyal devletin tasfiyesini, Atatürk ’ün halkçılık ilkesinin unutturulmasını, solun içinin boşaltılmasını, emperyalist merkezlerde üretilen sivil toplumcu tezleri gündeme getiriyor. Yer yer fıkralarla bezediği çalışmasında, “piyasanın her şeyi halledeceği esası üzerine kurulan liberalizmin Darwin’i kendisine dayanak yaptığına” işaret ediyor. Küreselleşmenin ideolojisi olan neoliberalizmin iktisadi, siyasi, ideolojik, toplumsal, kültürel anlamda otopsisini yapıyor. Türkiye’nin 12 Eylül 1980 darbesiyle yaşadığı bunalımı anımsatıyor. Küresel ekonomik bunalımın savaş tehlikesi doğurduğuna işaret eden Işıklı, 3. Dünya Savaşı ihtimalinin uzak olmadığını vurguluyor ve “Gelecekle ilgili tüm senaryolarda Türkiye’nin kelimenin tam anlamıyla topun ağzında göründüğünü, Türkiye’yi Suriye ve İran’la çatışmaya sürüklemeye yönelik planların su yüzüne çıktığını” söylüyor.
Sosyal devletin öncesine, doğuşuna ve tahtından indirilmesine değinen Işıklı, devletin küçültülmesinin demokrasiyi de zayıflattığının altını çiziyor. “Her arzın kendi talebini yarattığına dair liberal dogma, kumarhane kapitalizmi evresinde tümüyle çürümüştür. Herhangi bir yatırım olmadan, spekülatif yollarla sağlanan kazançların talep yaratması elbette ki beklenemez” diyen Işıklı, sömürünün küreselleştiğini vurguluyor. Emeğin sorunlarını anlatırken, ‘yerelleşme’, ‘yönetişim’, ‘reform’ adları altında sosyal devletin kazanımlarının nasıl boğulduğunu somut örneklerle sıralıyor. Türkiye’nin yıllardır bir numaralı gündem maddesi olan ‘Kürt Sorunu’na da sınıfsal açıdan bakıyor. Bölünme yanlısı güçlerin emperyalizmin maşası olduğunu, meselenin uluslararasılaşmasını sağlayanların Türkiye’ye büyük kötülük yaptıklarını anlatıyor.
Işıklı, kitabının son bölümünü de neoliberalizm, sosyal demokrasi ve CHP ’ye ilişkin ideolojik tartışmalara ayırıyor. Üzerinde önemle durulması ve tartışılması gereken çok önemli bir saptama yaparak CHP’nin ideolojisinin tarihsel ve ideolojik olarak sosyal demokrasiyle örtüşmediğini anımsatıyor. Savaş ve devrimle kurulmuş bir ülkede doğan CHP’nin, mazlum milletlerin, ezilen dünyanın yanında olması gerektiğini savunan Işıklı, sosyal demokrasinin ise türdeş olmadığını, gelişmiş sanayi ülkelerinde başarıya ulaştığını ve hızla kapitalizmin yedek lastiği haline geldiğini belirtiyor.
Işıklı, ‘Neoliberalizm ve 3. Dünya Savaşı’ adlı yeni eserinde güncel tartışmalara değinirken, tarihsel gerçekliğe dikkat çekiyor. Bunu da sınıf gözlüğüyle, ulusalcı ve devrimci bir bakışla yapıyor.

Neoliberalizm ve 3. Dünya Savaşı
Alpaslan Işıklı
Kırmızı Kedi Yayınevi
2011, 280 sayfa, 19 TL.