Sherlock Holmes nasıl yaratıldı?

Sherlock Holmes nasıl yaratıldı?
Sherlock Holmes nasıl yaratıldı?
'The Narrative of John Smith', Sherlock Holmes'ün nasıl yaratıldığına dair ipuçları içeriyor
Haber: ZEYNEP HEYZEN ATEŞ - heyzen@mail.org / Arşivi

Sherlock Holmes’ün yaratıcısı Sir Arthur Conan Doyle’un hiç yayınlanmamış bir romanının –ilk romanının- keşfedildiğini yine bu köşede duyurmuştuk. İşte o roman çıktı. Şimdilik sadece Independent’ın gördüğü yapıt, gazetenin haberine göre “Sherlock Holmes’ün nasıl yaratıldığına dair ipuçları içeriyor.” Yazılışından 128 yıl sonra okuyucularla buluşacak olan ve yazarın 1883-1884 yılları arasında yazdığı ‘The Narrative of John Smith’ (John Smith’in Hikâyesi), 50 yaşında rahatsızlanan ve bir hafta boyunca evindeki kanepeye mahkûm olan bir adamın aklından geçenlerden oluşuyor. Conan Doyle o dönemde 23 yaşında bir doktordu ve babası alkolik olduğu için annesine ve on yaşındaki kardeşine o bakıyordu. Hikâye yazmaya başlamasının en önemli nedeniyse dergilerden gelen teliflere ihtiyaç duymasıydı. (Ama öyküleri o kadar iyiydi ki onun aslında Robert Louis Stevenson olduğu yönünde dedikodular çıkmıştı.) Bunun üzerine ilk romanını yazmayı denemeye karar verdi.
BBC ise belki de roman sadece Independent’dakilere okutulduğu için biraz soğuk davranıyor ve haliyle yapıtın içeriğinden çok yazılma, kaybolma ve bulunma hikâyesine yer veriyor. Rivayete göre Conan Doyle, tamamladığında romanı bir yayıncıya yolluyor ama roman postada kayboluyor. Sonra Doyle aynı romanı ezberden bir kere daha yazıyor, birkaç kere elden geçiriyor ama bir daha hiçbir yayıncıya yollamıyor. Üstelik defalarca, roman birgün bulunup yayımlanacak olsa çok utanacağını dile getiriyor. (İlk romanları hakkında böyle hisseden pek çok yazar vardır tahminimce.) Ama akademisyenler elbette farklı düşünüyor ve bu erken dönem yapıtının ‘yazarın zihninin nasıl işlediğine ışık tuttuğunu’ belirtiyorlar. 2004’te 1 milyon dolara defterleri satın aldığından beri arşivin resmi sahibi olan British Library, romanın yazılı olduğu dört not defterini ve oyuncu Robert Lindsay tarafından okunan sesli kitap versiyonunu 5 Ocak’a kadar sergileyecek.


İsveç Akademisi’nin değerli mensupları…
The Millions isimli dergide ilginç bir açık mektup yayımlandı. Michael Bourne’un kaleme aldığı mektup İsveç Akademisi’ni Nobel’i ölmeden önce Philip Roth’a vermeye davet ediyor. Şöyle diyor Bourne: “Tesadüfe bakın ki tam da bu hafta Library of America, Roth’un Amerika Üçlemesini bastı, okumadıysanız bir tane alıp size yollayabilirim.” İyi ama Roth, Nobel’i alabilir mi? Bu yıl gerçekten de herkesin konuştuğu gibi Amerika’nın yılı olabilir mi? Ladbrokes bahis şirketine göre zor. Yıllardır Nobel listelerinde olan Amerikalı yazarlara bakıyoruz: DeLillo, Oates, Pynchon, McCarthy. Belki Pynchon alabilir, diğerlerine pek ihtimal verilmiyor. 2011 yılının favorisi yıllardır listenin üst sıralarında yer alan ve bu yıl Goethe ödülüne layık bulunan Suriyeli şair Adonis, The Guardian ‘Nobel’in Favorisi Adonis’in’ diye başlık bile atmış. İkinci sıradaysa 80 yaşındaki İsveçli yazar ve şair Tomas Tranströmer var. Üç numara ABD ’li Thomas Pynchon. Macar yazar Peter Nadas, Ekim ayında 1Q84 adlı romanının İngilizce çevirisinin yayınlanmasıyla gündeme oturan Japon yazar Murakami ve Hintli yazar K. Satchidanandan da listedeki güçlü isimlerden. Bahse girecekseniz Bob Dylan’a oynayın derim, Akademi’nin sağı solu belli olmuyor, bir Amerikalıya verelim diyerek ona da verebilirler; en azından kazanırsa köşeyi dönmüş olursunuz. (1’e 100 veriyor.) Bir dip not: Nobel Edebiyat ödülü “Ekim ayında bir Perşembe günü” açıklanıyor. Bu, bazen ilk, bazen ikinci Perşembe oluyor. (Coetzee ikinci Perşembe açıklanmıştı.) Yani siz bu yazıyı okuduğunuzda ödülü kimin kazandığını öğrenmiş olabiliriz.