Sinemamıza 'aralanan' kapılar

Sinemamıza 'aralanan' kapılar
Sinemamıza 'aralanan' kapılar

Kitap adını, Zeki Demirkubuz un meşhur aralık kapı imgesinden değil, Hayat Var daki bir Orhan Gencebay şarkısından alıyor...

Umut Tümay Arslan'ın hazırladığı, 19 yazarın 'yeni' Türkiye sineması üzerine denemelerinden oluşan 'Bir Kapıdan Gireceksin', bu alandaki rüzgârı arkasına alan kitaplardan biri
Haber: MURAT ÖZER / Arşivi

Türkiye sinemasının raflara yerleşmesini sağlayan kitaplarda geriye dönüp baktığımızda ‘doyurucu’ bir toplamdan söz etmek mümkün değilken, ‘yeni’ Türkiye sineması hakkında yazılmış kitaplarda bir ‘patlama’dan bahsedebiliriz rahatlıkla. Bunda, yakın dönem sinemamızın ‘kimlik’ arayışının rolü büyük tabii. Nuri Bilge Ceylan, Semih Kaplanoğlu, Reha Erdem, Derviş Zaim, Zeki Demirkubuz, Yeşim Ustaoğlu gibi artık ‘orta kuşak’ diyebileceğimiz yönetmenlerimizin yanına tek tük de olsa yeni isimlerin ekleniyor oluşu da önemli pay sahibi. Bu duruma, ‘sinemayı yazanlar’ın sayısının hızla artması, ‘sinema yazarlığı’ kurumunun geçmişle kıyaslanamayacak oranda ‘muteber’ olması da eklenince, günümüzde bu alandaki kitapları sıkça görme fırsatı yakalıyoruz. Tabii ki çevirilerden bahsetmiyoruz; ‘özgün’ fikirlerin sayfalara yansıdığı, bizden kalemlerin cümlelerinden oluşan kitaplar bunlar.
Elimizdeki kitap da bu zenginliğin göstergelerinden biri olarak raflardaki yerini almış durumda... Umut Tümay Arslan’ın hazırladığı, alt başlığı Türkiye Sineması Üzerine Denemeler olan ‘Bir Kapıdan Gireceksin’, Türkiye sinemasının son dönemlerine ışık tutma, bu sinemayı deşifre etme çabasındaki 19 denemeyi bir araya getiriyor. Arslan’ın da denemelerden birine imzasını koyduğu kitapta yazılarını okuduğumuz diğer isimlerse şöyle: Yeşim Tabak, Bülent Diken, Meltem Gürle, Barış Engin Aksoy, Asuman Suner, Mithat Sancar, Fırat Yücel, Fatih Özgüven, Boğaç Ergene, Nejat Ulusay, Karin Karakaşlı, Feride Çiçekoğlu, Nazan Maksudyan, Ebru Çiğdem Thwaites, Mesut Yeğen, Meltem Ahıska, Özlem Köksal ve Sema Kaygusuz...
Umut Tümay Arslan, beş ana başlıkta topladığı bu 19 yazıyla Türkiye sinemasının anlatım geleneklerinin nasıl hızla değiştiğini, anlatılanların insana dokunan noktalara taşındığını, sinemacıların kendilerine bir ‘rota’ çizmeye başladıklarını; kısacası bir ‘kimlik’ oluşturma aşamasına geldiklerini gösteriyor bizlere. Adını, Fırat Yücel’in kitaptaki yazısının başlığından alan (o da Reha Erdem’in ‘ Hayat Var’ındaki meşhur Orhan Gencebay şarkısından almış) ‘Bir Kapıdan Gireceksin’, yazarların kendi bakış açılarıyla ‘farklı’ okumalar barındırıyor bünyesinde. Beş ana başlık, kitabı belli bir düzen içine sokuyor, dağılmasına imkân tanımıyor. Doğru bir sıralamayla yoluna devam eden kitapta Derviş Zaim ve Yeşim Ustaoğlu sinemalarına (ya da filmlerine) dair bir deneme okuyamıyor oluşumuz bir eksiklik. Keza ‘popüler sinema’yla fazla irtibat kurulmuyor olması da öyle. Fatih Özgüven, ‘Tombulların Belirişi’ başlıklı yazısında ‘Recep İvedik’ler özelinde bu sinemanın yükselen alışkanlıklarından birini deşife ediyor gerçi, ama bunun yeterli bir değiniş olmadığı da açık. Barış Engin Aksoy’un ‘Sebebi Çok, Bir Sebebi Yok...’ başlıklı yazısı da popüler kulvarın benimsediği ‘imkânsız aşk’ formülüne, ‘Vesikalı Yarim’le ‘Issız Adam’ (biraz da ‘İncir Reçeli’) karşılaştırması yaparak bakıyor, buradan derli toplu, ikna edici bir sonuç çıkarıyor.
19 yazarın, filmler özelinde zaman zaman kesiştikleri kitapta, Seren Yüce imzalı ‘Çoğunluk’un üç yazının öznesi olması şaşırtıcı değil aslında. Gösterime girdiğinde epeyce tartışılan, barındırdıklarıyla farklı okumaların kapısını açan, kazıdıkça başka katmanlara ulaşılan bu film, Karin Karakaşlı, Ebru Çiğdem Thwaites ve Meltem Ahıska’nın yazılarında yeniden irdeleniyor, anlamlandırılıyor. Şaşırtıcı olan, genellikle ‘çok yakın dönem’ filmlerden yola çıkan yazılardan oluşan ‘Bir Kapıdan Gireceksin’deki iki denemenin, Ümit Ünal’ın ilk filmi ‘9’ üzerine olması. Mithat Sancar ve Özlem Köksal, günümüz Türkiye sineması için ‘ilham verici’ bir çalışma olan ‘9’a dair önemli saptamalarda bulunuyorlar. Sancar’ın yazısı, filme daha geniş ve çoklu bir perspektiften bakarken, Köksal’da bu durum daha ‘içe dönük’ bir görünüm arz ediyor. İki yazının birbirlerini tamamladıklarını da söylemek mümkün. 

İki filmiyle Reha Erdem
Şimdilerde bize ‘iki film birden’ sunmak için çabalayan sevdiceğimiz Reha Erdem’se, bu kitapta iki SİYAD (Sinema Yazarları Darneği) üyesinin makaleleriyle taçlandırılıyor. Yeşim Tabak, kitabın açılış makalesinde, ‘Kosmos’ta Sermet Yeşil’in mükemmelen canlandırdığı karakter üzerinden bir okuma gerçekleştiriyor. Fırat Yücel ise, ‘Hayat Var’ın ‘çocuk’ üzerine söylediklerine yöneltiyor ilgisini, buradan etkili bir saptamayla çıkmayı başarıyor... Asuman Suner’in ‘anne’ üzerinden deşifre ettiği Semih Kaplanoğlu’nun ‘Yusuf üçlemesi’ne dair yazısı ya da Umut Tümay Arslan’ın ‘labirent’ üzerine inşa ettiği ‘Bir Zamanlar Anadolu’da’ makalesi de boşlukları iyi dolduran metinler olarak dikkat çekiyor.
Bülent Diken’in sinemamızın bolca tartışılan filmlerinden ‘Takva’yı ‘komünizm’ penceresinden değerlendirdiği yazısı; Meltem Gürle’nin Zeki Demirkubuz filmleri ‘Masumiyet’ ve ‘Kader’i tek kalemde ele aldığı denemesi; Boğaç Ergene’nin ‘Kurtlar Vadisi’ ve ‘Maskeli Beşler’ serilerinin ‘Irak’ halkalarını Türk insanının ‘Doğu’ya bakışındaki ‘standart’ı ortaya koyarak yaklaştığı makalesi; Nejat Ulusay’ın ‘Duvara Karşı’ (Gegen die Wand) ve ‘Lola ve Bilidikid’den yansıyanlarla ‘göçmen’ olgusunu öne çıkardığı metni; Feride Çiçekoğlu’nun ‘11’e 10 Kala’ya ‘ses ve zaman’ kavramlarını açarak eğildiği yazısı; Nazan Maksudyan’ın üç filmdeki üç ‘yanlış’ (ya da eksik) İstanbul tanımına dair fikirlerini kaleme aldığı çalışması; hepsi de ‘yeni’ sinemamızın sunduğu farklı açılara doğru açılmış (aralanmış diyelim) kapılar olarak dikkat çekiyor kitapta. ‘Bir Kapıdan Gireceksin’de iki yazıyla kendine yer bulan Kazım Öz filmi ‘Fırtına’ (Bahoz) ise, Mesut Yeğen ve Sema Kaygusuz’un metinlerinde ‘kimlik’, ‘dönüşüm’, ‘özgürlük’ kavramlarıyla açıklanırken, kitabın ‘politik film’ kanadını da tek başına temsil etmiş görünüyor.
Bu tür kitaplarda genellikle karşımıza çıkan ‘eksen kayması’ndan yakasını kurtarabilmiş bir çalışma gibi duruyor ‘Bir Kapıdan Gireceksin’. Bu handikaptan kendini korumuş olsa da, daha önce de sözünü ettiğimiz eksikler nedeniyle ‘tamamlanmamış’ bir havası da yok değil. Başka kitaplarda başka yazarlardan (ya da buradaki yazarlardan) okuyacağımız metinlerle bu eksikliğin de giderileceğini umuyoruz. ‘Yeni Türkiye sineması’ kitapları hız kesecek gibi görünmüyor ne de olsa...

BİR KAPIDAN GİRECEKSİN
Hazırlayan: Umut Tümay Arslan
Metis Yayınları
2012, 272 sayfa
20 TL.