Sokaklara bakmalı, sokaklara

Sokaklara bakmalı, sokaklara
Sokaklara bakmalı, sokaklara

Fotoğraf: Renee Jacques

Clive Scott'un bu naif çalışması sokak fotoğrafçısı olmak isteyenlere önemli ipuçları veriyor. Kitap, kentin fotoğrafçılığın bu türüne katkıda bulunabilmesi için önemli bilgiler de veriyor
Haber: CİHAN ERKEN / Arşivi

Sokak fotoğrafçılığı, dünyada ve ülkemizde Cartier-Bresson, Brassai, Doisneau gibi isimlerle herkese tanıdık olan, fotoğrafik türler arasında en yaygın olan ve belki de en çok sevileni. Bununla birlikte sokak fotoğrafçılığı tam olarak nedir? Konularını hangi bakış açısıyla ortaya koyar ve bu bakış açısı belgesel fotoğrafçılıktan nasıl farklılık gösterir? Atget, Kertesz, Bovis, Rene-Jacques, Brassai, Doisneau, Cartier-Bresson ve daha birçoğuna baktığımızda zarif bir şekilde yazılmış olan ‘Sokak Fotoğrafçılığı’ adlı kitapta iyi bilinen ve çokça kullanılan ilüstrasyon ve bağlantılı çalışmalarla bu alan hakkında tüm ayrıntıları öğrenmek mümkün. Sokak fotoğrafçılığının kökenlerinin izini süren Clive Scott, fotoğrafçı stüdyoyu terk ettiğinde, sokak fotoğrafçısının türün sevilen -satıcılar, aşıklar, girişimciler- konularını yakalarken ve kadrajlarken ona nelerin vesile olduğu sorularını gündeme getiriyor. Bunu yaparken de şiirsel olsa bile türü değil bireyi, sokağın ’gerçekliğini’ değil ‘romantizmi’ni keşfederek sokak fotoğrafçılığını açığa çıkarmaya çalışıyor.
Ülkemizde de bu türün en çok bilinen ve sevilen fotoğrafçılarının başında Cartier-Bresson gelir. Ancak buna karşın Türkiye ’de fotoğrafla ilgili külliyatın son derece az olması fotoğrafın bu türü ve kökenleri hakkındaki bilgimizi de sınırlıyor. Son yıllarda ülkemizde fotoğrafın hem bir sanat dalı olarak, hem profesyonel düzeyde hem de amatör düzeyde büyük bir ivme kazanması üniversitelerde hızla yeni fotoğraf bölümlerinin açılması, fotoğraf galerilerin çoğalması, müzelerin fotoğraf bölümlerine yer vermesi gibi birçok nedenden dolayı fotoğrafın gündelik hayatımızda giderek daha fazla yer alacağının işaretleri olarak görmek mümkün. Bu anlamda elimizdeki bu çeviri ülkemizde sokak fotoğrafçılığının nasıl ele alınması gerektiği ya da bir sokak fotoğrafçılığı tarihi ya da geleneğimiz olup olmadığı, artık nüfusumuzun ağırlıklı kesiminin kentlerde yaşadığı düşünüldüğünde sokak fotoğrafçısının kentle ilişkisini nasıl kuracağı sorularını da sorduruyor.
“Fotoğraf tarihimize baktığımızda, panayırları, lunaparkları, kentlerin ruhunu yansıtan, edebiyata, resime göndermeler yapan fotoğraflar bulmak pek olanaklı değil. Bunun yanında üretilmiş ama açığa çıkamamış birikimler hakkında da fazla bir bilgiye sahip değiliz. Örneğin Orhan Veli’nin ‘ İstanbul ’u dinliyorum gözlerim kapalı’sını ya da sevgililerini anlattığı ‘Tak takıştır/ Sür sürüştür/ İnadına gel/ Piyasa vakti/ Söz olurmuş/ Olsun; /Dostum değil misin?’ dizelerini, Ahmet Muhip Dıranas’ın ‘Fahriye Abla’sını, Vedat Türkali’nin İstanbul şiirindeki ‘Ve bir kuruşa Yenihayat satan/ Tophanenin karanlık sokaklarında/ Koyun koyuna yatan/ Kirli çocuklarınla bekle bizi’ dizelerini, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ‘Beş Şehir’indeki kentlerin ruhunda eski ve yeninin çatışmasını, matine arasında elinde Çamlıca gazozuyla muziplik yapmaya hazırlanan afacanı, kırda gizlice piknik yapan genç sevgilileri de bulmak zor.”
Bu noktada Clive Scott’un bu naif çalışması sokak fotoğrafçısı olma çabası içinde olanlara kentle alışverişi içinde ve kentin fotoğrafçılığın bu türüne katkıda bulunabilmesi için önemli ipuçları, izlekler sunma, kentin tarihsel ve sosyo-kültürel süreçlerini ve kentin yaşantısındaki psiko-dinamik algıyı nasıl ele alması gerektiğini,bunu yaparken kenti biçimlendiren mimari süreçleri,katmanlaşma
ları, yeni ve farklı yaşam biçimlerini algılama konusunda önemli ipuçları veriyor
Sürekli bir ‘geçiş’ ve ‘kaos’ yaşayan kentlerimizin sokak fotoğrafçıları için bir görsel cennet olduğunu söylemek abartı olmasa gerek. Ancak “cenneti” görselleştirirken Kyle Cassidy’nin sokak fotoğrafçısı Richard Bram’a ”egzotik sokaklarda gezmek seni sokak fotoğrafçısı yapmaz, o seni turist yapar” sözünü de unutmamak gerekiyor. O zaman sokaklara yeniden bakmayı deneyerek, kentin içine karışmak, karşılaşmaların, romantizmin, şansın peşinden koşmayı ve beklenmeyeni aramak düşüyor sokak fotoğrafçısına..

SOKAK FOTOĞRAFÇILIĞI
Atget’ten Cartier Bresson’a
Clive Scott
Çeviren: Hüseyin Yılmaz
Espas Sanat Kuram Yayınları
2011, 230 sayfa, 35 TL.