Suyun damla olduğu an

Suyun damla olduğu an
Suyun damla olduğu an
Pınar Selek masal kitabında sincapları yardımcı, kırlangıçları postacı, yılanları sırdaş belleyen iki kardeşi anlatıyor. Birlikte karıncalara, arılara, çiçeklere koşan, koştukça sevgileri büyüyen iki kardeş; Su ve Damla bir araya gelerek bir su damlası oluyor
Haber: REYHAN YILDIZ / Arşivi

Sosyolog Pınar Selek masal kitabı Su Damlası’nı “Masalını kaybeden insan hayallerini de kaybeder” düşüncesiyle yazmış. Hâlâ masallardan güç alan bir kadının kaleminden çıkan kitapta, kitaba adını veren Su Damlası’nın yanı sıra iki masal daha var; Denizkızı ile Balıkçı ve Karganın Sırrı.
İlk masal henüz okula başlamamış Damla ile, zor durumdakilere yardımcı olabilmek için peri olmak isteyen ablası Su’nun öyküsü. Düşlerinde ‘Gece Saçlı Peri’ olarak yaşadığını, bütün canlılarla dost olduğunu hayal eden Su, önceleri bunları gerçekmişçesine kardeşine anlatıyor. Sincapları yardımcısı, kırlangıçları postacısı, yılanları sırdaşı belleyen Su’nun barış ve kardeşlikten, emekten yana tavrı yaşadığı her macerada kendini hissettiriyor. Bizim esmer, kıvırcık saçlı ve de şişman perimiz, yardım ettiği ilk varlık olan ve Ona ‘Gece Saçlı Peri’ adını veren yaşlı işçiye, iyilik perilerinin bizim sandığımız gibi öyle tek bir kalıptan çıkmadığını da gösteriyor.
Su’nun yani ‘Gece Saçlı Peri’nin bir diğer özelliği de mücadeleci olması. Dünyadaki kötülüklerle, haksızlıklarla mücadele ederken kullandığı tek enstrüman ise yüreğinden taşan yaşama-yaşatma sevgisi ve inancı. Varlıklı ailesinin, onu ‘korumak’ için arkadaşlarıyla sokakta oynamasına izin vermediği, bu yüzden küsüp kendini odaya kapatan Zehra’yı kanatlarına alıp şehri gezdirirken ona “Her yerde savaş var. İnsanlar para için birbirlerini kırıyorlar. Sen hep iyilikten yana ol, kimseyi öldürme” diyor ve ekliyor; “Bundan sonra da annen-baban dışarı çıkmana izin vermezlerse onlara küsüp odana kapanma. Mücadele et, ikna et büyüklerini ve dışarı çık. İnsanlara, martılara, kedilere bak, dokun onlara... Hayat oyuncaklardan daha zengin... Onu iyi öğrenmeye bak ve kendine güven. Sen güçlü bir çocuksun.”

Barışın ve özgürlüğün önemi
Annesinin hayallerini kardeşine gerçekmiş gibi anlatmamasını istemesinden sonra kanatlı bir peri olmadığını kabullenen kahramanımız hikâyenin sonunda kanatları olmasa da aklını kullanarak birçok canlıya yardım edebileceğine karar veriyor ve kardeşini de kendisi gibi kanatsız bir peri olmaya, insanların mutluluğu için çalışmaya ikna ediyor. Birlikte karıncalara, arılara, çiçeklere, insanlara koşan, koştukça sevgileri büyüyen iki kardeş; Su ve Damla bir araya gelerek bir su damlası oluyor, susuz insanların ağızlarına damlamak için...
Denizkızı ile Balıkçı’da, yoksulların yardımcısı, kendi halindeki bir balıkçıyla bir gece denizde karşılaştığı denizkızının sabırla, sevgiyle, emekle şekillenen, masal gibi başlayıp masal gibi süren aşkları konu ediliyor. Çocukların türlü eziyet ettikten sonra bıraktıkları, yolunmuş tüylerinden utanan ve bir daha uçamayacağını düşünerek hayata küsen Küçük Gaga’nın tekrar uçmaya başlamasını anlatan masalın adı da Karganın Sırrı.
Günümüzde, iletişim araçlarının çoğu zaman ‘bilgi’ adı altında tüketime yönelik reklam bombardımanına maruz kalan çocukların saf ve temiz çocuk dünyalarını korumaları kolay değil. Pınar Selek’in aydınlık dünyasından süzülen Su Damlası çocuklara hayatın, sevginin, yardımlaşmanın, dostluğun, barışın, özgürlüğün değerini anlatıyor. İlköğretim çağındaki çocuklar, ‘masalsız kalmasın dünya’ diyenler için.

SU DAMLASI
Pınar Selek
Özyürek Yayınevi
2008
56 sayfa, 3 TL.