Tek ayaklı cumhuriyet

Metin Sever, 12 Eylül Darbesi'ni ve sonrasında darbenin yarattığı yıkımı ele alıyor. Bunun yanında Kürt meselesinden türban sorununa, CHP'den insan haklarına uzanan sorunlar üzerine eğiliyor
Haber: RAYE ASKIN / Arşivi

Türkiye ’nin geçmişine ve bugününe bakıldığında, demokrasi ve insan hakları anlamında başarılı bir karneye sahip olduğunu söylemekte zorlanıyoruz. Kürt, Ermeni ve türban sorunu başta olmak üzere demokrasi kalitesini sınayan testlerin hemen hepsinde telafisi zor olan hatalar yapıldığını gözlemliyoruz. Yakın tarihimiz, silinmesi zor lekeler taşıyor üzerinde. Gazeteci yazar Metin Sever de ‘Devlet Dersinden Çakıyoruz Abiler’ kitabında vicdanı ve sağduyusuyla bu lekelerin izini sürüyor.
Metin Sever 2008 – 2010 yılları arasında Sabah gazetesinin Pazar ekinde Darbeder başlığı altında yazdığı denemeleri topluyor kitabında. Adından da anlaşılacağı üzere kitap öncelikli olarak 12 Eylül Darbesi’ni ve sonrasında darbenin yarattığı yıkımı ele alıyor. Bunun yanında Kürt meselesinden türban sorununa, CHP ’den insan haklarına, askeri vesayetten kadın erkek ilişkilerine uzanan geniş yelpazedeki sorunlar üzerine eğiliyor.
Kitap; 12 Eylül yazıları, Kürt sorunu, Cumhuriyet yazıları, Hayat Üstüne, Medya Üstüne, Türkiye Portreleri, Baykal ve CHP ve Sol Üzerine Yazılar başlıkları altında yedi bölümden oluşuyor. Denemelerinde Sever, anlatımını çarpıcı metaforlarla güçlendiriyor. İlk bölümde darbeyi ve darbe sonrası dönemde toplumun tecrübe ettiği acıları, felaketleri mizahi bir dille anlatıyor. Darbe sonrasında toplumun büyük bir ‘tezgâhtan’ geçtiğini vurgulayan yazar, insanların yanı başlarında evlatlarını öldürüp, işkence tezgâhından geçiren entrikayla baş edememenin, hatta onaylamanın utancını ve öfkesini başkalarının entrikalarıyla gidermeye çalıştığını söylüyor. Örneğin; halkın o dönemde gerçek katili aramak yerine, çok tutulan televizyon dizisi Dallas’taki ‘Ceyar’ı katil olarak görmesini, toplumsal körleşmenin en büyük kanıtı olarak açıklıyor. “Bombaların, cinayetlerin, katliamların ardı arkası kesilmiyor ve biz de güneş gözlüğü takmış kör bir adam gibi sakinlikle olanları seyrediyoruz.” diye ekliyor. Suikastler ve cinayetler tarihimizin ‘Alman pornosu’nu andırdığını söyleyen yazar, emekli generalleri aşk ve sevgi ilişkisi kuramayan ‘ıssız adamlar’ olarak görüyor.
Bir diğer bölümde Kürt sorununu ele alan yazar, din, dil, ırk ayrımı yapmadan zalimin zulmüne karşı mazlumun yanında olmanın önemini vurguluyor. ‘Protokol insanı’ diye tanımladığı bürokrasi içindeki etkin ve yetkili, devletin bir parçası olmaktan onurlu ve gururlu, kendini devlet gibi hisseden bürokratları topa tutuyor. Hükümetin bir devlet politikası olarak Kürt açılımını tartıştığı ortamda, Edip Cansever’in tabiriyle “Bekçi Murtaza”ların hâlâ Kürtçe şarkıya tahammül edememesinden yakınıyor. 

Tahammülümüz var mı?
Sever, Türkiye’yi, İzmir’de Kürtlerin konvoyuna saldıranların yer aldığı fotoğrafa bakarak “tek ayaklı cumhuriyet” olarak betimliyor; “demokrasiden cezaya kalmış”, tek başına sadece içi boş bir “cumhuriyet” kavramı üzerinde yükselen bir devlet. Ece Ayhan’ın dediği gibi demokrasi “karaşın”dır diyor Sever. İzmir’in uygar, çağdaş, modern kimliğinin gerçek olmadığını, şehrin yapay sarışın bir kadına benzediğini vurguluyor. “Dipleri siyah sonrası sapsarı” saçları olan İzmirlinin, “karaşınlara” tahammülünün olmamasını eleştiriyor. Sever yazılarında sıkça sevdiği edebiyatçıların sözlerine ve şiirlerine yer veriyor. Yazıları, protokol yazıları olmaktan uzak bir yazarın iç konuşmaları, dertleşmesi gibi.
Kitabın dördüncü bölümüne ismini veren İnsanlar İkiye Ayrılır: Kalbi Olanlar ve Olmayanlar yazısı da bu vicdan süzgecinden geçmiş iç konuşmaların belirgin bir örneği. Irkçılığın, otoriterliğin, linç kültürünün fışkırdığı içimizdeki çekirdek devletin, kendimizi aynada dürüstçe görmemizi engellediğini belirtiyor ve ekliyor; “göz her şeyi görmez, gönül gözüyle bakın”. Yazar, kitabın temel sorunsalının demokrasi ve vicdan ile ilgili olduğuna, kalbe ve vicdana seslenmeden sorunları çözemeyeceğimize dikkat çekiyor.

DEVLET DERSİNDEN ÇAKIYORUZ ABİLER
Darbeder Yazılar
Metin Sever
Hayy Kitap
2011
232 sayfa, 14 TL.