Türkçenin ilk gerçek deniz sözlüğü

Türkçenin ilk gerçek deniz sözlüğü
Türkçenin ilk gerçek deniz sözlüğü
Osmanlı deniz subayı Süleyman Nutki'nin pek çok başka kitaba kaynak olan ünlü eseri 'Kamûs-i Bahrî', zenginleştirilerek günümüz Türkçesine çevirildi
Haber: SEZAR ATMACA / Arşivi

19. yüzyılda başlayan iktisadi ve teknolojik gelişmeler, deniz teknolojisinde de önemli değişimlere yol açtı. Yelken donanımlı ahşap teknelerin yerini zırhlı ve buharlı gemiler aldı. Osmanlı donanması ve ticaret filosu, gelişen teknolojiye ayak uydurabilmek için bir taraftan torpidobot/denizaltı/drednot/gambot vb. gibi yeni gemiler satın alıyor, diğer taraftan serbest ticaretin yaygınlaşması/hızlanan taşımacılık/limanlarda artan hacmi gibi gelişmelerin üstesinden gelmeye uğraşıyordu. 19.-20. yüzyıldaki denizcilik teknolojisinin gelişimine/üretimine bir katkımız olmasa da basılan eğitim kitapları/sözlükleri, ihtiyaçları ve gelişmelere ayak uydurabilme çabasını yansıtır. Bunlar arasında; ‘Gemicilik Fenni’ (İsmail Hakkı, 1874); ‘Hand-book of Nautical Terms’ (Gemici Tabirleri, İngilizce, İtalyanca, Fransızca ve Türkçe/ William A.Thompson, 1892); ‘Istılahat-ı Bahriye’ (Denizcilik Terimleri/ Süleyman Nutki, 1905-6; Tıpkı basım, TURMEPA, İstanbul 1995); ‘Kamûs-i Bahrî’ (Süleyman Nutki, 1917); ‘Yeni Gemicilik’ (Ali Haydar Esad/ 6 kitap/1923-25) en başta sayılacak olanlardır. Gemicilik tabirlerini sözlüklerinde açıklayan James Redhouse’un bir sözlüğü de listeye eklenebilir: Türkçe-Osmanlıca-İngilizce Sözlük (1890). 

Kitaplardaki İngiliz etkisi
Bu Osmanlıca kitapların ortak özelliği İngilizler tarafından hazırlanmış/İngilizceden çevrilmiş veya İngilizce kaynaklardan faydalanılarak hazırlanmış olmalarıdır. I. Dünya Savaşı’na kadar Osmanlı ithalat ve ihracatında en büyük payı İngiltere’nin alması, Bahriye’nin ıslahında çalışan İngilizlerin etkisi ve İngiliz denizciliğinin gelişmişliği gibi nedenlerin bu duruma katkısı açıktır. Örneğin Nutki’nin ‘Nutki’nin Denizcilik Terimleri’ (1905-6) Alman gemi mühendisi Kaptan Henry Paasch’ın ‘İllustrated Marine Encyclopedia’ (1890) adlı kitabının 200 sayfalık bir bölümünün bire bir çevirisidir. İlginç bir not: Bu sözlük ‘Resimli Denizcilik Sözlüğü’nde (Münip Baş, Fenerci Yay., 2003) yer alan 68 levha ve bağlı bilgilerin kaynağıdır, ancak bu durum sözlükte belirtilmez...
Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren Bahriye bünyesinde basılan gemicilik eğitim kitapları ve sözlüklerde Osmanlıca kitapların belirgin etkisi görülür. Örneğin ‘Kamûs-i Bahrî’nin izlerini taşıyan Lütfi Gürçay’ın ‘Gemici Dili’ (1943) daha sonra Bahriyece basılan birçok sözlüğe de kaynaklık etmiştir. Osmanlıca denizcilik kitaplarından tıpkıbasımı yapılan Thompson’un (1892) sözlüğü hariç hiçbiri Türkçe’ye çevrilmemiştir. Çoğu Osmanlı Bahriyesi’nin yayını olan ve denizcilik kültürünün sürekliliğini sağlayacak kaynak kitapların Deniz Kuvvetleri Yayınları arasında yer al(a)maması düşündürücüdür. 

Nihayet Latince harflerle
Bu önemli kaynaklardan biri, Osmanlıca denizcilik dilini kayıt altına alan ‘dilimizin ilk gerçek deniz sözlüğü’ Süleyman Nutki tarafından derlenen ‘Kamûs-i Bahrî’ (Deniz Sözlüğü/1917) denizcilik dilinin kaynakları/etimolojisi/sorunları üzerine makaleleri/kitapları olan ve denizcilik kaynaklarını günışığına çıkarmaya çalışan Mustafa Pultar’ın çeviriyazısıyla (Arapça harflerden Latince harflere) nihayet yayımlandı.
Denizcilik kültürünün gelişmesine emeği geçmiş ve sayısız eserleri arasında Deniz Müzesi’nin kuruluşunun da yer aldığı deniz subayı Binbaşı Süleyman Nutki’nin (1853-1924) derlediği eserde yaklaşık 3500 madde yer alıyor. Süleyman Nutki kitapta, “…resmi bir lügatçemiz dahi mevcut olmadığından, yabancı dillerden alınıp, şimdiye kadar kullanılmakta olan uyarlanmış kelimelerin asıl ve türetilenleri de kaybolmuştur,” cümlesiyle sözlüğü hazırlamaktaki amacını açıklıyor ve faydalandığı kaynakları sayıyor. Ancak Nutki’nin, “Nares’in kitabı/Arsur yang /Paş/ Admiral Smis...” gibi okunuşlarıyla belirttiği bu kaynakların yazarları/kitapları/kitapların yayın tarihi hakkında, üstelik çevirmen Mustafa Pultar’ın “İlk Türkçe Denizcilik Sözcükleri” (Doğu Batı sayı, 34/2005) makalesinde konuya ilişkin hayli bilgi varken, önsözde açıklayıcı bilgi verilmemesi önemli bir eksiklik. Nuri Kaptan’ın gemicilik deyimleri 1914’te yayına başlayan Risale-i Mevkute-i Bahriye ( sonra Deniz Mecmuası)dergisinde yayımlandı; adı geçen diğer yazarlar ve kitapları ise şöyle: İsmail Hakkı, ‘Gemicilik Fenni’ (1874), George Strong Nares, ‘Seamanship’ (1862), Arthur Young, ‘Nautical Dictionary’ (1846), H. Paasch, ‘Illustrated Marine Encyclopedia’ (1890), William Henry Smyth, ‘The Sailor’s Word-Book’ (1867), Logvud (?)…
Denizci terimlerinin eski biçimlerini korumaya özen gösteren çeviriyazı ve Pultar’ın eklediği ‘Terimlerin Yeni-Eski Söyleniş Fihristi’ terimlerin geçmişteki kullanımı/dile girişi hakkında değerli ipuçları verdiği gibi, “Bu laşka deyimi de nedir? …Yeni icatlar bulmayalım” türü ahkam kesmelere de referans olacaktır. Kitaptaki dili anlamakta zorluk çekenler için bir de ‘Lugatçe’ eklenmiş ve metinde atıf yapıldığı halde sözlükte yer almayan maddeler ‘Eksik Maddeler’ bölümünde açıklanmış.
Kitabın orijinalinde metin içine serpiştirilmiş olan levhaların sözlüğün sonuna 14 sayfa olarak eklenmesi çeviriyazı olan kitabı orijinalliğinden uzaklaştırdığı gibi levha bilgilerinin ve resimlerinin çoğunda yanlışlıklara da yol açmış. Alt yazılarla resimler uyuşmuyor, ör. kotra resminin altında öksüz kemere (belirtilmemiş ama levha 2’de 8 numara öksüz kemere); brik resminin altında omurga yazıyor; barko resimleri iki kez kullanılmış ve birinin altında (levha 7) brik yazıyor. Uskuna levhası altyazısının “kabasorta ve sübye armalı uskuna”; davlumbaz levhasının altyazısı “yandan çarklı geminin vasat kısmının görünüşü ve davlumbaz”; dümen makinesi levhası altyazısının “yatay ve dikey dümen dolabı” olması daha uygun olurdu. Kemane levhası ters basılmış, orijinal metinde baş bodoslamayı ve devamını gösteren sayfa atlanmış.
Ayrıntı bir dilin zenginliğini yansıtır, dildeki ayrıntıların kaybolması dilin kolayca kirlenmesine ve sıradanlaşmasına yol açar. Bu nedenle denizcilik dilinin/kültürünün korunması, öğrenilmesi, zenginleştirilmesi açısından önemli bir kaynak ‘Kamûs-i Bahrî’. Darısı diğer Osmanlıca denizcilik kitaplarının başına.

DENİZ SÖZLÜĞÜ
Mustafa Pultar
İş Bankası Kültür Yayınları
2011, 388 sayfa, 25 TL