Üç ülkede laiklik

Üç ülkede laiklik
Üç ülkede laiklik
'Pasif ve Dışlayıcı Laiklik', Türkiye'de yeni anayasa yapımı sürecinde yaşanması muhakkak laiklik tartışmalarına olumlu ve entelektüel bir katkı yapabilir
Haber: ŞENER AKTÜRK / Arşivi

İngilizce aslı siyaset bilimi alanında dünyanın en prestijli yayınevi olan Cambridge Üniversitesi yayınları tarafından 2009 yılında yayımlanan, başka ödüllerin yanı sıra Amerikan Siyaset Bilimi Derneği’nin Din ve Siyaset şubesince yılın en iyi doktora tezi seçilen, Ahmet Kuru’nun ‘Pasif ve Dışlayıcı Laiklik: ABD , Fransa ve Türkiye ’ adlı çalışması Türkçeye kazandırıldı. Kitap , Türkçe literatürde laikliğe karşılaştırmalı siyasetin zaviyesinden bakan en iyi kitap olmaya aday.
Kuru, sadece dünyadaki 197 ülkede din ve devlet ilişkilerini sınıflandıran ve dört kategoriden oluşan bir tipoloji ortaya koymakla kalmıyor, değişik ülkelerde neden belli bir din-devlet ilişkisi tipinin kabul edildiğini de yirmiyi aşkın ülkeden verdiği örneklerle açıklıyor. Fakat kitabın asıl konusunu, Fransa ve Türkiye’deki dışlayıcı laiklik ile ABD’deki pasif laikliğin kökenleri ve tarihsel süreç içinde onları ayakta tutan siyasi dinamikler oluşturuyor. Pasif laiklik dinin kamusal alanda görünürlüğüne izin verirken, dışlayıcı laiklik dini kamusal alanın dışına itme amacını güdüyor.
Modernleşmenin belli bir laiklik tipine sebep olmadığı, Türkiye’nin de tek laik Müslüman ülke olmadığı, yirmi laik Müslüman ülkeden sadece biri olduğu gibi iddialarını ikna edici bir şekilde kanıtlayan kitap, laiklik konusunda çoğu entelektüel de dahil kamuoyunca inanılan pekçok klişenin yanlışlığını ortaya koyuyor. Modernleşme tezi dışında, medeniyetçi ve rasyonal tercih yaklaşımlarının da bu üç ülkedeki laiklik politikaları arasındaki farkı açıklamaya yetmediğini gösteriyor. İdeolojiyi çıkarlara indirgeyen, veya ideolojiler öldü tezini savunanlara karşı yazar kitabın başından sonuna her bölümde laiklik tipini belirleyen en önemli etkenin ideoloji olduğunu ikna edici bir şekilde gösteriyor. 

Uzlaşmacılar ve ayrışmacılar
Yazarın temel iddiası, Türkiye ve Fransa’da cumhuriyeti kuran seçkinlerin, yıktıkları rejim (devr-i sabık) monarşi ve dini liderlik arasında bir ittifaka dayandığı için, dine karşı hasmane bir tutum takındıkları ve ‘dışlayıcı laik’ politikaları benimsedikleri. Bu iki ülkede pek dini çeşitlilik olmaması (yada kalmaması) da bu sonucu kolaylaştıran bir etken. Oysa ABD’yi kuran siyasi elit, dini liderlerle ittifak içindeki bir yerel monarşiyle savaşmak zorunda kalmadıkları, ve hiçbir kilise (Anglikan, Püritenler, vs.) tek başına on üç kurucu eyaletin çoğuna egemen olmadığı için, ‘pasif laik’ politikaları benimsediler. ABD’de pasif laiklik istikrarlı ve yerleşmiş bir politika olduğu halde, pasif laikliğin iki değişik yorumunu savunanlar arasında dinamik bir mücadele devam ediyor: Cumhuriyetçilerin temsil ettiği “uzlaşmacılar” ve Demokratların temsil ettiği “ayrışmacılar.” 

Entelektüel bir katkı
Türkiye’de laikliğin yüzde 91’lik bir halk tabanı olduğu halde (diğer yüzde 9 içeriği muğlak bir İslami devlet istiyor), dışlayıcı laikliğin ancak yüzde 20-25 bandında bir tabanı olduğundan halkın üçte ikisinin desteklediği pasif laikliğe geçişin demokratik şartlar devam ettiği sürece bir zaruret olduğunu belirten yazar, 2007’deki cumhurbaşkanlığı seçimleriyle bir kırılma yaşandığını tespit ettikten sonra, “...bu şartlar altında dışlayıcı laikliğin Türkiye’de birkaç yıldan daha uzun süre egemenliğini devam ettiremeyeceği” tahmininde bulunuyor. Kullanılan kaynaklar arasında İngilizce, Fransızca, ve Türkçe yüzlerce dava dosyası, hukuki karar metinleri, meclis tutanakları, parti programları ve benzeri birincil kaynakların yanısıra, kırk bir siyasetçi, bürokrat, dini lider, akademisyen, ve diğer seçkinlerle yapılmış mülakatlar, ve başta bu üç ülke başta olmak üzere detaylı örnekler verilen yirmiyi aşkın ülkeye dair yayımlanmış yüzlerce akademik makale ve kitap bulunuyor. Konusunun oldukça ilginç ve güncel olmasının ötesinde, bu kitap Türkiye’de maalesef çok zayıf olan sistematik karşılaştırmalı siyaset türünün çok güzel bir örneği. ‘Pasif ve Dışlayıcı Laiklik’, bu vasıflarıyla Türkiye’de yeni anayasa yapımı sürecinde yaşanması muhakkak laiklik tartışmalarına olumlu ve entelektüel bir katkı yapabilir.

PASİF VE DIŞLAYICI LAİKLİK
Ahmet Kuru
Çeviren: Eylem Çağdaş Babaoğlu
Bilgi Üniversitesi Yayınları
2011, 318 sayfa, 25 TL.