WikiLeaks'ten bile iyi sızdıranlar var

WikiLeaks, Julian Assange otobiyografisi için Edinburgh merkezli İngiliz yayıncı Canongate ile anlaşma imzaladı
Haber: ZEYNEP HEYZEN ATEŞ - heyzen@mail.org / Arşivi

Her zaman WikiLeaks mi sızdıracak, biraz da onlarla ilgili haber sızsın. Independent gazetesi 22 Aralık günü internette dolaşmaya başlamış olan bir habere sayfalarında yer verdi. Bu habere göre, WikiLeaks’in Julian Assange otobiyografisi için Edinburgh merkezli İngiliz yayıncı Canongate ile anlaşma imzaladı. Kitabın ABD telif hakları ise Random House’a bağlı Knopf tarafından alındı.
Yayınevi, Assange’ın otobiyografinin ilk taslağını mart ayında teslim etmesini bekliyor. Elbette, suçlamalar doğrultusunda yargılanmak üzere İsveç’e gönderilirse bu konuda hayal kırıklığına uğrayabilirler. Anlaşmayla ilgili dedikodular sorulduğunda Canongate yayınevi resmi bir açıklama yapmadı. Ama yayınevinin sahibi Byng Twitter’da şöyle yazdı: “Haber çabuk yayılıyor. Bir İspanyol yüzünden artık her şey ortada.” Byng’in kastettiği İspanyol, Random House’ın İspanyolca bölümü Mondadory’nin başı olan Claudio Lopez’di. Lopez iki hafta önce yine Twitter’da bu haberi takipçileriyle paylaşmıştı. 

Dünyanın en tehlikeli internet sitesi
Anlaşma haberi yayın dünyasında birbirinden farklı tepkilerle karşılandı. Genel görüş, yayınevinin büyük riske girdiği yönünde. Piyasadaki önemli editörlerden Neill Denny, Canongate’in yaptığını büyük bir kumar olarak değerlendirdi: “Assange’ın temize çıkacağını varsaydıkları için büyük bir kumar olduğunu söylüyorum ama harika bir kitap olacağına eminim, ne de olsa son on yılın en büyük gazetecilik maceralarından birinin kahramanının hikâyesi.”
WikiLeaks’tekilerin yayımlayacağı ilk kitap bu olmayacak. Assange’ın yardımcılarından Daniel Domscheit-Bern de anılarını yayımlamak için bir anlaşmaya imza attı: ‘Dünyanın En Tehlikeli İnternet Sitesinde Geçen Günlerim.’ Almanca olan kitap Econ Verlag tarafından 27 Ocak’ta yayımlanacak.
Gelelim böyle bir anlaşmanın yazarına yani Assange’a ne kadar kazandırdığına. Assange, bir röportajda, otobiyografisi için imzaladığı anlaşmanın değerinin bir milyon Sterlin’den yüksek olduğunu açıkladı. Sunday Times’a bu parayı kendini savunmak amacıyla kullanacağını açıklayan Assange, “Bu kitabı yazmak istemiyorum ama yazmak zorundayım,” dedi. “Şimdiden yasal masraflar için 200 bin Sterlin harcadım, kendimi savunmak ve WikiLeaks’in ayakta kalması için paraya ihtiyacım var.”
Avustralyalı Assange’ın Amerikalı yayıncı Alfred Knopf’tan 800 bin dolar ve İngiliz yayıncı Canongate’den 325 bin Sterlin alacağı söylendi. Son bilgi sızdırma olayından bu yana Assange ve WikiLeaks pek çok ekonomik sorunla karşı karşıya kaldı. Visa ve Mastercard gibi kredi kartı şirketleri ve internet para yollama sistemi PayPall, kendileri üzerinden yapılan WikiLeaks’e bağışları durdurdu ve Assange’ın onları ABD dış politikasına alet olmakla suçlamasına yol açtı. Bank of America da WikiLeaks’e yapılan para transferlerini durdurdu.
Assange’ın İsveç’e iadesiyle ilgili duruşma ise 7 Şubat’ta yapılacak.

Bir ‘Yılın Kitapları’ daha
1872’den beri yayımlanan ve yılda yedi bin civarında kitabın eleştirisine ve tanıtımına yer veren Publishers Weekly 2010’un en iyi kitaplarını seçti. Kitaplardan bazılarına daha önce bu köşede değinilmişti, bu yüzden tanıtımlarını tekrar yazmaya gerek duymadım. 
* Jennifer Egan, A Visit From The Gun Squad. 
* Jonathan Franzen, Freedom. 
* Laura Hillenbrand, Unbroken (Louis Zamperini’nin İkinci Dünya Savaşı’nda yaşadıklarının ve Japonlara esir düşüşünün hikayesi.) 
* Chang-rae Lee, The Surrendered (Kasvetli bir kitap ama Dickens da kasvetlidir. Kore Savaşı’ndan sonra Amerika’ya giden Koreli bir yetimin hikâyesi.) 
* Rebecca Skloot, The Immortal Life of Henrietta Lacks. 
* Michael Lewis, The Big Short. 
* Patti Smith, Just Kids. 
* Scott Spencer, Man in The Woods (Bir adamın ve köpeğinin nefes kesen hikayesi. Independent heyecan verici, düşündürücü ve okuyucuya meydan okuyan bir kitap olarak nitelemiş.) 
* Brady Udall, The Lonely Polygamist (Dört karısı ve yirmi sekiz çocuğu olan Golden Richards adlı Mormon’un trajikomik yalnızlığı.) 
* Isabel Wilkerson –The Warmth of Other Suns

‘Kayıp Sembol’ film oluyor
Dan Brown’ın çok satan kitabı ‘Kayıp Sembol’ün film olacağı haberinin kimseyi şaşırttığını sanmıyorum ama ‘Da Vinci Şifresi’ ve ‘Melekler ve Şeytanlar’ın ardından stüdyo yöneticilerinin yeni bir senaristle çalışmaya karar verdiklerini duymak konunun meraklılarına ilginç gelebilir. Hollywood Reporter’ın haberine göre Columbia Pictures yazarın yeni romanı ‘Kayıp Sembol’ün senaryosunu yazması için Dan Brown’ı ikna etti. Hatırlarsanız, kitap Brown’ın ‘Da Vinci Şifresi’yle tanıştığımız kahramanı Robert Langdon’un Washington’da masonlarla macerasını konu alıyordu. Üçüncü filmin yönetmeni henüz belli değil ve şimdilik Tom Hanks’in de Langdon rolünü oynamaya ikna edilemediği söyleniyor.

Bir direnişçiden öğütler
Fransız direnişinin kahramanlarından, bugün doksan üç yaşında olan Stephane Hessel’in yayımladığı otuz sayfalık metin Fransa edebiyat dünyasını derinden sarstı. Üstelik karşımızdaki noel listelerinde göreceğinizi ummayacağınız öfke dolu bir kitap. ‘Indignez-vous’ (Öfkelenin), okuyucuları modern toplumun durumuna öfkelenmeye davet ediyor.
Ekim ayında Montpellier merkezli küçük bir şirket olan İndigene tarafından yayımlanan kitap belki de 3 avro gibi bir fiyata satıldığından eşi benzeri görülmemiş satış rakamlarına ulaştı ve hatta Michel Houellebecq’un ödüllü ‘La carte et le territoire’ (Harita ve Toprak) romanını sollayarak beş hafta boyunca çok satan listelerinin bir numarasında kaldı. Kitap genel olarak Fransa’nın Sarkozy döneminde iyice derinleşen sosyal eşitsizliklerine öfkesini dile getiriyor. Ama bir satış fenomenine dönüşmesi büyük ölçüde Hessel’in karizması ve hayatıyla ilgili.
Hessel, 1917’de Berlin’de doğup yedi yaşında ailesiyle Fransa’ya göç etmiş. Annesi Helen Grund-Hessel, François Truffault’nun aşk üçgenini anlatan meşhur filmi Jules ve Jim’in ilham kaynağıymış. Nazi işgali sırasında Hessel Fransız direnişine katılmış, yakalanmış, işkence görmüş ve Büchenwald toplama kampına yollanmış. Savaştan sonra evrensel insan hakları beyannamesinin yazılmasına yardım edip diplomat olarak görev almış.
Hessel’in kitabı Fransa’nın, Fransız direnişinin uzun zaman önce kaybedilen değerlerini yeniden benimsemesi gerektiğini savunuyor. Fransız halkına öfkelenmesini söylüyor. “Bu, genç ve yaşlı bütün vatandaşlara yapılan bir çağrıdır, sorumluluk alma zamanı geldi.” diyor Hessel. “Her biriniz öfkelenmek için kendi gerekçelerinizi bulmalısınız. Öfke değerlidir.” Hessel’in öfkesinin gerekçeleri ise zenginler ve yoksullar arasındaki uçurumun inanılmaz boyutlara ulaşması, Fransa’nın yasadışı göçmenlere yaptığı muameleler, Filistin meselesi ve basın özgürlüğünün ortadan kalkması. Le Monde muhabirlerinden Sylvie Crossman, Hessel’in kitabını Charles de Gaulle’ün 18 Haziran 1940’ta Londra’dan yaptığı direnişe katılma çağrısına benzetti. Kitaptaki çağrıların bir tatlısu entelektüelinden değil de gerçek bir savaşçıdan gelmesi ise bu büyük başarının altında yatan nedenlerden biri olarak görülüyor.