Yakın tarihi hatırlamak

'Nasıl Hatırlıyoruz?', kişilerin ve grupların toplumsal olayları ve süreçleri nasıl hatırladıklarını inceliyor
Haber: Gözde Burcu Ege / Arşivi

Belleği oluşturan, geçmişten bugüne hatırladıklarımız mıdır yoksa unuttuklarımız mı? Göç, savaş, darbe gibi travmatik toplumsal olaylar farklı kişi ve gruplarca nasıl hatırlanır? Toplumsal olayların gündelik hayata olan etkisi geçmişten bugüne hatırladıklarımızı nasıl etkiler? Peki, hatırladıklarımız sadece geçmişte depoladığımız anıların olduğu gibi zihnimize çıkması mıdır? Eğer öyleyse hatırladıklarımızı “ bugün ” dillendirmemizin hiç mi anlamı yoktur?
Sabancı Üniversitesi Kültürel Çalışmalar programında bellek çalışmaları ve sözlü tarih üzerine dersler veren Prof. Dr. Leyla Neyzi, yayına hazırladığı ‘Nasıl Hatırlıyoruz? Türkiye ’de Bellek Çalışmaları’ kitabının giriş yazısında, okuru toplumsal bellek üzerine düşünmeye davet ediyor. Eser, Türkiye üzerine yapılmış yeni bellek araştırmalarından oluşan seçkisiyle kişilerin ve grupların toplumsal olayları ve süreçleri bugünün ışığında nasıl hatırladıklarını inceliyor. Bunu yaparken, anıtlar, tanıklıklar ve romanlar gibi özneyi belli bir hatırlama türüne çağıran bellek mekânlarının, özne ve toplum arasındaki ilişkiye dair bize neler söyleyebileceğini tartışıyor. Bellek araştırmalarının; psikoloji, tarih, edebiyat ve antropoloji gibi disiplinlerden beslendiğini vurgulayan Neyzi, bu disiplinlerarası alanın genel olarak akademide ortaya çıkışının serüvenini açıklarken, Türkiye’de bu sürecin 1980 sonrasısının toplumsal baskı ortamında kişilerin ve grupların kimlik arayışlarının bir neticesi olarak öncelikle sözlü tarih araştırmalarıyla şekillendiğini anlatıyor.
Edebiyat, tanıklık, müzeleştirme ve göç gibi çeşitli konulara eğilen ve hepsi de Türkiye’de hafızanın nasıl işlediğine dair ipuçları veren araştırmalardan oluşan seçki, Türkiye’de toplumsal belleğin tekil ve homojen değil, bazen birbiriyle çatışan bazen uyum gösteren farklı katmanlardan oluştuğunu ortaya koyuyor. Hem makalelerin sunduğu farklı teorik çerçevenin yol göstericiliğiyle hem de bu çerçeveleri zenginleştiren kişisel anlatılarla bellek, soyut bir kavram olmaktan çıkıp ete kemiğe bürünüyor. 

Yazılı gelenek
Seçki, 19. yüzyıl sonlarından bugünün Türkiye’sine kadar uzanan geniş bir yelpazede, okuyucuda yakın tarihe, farklı siyasi ve kültürel duruşlara sahip kişilerin tarihi algılayış biçimlerine dair bir merak uyandırıyor. Kitaptaki makalelerin bir bölümü; hat sanatının eski yazının yasaklanmasıyla beraber geçirdiği evrelerden 12 Mart tanıklık romanlarının işaret ettiği hatırlama biçimlerine, Kıbrıs’ta bir Rum ve Türk kadının geçmişe dair nostaljik yazılarına, Mario Levi ve Mıgırdiç Margosyan’ın eserlerindeki yemek ve bellek ilişkisine kadar Türkiye’de yazılı geleneği farklı açılardan inceliyor. Diğer makaleler ise daha çok mekân ve bellek ilişkisine yoğunlaşıp, arşiv ve müzelerde Türk Yahudi kadının temsil biçimlerine, Anıtkabir’in bir mekân olarak ulusal kimliği nasıl kurduğuna ve Gelibolu savaş alanlarının oluşturmaya çalıştığı bellekle toplumu nasıl yönlendirdiğine dair sorular sorarken, bu mekânların Türkiye’nin ulus-devlet olma sürecinde kendi ideal temsillerini ne derece yansıttığını inceliyor. Ermenilerin Türkiye sınırları içerisindeki göçleri, Türkiye’de evlerde çalışan Moldovalı kadınların sosyalizmi hatırlama biçimleri ve İsveç’e göçmüş Mardin Kerboran’lı Süryanilerin ve Kerboran’da yaşayan Kürtlerin geçmişi ve birbirlerini nasıl hatırladıkları üzerine olan yazılarsa göçün grup kimliğini kurmasındaki etkisini; geride bırakılan yer kadar, varılan noktanın da geçmişi hatırlamada oynadığı rolü düşünmemiz açısından önemli. İktidarın resmi tarih öğretileriyle tekilleştirmeye çalıştığı belleğe inat, başka türlü geçmiş anlatılarına ve tam da bu yüzden bugünün başka çehrelerine bir pencere aralıyor eser. Belki de bu nedenle, bellek araştırmaları, sanki üzerimizden akıp duran ve bir parçası olamadığımızı hissettiğimiz tarihin kendine mal edemediği anılardaki çatlakları bulmak ve isyankâr potansiyellerini düşünmek için bir yol olarak düşünülebilir, bir türlü öznesi olamadığımız bir tarihe aktörler olarak katabilirler bizi yeniden.

NASIL HATIRLIYORUZ?
Türkiye’de Bellek Çalışmaları
Derleyen: Leyla Neyzi
İş Bankası Kültür Yayınları
2011, 302 sayfa, 16 TL.