Yaşamadığınız bir tecrübe

Yaşamadığınız bir tecrübe
Yaşamadığınız bir tecrübe
'Buzdolabının Üstündeki Kız'ı okurken bir Formula pilotunun kullandığı arabada yolculuk ediyormuş gibi hem kendinizi güvende hissediyorsunuz hem de her an kaza yapacağınızı düşünerek tedirgin oluyorsunuz
Haber: SAMED KARAGÖZ / Arşivi

Etgar Keret, İsrail’in son yıllarda yetiştirdiği en önemli yazar. Eserleri Tom Waits’in de rol aldığı Bilekkesenler, Deniz Anası gibi uzun metrajlı filmlerle birlikte onlarca kısa filme uyarlandı. Hikâyelerinin kurgusunda sinema sanatının inceliklerini de düşünerek yazdığını anlamak için edebiyat ve/veya sinema konusunda uzman olmaya gerek yok. Her hikâyesini kısa bir film izler gibi rahatlıkla, sıkılmadan, merakınızı diri tutarak okuyabilirsiniz. Okurken tasvir ettiği atmosferin içine sizi çok rahatlıkla çeker. Büyük edebi eserlerin tamamında rahatlıkla rastlanabilecek olan mizah unsurlarını tam kararınca kullanır. Sadece mizahla sınırlı kalmaz eli biraz daha yükselterek kara mizahın derinliklerine de dalar. Etgar Keret, Amerika’da basın-yayın organları tarafından görüşlerine sık sık başvurulan bir yazar. Bunun birkaç ana nedeni var: İsrail’de yaşıyor, İsrail-Filistin arasında barışın tesis edilmesi gerektiğini savunuyor, gözlem yeteneğinin ve anlatım gücünün üst düzeyde olmasından dolayı İsrail’deki gündelik hayata dair birçok detayı başarılı bir şekilde aktarabiliyor. Örneğin, Eylül ayında İsrail hükümetine karşı yapılan protestolarla alakalı olarak yazdığı yazılarda, gösterilerde kimlerin yer aldığını ve bu göstericilerin nasıl bir İsrail hayal ettiğini objektif bir şekilde aktardı:
“Yoksullar ekmek için mücadele verirler. Benim ekmeğim olabilir ama açım.” “Neye açsın?” diye sordum. “Daha az zalim bir ülkeye,” dedi, o anda uyanan bebeğe biberonunu vererek. “Sadece güç ve şiddet kültürü değil, merhamete değer veren bir kültürü de aşılamaya çalışan bir ülkeye. Yahudi olmak sadece yerleşimci olmak değildir; Yahudi olmak merhamet sahibi olmak demektir aynı zamanda. Yemin ediyorum. Bana inanmıyor musun? Eve gidip Google’la.” Politik görüşlerinden dolayı gördüğü bu haklı ilgi, eserlerini, özellikle Amerika’da, gölgede bırakıyor.
Etgar Keret’in en büyük başarısı atmosfer oluşturmadaki yetkinliği. Bu kadar kısa metinlerde, okuru bir ahtapotun avını yakalaması gibi kıvrak ve hızlı bir biçimde metne hapsetmek her başarılı yazarda olan bir özellik değil. Ayrıca bütün dünyada romana olan ilgi son derece yüksekken hikâye yazmakta ısrar etmesi Keret’in bir başka önemli özelliği. 

Kıvrak bir üslup
Türkçeye Avi Pardo tarafından yeni çevirilen ve Siren Yayıncılık tarafından neşredilen ‘Buzdolabının Üstündeki Kız’ yukarıda ana hatlarıyla özelliklerini sıraladığım Keret’in diğer kitaplarında okuduğumuz hikâyelerle paralellik taşıyan hikâyelerinden oluşuyor. Mukayeseyi yazarın Türkçeye daha önce çevirilen ‘Nimrod Çıldırışları’, yazarın hayranları uzun zamandır baskısı bulunmayan bu kitabının yeni baskısının bir an önce yapılmasını bekliyorlar, Samir el-Yusuf’la birlikte yazdıkları ‘Gazze Blues’ ve ‘Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şoförü’ kitaplarıyla yapıyorum.
Kitap, kitaba da adını veren ‘Buzdolabının Üstündeki Kız’ isimli hikâyeyle başlıyor. Bu cümleyi ilk okuduğu zaman insanın aklında tam olarak bir çağrışım, bir imaj oluşmuyor. Hatta bu benzetme okura saçma bile gelebiliyor. Bir insan niçin buzdolabının üstünde olur ki? Halbuki hikâyeyi okuyunca bunun bir benzetme olmadığını anlayan okur şaşkınlığını daha üzerinden atamadan kara mizah yüklü ‘Onsuz Hikâye’ isimli hikâye başlıyor. “Hayatınızın kadını öldüğü gün ne yaparsınız? Ben Kudüs’e gidip geldim. Trafik berbattı.” Duygular arasındaki geçişi o kadar mükemmel yapıyor ki sanki bir Formula pilotunun kullandığı arabada yolculuk ediyormuş hissine kapılıyorsunuz. Bir yandan kendinizi son derece güvende hissediyorsunuz diğer yandan her an kaza yapacağınızı düşünerek tedirgin oluyorsunuz. Ama kitap bittiğinde yani finiş düzlüğünde damalı bayrağı gördüğünüzde, daha önce yaşamadığınız bir tecrübeyle ve heyecanla kalakalıyorsunuz. Eğer Keret’in diğer eserlerini okumadıysanız onları da hemen okumak istiyorsunuz, okuduysanız da yeni kitabının bir an önce yayımlanmasını bekliyorsunuz.

BUZDOLABININ ÜSTÜNDEKİ KIZ
Etgar Keret
Çeviri: Avi Pardo
Siren Yayınları
2011, 160 sayfa, 15 TL.