Yazarla okur arasındaki köprü

Elif Şafak: İstanbul ’a ilk gelişim. Allak bullak olmuşum şehrin azameti, dirayeti, enerjisi karşısında. Yılankavi sokaklar, labirentten semtler. Bostancı’ya gitmeye kalkıp kendimi Dudullu’da buluyor; Mecidiyeköy zannedip Tophane’de iniyorum. En iyi arkadaşım midye dolmacılar. Habire her köşede midye dolma yiyip, kabukları sayıyor, tuhaf bir bağışıklık geliştiriyorum. Bir rakkas bu şehr-i şehir. Dans ediyor gözlerimin önünde. Elimi uzatıyor, yakalayamıyorum. Seraptan yapılmış bir tazı; o kadar hızlı, o önde ben peşinde koşuyorum. Çünkü çeker insanı bu şehir. Benim gibi nice şaşkınları. “Sonradan gelenler”iz biz. Burada doğup büyümedik, yedi nesil yaşamadık, okullarda okumadık. Kendi başımıza, durduk yerde, hiç sebepsiz, öylesine, tam olarak anlayamadığımız bir deli çağrıya, bir tılsıma uyarcasına, geliverdik işte. İstanbul benim için yazarlar, şairler, edebiyatçılar şehri. Sanıyorum ki geldiğimde hepsinin ayak izlerini bulacağım baktığım her noktada. Oysa tarih saklanıyor burada. Hem saklanıyor, hem sobeleniyor ama. Yürüyorum. Büyükçe bir gazete büfesinde duruyorum. Edebiyat dergileri, kitap ekleri arıyor gözüm. Bulamıyorum. Derken satıcı kıyıda köşede kalmış birkaç incecik dergiye işaret ediyor. “Bak ablacim bunlar var,” diyor. “Bi de şunlar.” Oysa ben istiyorum ki, Avrupa’da olduğu gibi gazete standlarında baş köşelerde olsun kitap, kültür ve edebiyat dergileri/ekleri. Kütüphanelerde, otobüslerde, kafelerde, kampüslerde, hayatın aktığı her yerde okunsun, konuşulsun. Zihinler açsın, katmer katmer.
Radikal Kitap işte bu sahneyi tamamen değiştirdi. On senelik seyrüseferinde nice başarılara imza attı ama bence en önemlisi yazarlar ile okurlar arasında bir köprü kurdu. Hem de bunu elitist olmadan, kimseye tepeden bakmadan yaptı, doğallıkla. Yepyeni bir gelenek başlattı, çıtayı yükseltti. Edebiyat ve kitap yayınlarını kenarda tutulan, üvey evlat muamelesi gören “tali” sayfalar olmaktan çıkardı. Başlı başına bir prestij kaynağı, ilgi odağı oldu. Bu süreçte, şu anda yazmakta olan ve yazmayan nice insanın emeği var.  
Kendi adıma bu sayfalarda, hakkımda iyi eleştiriler de okudum, kotü de. Homurdandığım da oldu, gülümsediğim de, ama hep önem verdim Radikal Kitap’a. Ne demiş, ne yazmış, hangi kitapları incelemiş... Bizim için su gibi, hava gibi elzem. Çalkantılı, polemikli bir deryada sakin, emin bir adadır Radikal Kitap. Çıktığı günden beri fark yaratmıştır. Gazete yazılarının hızla okunup “tüketildiği” bir ortamda, Radikal Kitap eklerini saklar, biriktirir, yeniden okuruz. Eskimez.
Türkiye ’de romancı olmak zor zanaat. Yazıdan ziyade yazarın kendisi konuşulur. Ulu orta bir suru yakıştırmaya, yanlış anlamaya, on yargıya maruz kalırsınız. Sizi zerre kadar tanımayan insanlar hakkınızda atar tutar. Bu arada eserleriniz, yani yazının kendisi, yani aslolan, habire kenara itilir. Romanların kendisinden ziyade dedikodusu konuşulur. Yazı odaklı değil, yazar odaklı bu ortam kültürü de bireyleri de içten içe yıpratır.
2000’li yılların edebiyat ve yayıncılık ortamında Radikal Kitap’ın apayrı bir yeri ve azalmayan bir saygınlığı var. Tüm dünyada kültür, sanat ve edebiyata ayrılan bütçeler tırpanlanırken, ne hayal etmekten vazgeçeceğiz, ne kitap okumaktan, ne hikaye anlatmaktan.
İyi ki doğdu Radikal Kitap! Daha nice ilhamlara, nice senelere!

Kitabın ve okumanın değerini her hafta hatırlatıyor
E. Fuat Keyman: İyi ki Radikal Kitap var; çünkü bana her cuma ve çıktığı hafta içindeki sonraki günlerde, zevkle okuduğum, öğretici, ve ufuk açıcı kitap eleştirlerini ve tanıtımlarını okuma olanağını veriyor; çünkü, beni günlük yaşamın zorlu ve rahatsız edici yapısından, günlük siyasi kavgalardan, ve ahlaki olarak çökmüş TV dünyasından kaçırarak, farklı bir uzama, “okuma, anlama ve yorumlama alanına” götürüyor; çünkü, kitapçılara ve kütüphanelere gitmeyi ve oralarda kitaplarla zaman geçirmeyi seven biri olarak, bana bu mekânlara gitmeden önce raflarda olanlarla ilgili bilgi veriyor; ve çünkü, okumanın, düşünmenin, eleştirel olmanın giderek terk edildiği ülkemizde ve dünyada, uzun yıllardır, alanında en önemli referans kaynağı olarak, bana, hepimize, kitabın ve okumanın değerini her hafta hatırlatıyor.
Ve belki de, en önemlisi, iyi ki Radikal Kitap var; çünkü, kızmanın, öfkelenmenin, korkmanın, endişelenmenin ve kendi sığınaklarımız içinde kalarak kendimizi farklı olana ve dünyaya kapatmamızın çok kolay bir tercih olarak bize sunulduğu bugünün Türkiye’sinde ve dünyasında bize, düşünmek, eleştirmek, anlamak, öteki ile birlikte yaşamak ve “okuyorum, öğreniyorum, düşünüyorum, öylese dönüştürebilirim” demek olanağını veriyor.

En iyisi, en güzeli...
Ahmet İnsel: Radikal Kitap, Türkiye’de yayımlanan günlük gazetelerin kitap ekleri içinde en iyisi. En iyi, çünkü kitap çeşitliliği en fazla olanı Radikal Kitap. En ilginç, çünkü kitaplarla ilgili salt güzelleme yapmıyor, eleştiriye de yer veriyor. En güzel, çünkü sayfa estetiğine de önem veriyor. Radikal Kitap’ı hazırlayanlara bir kitap meraklısı olarak müteşekkirim.

Bilinçli kalmamız için çok önemli
Ahmet Rıfat Şungar: Edebiyata yetişmenin imkansızlastığı yerde, en azından neye yetişemediğimiz konusunda bilinçli kalmamız için çok önemli arşiv. Sağ olun.

Kitaplar iyidir
Ayça Şen: İyi ki radikal kitap var, çünkü “kitaplar iyidir.”

En güvenilir kılavuz
Karin Karakaşlı: İyi ki Radikal Kitap var, çünkü bu dergiyle birlikte artık kitaba gönül verenlerin birlikte yolculuğa çıkabilecekleri koca bir yelkenlileri var... Aslında okumak tam bir özgürlük yolculuğu. Ve zaman ile mekandan bağımsız yeni bir koordinat olarak Radikal Kitap, bu yolculuğun en güvenilir kılavuzlarından biri. Hepimizin yolu açık olsun.

Her yayından haberim oluyor
Naim Dilmener: İyi ki Radikal Kitap var, çünkü yayımlanmış her tür kitaptan haberim oluyor.

Olup biteni derli toplu izleme imkani verdi
Oya Baydar: İyi ki Radikal Kitap var, çünkü on yıldır kitap ve edebiyat dünyasında olup bitenleri derli toplu izleme imkânı verdi bize.

Bir okuyucu baska ne ister?
Kezban Arca Batıbeki: İyi ki Radikal Kitap var çünkü; alışkanlıklarına bağlı biriyim, bir gazete eki, 10 yıl boyunca çizgisini değiştirmeden, Türkiye gibi bir ülkede yayımlanabiliyor ve edebiyat dunyasının ilgilendiğim üyelerine, ilgilenmediklerime oranla daha çok yer veriyor, bir okuyucu başka ne ister? Ayrıca şöyleşileri ve yorumları da beğeniyorum. 10. yılınız kutlu olsun.

Her cuma Radikal Kitap’la bin bir serüvene dalıyoruz
Feride Çetin: İyi ki Radikal Kitap var, çünkü çok farklı yazarları ve onların ilginç dünyalarını takip edebiliyoruz. Her cuma Radikal Kitap’la bin bir serüvene dalıyoruz.

Kendimi iyi hissediyorum
Gaye Boralıoğlu: İyi ki Radikal Kitap var, çünkü... Yeni çıkan kitaplardan haberdar olabiliyorum. Bir kitap yazacağım zaman, onun tanıtımı için güvenebileceğim bir mecra olduğunu biliyorum. Kendimi iyi hissediyorum. 

Güzel bir güne merakla ve heyecanla başlıyorum
Pınar Selek: Radikal Kitap’ı sabah saatlerinde, kahvem elimde, okumayı seviyorum. Böylece, okumadığım, bilmediğim kitaplara yolculuk ederek, okuduklarımı yeniden düşünerek... Güzel bir güne merakla ve heyecanla başlıyorum.

Edebiyatı takip edebiliyoruz
Nasuh Mahruki: İyi ki Radikal Kitap var, çünkü hem Türk hem de dünya edebiyatını ve fikir hayatını güncel olarak takip edebiliyoruz. 

Cumalar bizim için de anlam taşıyor
Güner Özkul: İyi ki Radikal Kitap var, çünkü bu sayede cumalar bizim için de anlam taşıyor...