Yedi renkli çiçek

Yedi renkli çiçek
Yedi renkli çiçek
Manga denilen kolektif rüya ve kâbusları inceleyerek, koca bir ulusun psikanalizini yapmak kolay değil. Korkut Öztekin, 'Manga' adlı kitabında bu işi, akademik boğuculuğa düşmeden başarmış
Haber: MURAT BAŞEKİM / Arşivi

Bugün otuzlarında olanlar, çocukluklarında Japonya’yı, fıskiye gibi gözyaşı döken kızların, havada dakikalarca “uçan tekme” yolculukları yapabilen delikanlıların, birkaç metre koşunca bile bükülerek yerkürenin yuvarlaklığını hissettiren eğimli bir coğrafyanın hüküm sürdüğü bir tuhaf ülke olarak tanımışlardı. Bu yanılgıların başlıca müsebbibi Japon çizgi filmleriydi.
Japon çizgi sanatları bunlardan ibaret değil elbet. Manga saygın bir sanat ve canlı bir kültür... İşte bu kavram, Mehmet Korkut Öztekin’in, İletişim Yayınları’ndan, Levent Cantek editörlüğünde çıkan ‘Manga’ kitabında kurcalanıyor. Kendisi de bir akademisyen ve çizgi roman sanatçısı olan Öztekin, çizgi romancılığından ötürü, işin mutfağından seslenebiliyor okuyucuya. İncelediği eserlerin neden kayda değer olduğunu anlatırken, nasıl böyle olabildiklerini de betimleyebiliyor. Metnin içerdiği yoğun araştırma, türlü factoidler, sistematik sınıflandırmalar, türün başlıca şaheserlerine dair vaka incelemeleri, hem türe dair öğretici bir kanon çalışması, hem de bilgili bir dost ile yapılan karşılıklı bir kahve sohbeti niteliği katıyor kitaba. 

Miyazaki olmadan asla
Kitap , adına uygun bir şekilde, manifestovari bir uvertür ile başlıyor ve mangayı Japonya’nın travmatik sosyo-kültürel tarihi bağlamında mercek altına alarak, kitabın leitmotifi olan kültürel direnişi okuyucuya açıyor. Pynchon’ın Yerçekimi’nin Gökkuşağı metaforu gibi, Atom Bombası’nın şişkin, grotesk gölgesi altında gelişen kaygılı, yer yer marazi ama yaratıcı bir kültürün sancılı doğumunu anlatıyor. Öztekin, mangalardaki temsil-dünyaların türlü tasvirlerini sergiliyor, mihenk taşı niteliğindeki önemli mangalarda mevcut öykülerin, tasarımların, protagonistlerin ve temaların peşine düşerek, Batı’daki ve Doğu’daki edebi ve kültürel öncüllerini ifşa ediyor.
Japon psychesi ve robotlar arasındaki güçlü bağ, siberpunk egzistansiyalizminin lokomotifi olan dertli, hüzünlü ve Stoacı Ghost in the Shell gibi belli başlı örnekler çerçevesinde ayrıntılı olarak incelendikten sonra, Öztekin, daha lirik ve katmanlı metinlere geçiyor. Fuji dağını resmetmeyen bir eski Japon minyatürüne rastlamak nasıl ki imkânsızsa, maestro Miyazaki’ye atıfta bulunmayan bir manga incelemesi de imkânsız olacağı için, Korkut Öztekin, kitabının kalbini oluşturan sayfaları Miyazaki’ye ayırıyor. Üstadın eserlerini birden fazla bağlamda ele alan yazar, Miyazaki’de kadın , çevre, budunbilim, söylence ve gelenek gibi izdüşümlere okuyucuyu sıkmadan ışık tutuyor. Miyazaki’nin Magnum Opusları tek tek irdeleniyor ve janrın meraklıları için, gözde filmlerinin ayrıntıyla masaya yatırıldığı paragraflar peş peşe akıyor. Üçüncü bölümde, doksanlar ve iki binlerin en iyi yazılmış mangalarından olan ve Anglo-Amerikan kültürel ikliminde de hak ettiği itibarı gören, punk ruhlu samuray draması Blade of the Immortal da okuyucuya tanıtılıyor. Metinlerin incelendiği sayfaların ardından, kendisi de bir tür ideolojik bomba olan manga sanatının etki alanı, patlama yarıçapı, yani manga kültürü ele alınıyor. İletişim ve kıyı-kültürler çerçevesinde manga lifestyle’ı ve ekstrem manga fanlığı halleri de Öztekin’in okuyucu ile paylaştığı panoramalardan. Kitabın sonuç bölümü, bugünkü haliyle çağdaş manganın üretim koşullarını, temel meselelerini, mevcut bireysel özgün sesleri, inovasyonları, dinamiklerini sıraladıktan sonra yumuşak bir geçişle Japon zeitgeist’ını özetliyor.
Korkut Öztekin, son sayfalarında, mangaya, çeşitlilik yetersizliği çeken ülkemizden, bu konuda mücadele veren bir çizgi romancı olarak imrenme ve hayıflanma ile bakıyor. Bu sayfalarda okuyucuyla hakiki bir dertleşme tonuna bürünen kitap, Öztekin’in canı yürekten bir dost tavsiyesi olarak, çizgi roman sanatını, herkese önermesiyle bitiyor. Manga denilen kolektif rüya ve kâbusları inceleyerek, koca bir ulusun psikanalizini yapmak kolay değil. Korkut Öztekin, ‘Manga’ adlı kitabında bu işi, akademik boğuculuğa ya da pop uçarılığına düşmeden; akıcı ve derin bir denge tutturarak başarmış. Eğer manga ile ilgili ülkemizde mevcut ürünler, bir gün birleşip dev bir robot oluşturursa, Öztekin’in ‘Manga’sı belki de onun başını -ya da kalbini- oluşturacaktır.

MANGA
Bir Kültürel Direniş Aracı
M. Korkut Öztekin
İletişim Yayınevi
2011, 272 sayfa, 19.5 TL.