Yeni çıkanlar

Yeni çıkanlar
Yeni çıkanlar

Çatıların diliyle Türkiye
TÜRKİYE’NİN ÇATILARI
The Roofs of Turkey
Hazırlayan: Bünyamin Aygün
2011, İlke Basım Yayın, 240 sayfa.
Bünyamin Aygün, Türkiye’de 45 ilde ve bu illere bağlı 68 ilçede, köyde birbirinden farklı onlarca çatıyı fotoğrafladığı ‘Türkiye’nin Çatıları’ isimli kitabıyla ikinci fotoğraf albümünü çıkarmış oldu. Sanatçı bu albüm için Edirne’den Kars’a tüm Anadolu’da 17 bin 500 km yol katetmiş ve çalışmasını altı ayda tamamlamış.
Kitabı destekçisi ise konuya uzak olmayan bir firma. Onduline Avrasya şirketinin amacı bu zengin arşiv ile insan hayatında çatıların ne kadar önemli olduğunu, fotograflarda insan unsurunu da zaman zaman yansıtarak gözler önüne sermek. Kitap , kültürel zenginliği göstermenin yanında gelecek kuşaklar için de önemli bir referans ve arşiv kaynağını olabilir.
Bünyamin Aygün’ün ‘Işığa Tutunmak’ ve ‘Gümüşhane’ adlı iki fotoğraf albümü ve ‘Kül’ isimli bir romanı bulunuyor.

MARX NEDEN HAKLIYDI?
Terry Eagleton, çeviren: Oya Köymen, Yordam Kitap, siyaset, 270 sayfa

İngiliz edebiyatı profesörü ve Marksist yazar Terry Eagleton ‘Marx Neden Haklıydı?’da, Marksizme yöneltilen en yaygın itirazlara yanıt veriyor. Eagleton, Marx’ın her şeyi ekonomiye indirgediği, Marksizmin bir tür tarihsel determinizm olduğu ve Marx’ın aşırı iyimser bir insan doğası varsaydığı gibi on standart eleştiriyi ele alıp, bunları teker teker çürütmeye koyuluyor. Eagleton’ın bunu yaparken, Marx’ın eserlerine aşina olmayanlar için açık ve kolayca kavranabilecek biçimde onun düşüncelerine bir giriş yapması, bunun yanı sıra Marx’ın yaptığı hatalarla da dürüstçe yüzleşmesiyle nitelikli bir çalışmaya imza attığını belirtelim.

ENTELEKTÜEL TEKELE KARŞI
Michele Boldrin ve David K. Levine, çeviren: Başak Bingöl, Sel Yayınları, inceleme, 373 sayfa

İki ekonomi profesörünün kaleme aldığı ‘Entelektüel Tekele Karşı’, fikri mülkiyet konusunu patent ve telif haklarının doğurduğu girift sorunlar bağlamında irdeliyor. “Günümüzün patent ve telif hakları, belli fikirlerin üreticilerine bir tekel hakkı sağlamaktadır” diyen yazarlar, çalışmalarını, fikri mülkiyetin olmadığı bir dünyanın nasıl olacağı sorusu üzerine şekillendiriyor. Konunun daha çok ekonomik boyutuyla ele alındığı çalışma, DNA ve bitki tohumları gibi hayati alanların dahi patent yasalarıyla nasıl ele geçirildiğini ve bu büyük sorunun aşılabilmesi için düzenlenmesi gereken hukuki ayrıntıları ortaya koymasıyla dikkat çekiyor.

İRANLI TARİHÇİLERİN KALEMİNDEN ÇALDIRAN (1514)
Hazırlayan: Vural Genç, Bengi Yayınları, tarih, 231 sayfa

Şah İsmail ve Yavuz Sultan Selim arasındaki Çaldıran Savaşı, yalnızca askeri açıdan değil sosyal ve dini bakımdan da Osmanlı-Safevi ilişkilerinde önemli bir yere sahip. Bizler bu konuya dair ayrıntıları, genel olarak Osmanlı tarafındaki tarihçilerin anlatımlarıyla biliyoruz. Dolayısıyla elimizdeki kitabı dikkat çekici kılan husus, Safevi kaynaklardan ve İran’da yapılan modern çalışmalardan Çaldıran’ı yeniden okumaya açması. Kitapta, 1514’te gerçekleşen Çaldıran savaşına neden olan anlaşmazlıklar, savaş esnasında tarafların konumlanmaları, kullandıkları taktikler ve savaşın sonlanmasına uzanan süreç ayrıntılı bir şekilde ele alınıyor.

ÇÖZÜM MÜMKÜN: ÇARESERÎ MIMKUN E
kolektif, hazırlayan: Metin Karabaşoğlu, Nesil Yayın Grubu, siyaset, 224 sayfa

Birçok ismin yazılarıyla katıldığı ‘Çözüm Mümkün: Çareserî Mimkun e’, Bedizzaman Said Nursi’nin görüşleri doğrultusunda, Kürt sorununun çözüm yollarının tartışıldığı bir atölye çalışmasının raporu niteliğinde. Said Nursi’nin Medresetüzzehra için önerdiği Arapça-Türkçe-Kürtçe’nin beraberce öğretildiği eğitim modelinden ilhamla üç dilde yazılan kitaba, küresel bir dil olarak İngilizce de dahil edilmiş. Kürt sorununun bir Kemalizm ve demokrasi sorunu olarak tanımlandığı kitapta, çözüm için şiddetin her türü reddediliyor ve bir anadil olarak Kürtçe’nin önündeki verili yasakların, çözümün yolunu tıkayan en önemli unsur olduğu vurgulanıyor.

ÂŞIK ÇELEBİ VE ŞAİRLER TEZKİRESİ ÜZERİNE YAZILAR
kolektif, derleyen: Hatice Aynur ve Aslı Niyazioğlu, Koç Üniversitesi Yayınları, inceleme, 191 sayfa

Bilindiği gibi Âşık Çelebi, 1568’de tamamladığı ünlü tezkiresini, II. Selim’e sunmuştu. Âşık Çelebi, özellikle Osmanlı dönemi edebiyatına yoğunlaşanların başvurduğu en önemli kaynaklardan biri olan bu tezkiresinde, yaşadığı dönemin dünyasını, kültürünü, edebiyatını ve İstanbul’unu canlı bir üslupla tasvir etmişti. İşte, sempozyuma sunulan bildirilerden oluşan elimizdeki kitap, tezkirede vurgulanan konuları, yani Âşık Çelebi’nin aktarmaya çalıştığı dünyayı irdeliyor. Kitaba makaleleriyle katılan isimler şöyle: Hatice Aynur, Aslı Niyazoğlu, Filiz Kılıç, Helga Anetshofer, Jan Schmidt, Zeynep Altok, Tûba İsen-Durmuş ve Ali Emre Özyıldırım.

SYNTHESIZER TEKNOLOJİLERİ VE PROGRAMLAMA
Ufuk Önen ve Teoman Pasinlioğlu, Çitlembik Yayınları, müzik, 215 sayfa

İki yazarlı ‘Synthesizer Teknolojileri ve Programlama’, oldukça geniş ses türleri üretebilen ve bu yönüyle en gelişmiş müzik enstrümanlarından biri olarak kabul edilen synthesizera dair bir rehber kitap. Kitap, synthesizerın tarihçesiyle başlıyor. Burada, sentez işleminin ne olduğu tartışılıyor ve elektrik enerjisi kullanan ilk synthesizer örneklerinden günümüz modern synthesizerlarına kadar zaman içerisinde kaydedilen gelişmeler ele alınıyor. Kitabın devamında da, synthesizerlarda ses üretimi için kullanılan en yaygın sentez teknikleri, temel ses kontrol parametreleri ve ses kategorilerine yönelik ayarlama detayları anlatılıyor.

KURUMSAL YAĞ SANATI
Yekta Özözer, Sistem Yayıncılık, mizah, 160 sayfa

Daha önce yaratıcı düşünme yöntemleri ve tüketici trendleri konusunda yayımlanmış çalışmaları bulunan Yekta Özözer, ‘Kurumsal Yağ Sanatı’ isimli bu kitapta, iş yaşamından mizahi öyküler ve anekdotları kaleme getiriyor. Buradaki öykülerin ortak yönü, tümünün kötü yönetimden kaynaklanan hataları konu edinmesi. Dolayısıyla Özözer’in daha çok trajikomik yönleriyle öne çıkan öyküleri, aynı zamanda iş dünyasındaki verili çalışma şartlarına da eleştirel bir yaklaşım geliştirmeyi amaçlıyor. Kitap, kapitalizm dediğimiz devasa organizmaya fazla dokundurmasa da, iş dünyasının kendinden menkul gülünçlüklerini ortaya koymasıyla dikkat çekebilir. 

AVRUPA DÜŞÜNCESİNİN SERÜVENİ
Jacqueline Russ, çeviren: Özcan Doğan, Doğu Batı Yayınları, inceleme, 422 sayfa

Fransız yazar ve felsefe profesörü Jacqueline Russ ‘Avrupa Düşüncesinin Serüveni’nde, Antik çağlardan günümüze Batı düşüncesinin izini sürüyor. Avrupa bilindiği gibi, uzun süreden beri evrensel nitelikte temel düşüncelerin ortaya çıktığı bir medeniyet birliğini oluşturuyor. Russ’un çalışması, bu evrenselliği Kitab-ı Mukaddes ve Eski Yunan’dan başlayıp günümüze uzanarak ele alıyor. Yunan, Helenik ve Roma gibi Batı’nın kurucu düşünceleri; Ortaçağ düşüncesi; Rönesans, Hümanizm ve Aydınlanma düşüncesi; devrimler yüzyılındaki ahlaki, politik düşünceler ve bunalımlarıyla öne çıkan 20. yüzyıl Batı düşüncesi, kitapta karşımıza çıkan konulardan birkaçı. Russ’ın kitabı, politik olarak hiçbir zaman birlik haline gelememiş, fakat ortak düşünsel mirasıyla bütünleşmiş Avrupa düşüncesini kapsamlı bir analize tabi tutuyor.

ÜÇÜNCÜ DÜNYA SİNEMASI VE BATI
Roy Armes, çeviren ve yayıma hazırlayan: Zahit Atam, Doruk Yayımcılık, sinema, 612 sayfa

Roy Armes, nitelikli kitabı ‘Üçüncü Dünya Sineması ve Batı’da, Üçüncü Dünya’da film yapımına odaklanıyor. Konuyu irdelerken, Üçüncü Dünya kuramcılarının ve eleştirmenlerinin çalışmalarına verdiği zengin referanslarla da öne çıkan kitap, bu sinemanın ortaya çıkmasını sağlayan toplumsal, kültürel ve ekonomik bağlamı ele alarak açılıyor. Çalışmanın devamında da, Üçüncü Dünya’da film yönetimi ve yapımının teori ve pratiği; ayrıca Hindistan Yarımadası, Doğu ve Güneydoğu Asya, Latin Amerika, Ortadoğu ve Afrika gibi ulusal film endüstrileri irdeleniyor. Zahit Atam’ın kapsamlı bir önsözle katkıda bulunduğu kitabın son bölümünde ise, Yılmaz Güney, Satyajit Ray, Yusuf Şahin, Glauber
Rocha, Ousmane Sembene ve Jorge Sanjinés gibi Üçüncü Dünya ülkelerinin dünya sinemasına armağan ettiği yönetmenlerin üretimleri ele alınıyor.

SAĞLIK VE UZUN ÖMÜR EL KİTABI
Mithat Yılmaztürk, Doğan Kitap, sağlık, 286 sayfa

Modern yaşamın, beraberinde aşırı toksik kirlenmeyi getirdiği biliniyor. Asıl tehlike de, bu sorunun yenilen besinler ve egzersizlerle aşılamayacak denli büyük olması. İşte İstanbul Anti-Aging Derneği’nin de kurucusu olan Prof. Dr. Mithat Yılmaztürk’ün elimizdeki kitabı, bu büyük tehlike konusunda sunduğu önlemlerle dikkat çekiyor. Yılmaztürk burada, sağlıklı ve uzun ömürlü olmanın koşullarını, bunun için alınabilecek önlemleri öğretmeyi amaçlıyor. Anti-aging, stresle başa çıkma, sağlıklı beslenme, hormonlar, detoks, cilt ve saç bakımı, egzersiz, dinlenme ve uyku, kalp sağlığının korunması, kitapta ele alınan konulardan birkaçı. Genetik ve yaşam biçiminin sağlığı ve ömür süresini belirleyen iki ana etmen olduğunu belirten yazar, vücuttaki zararlı olayların nasıl gerçekleştiği konusunda da okurunu bilgilendiriyor.

POE: KISACIK BİR HAYAT
Peter Ackroyd, çeviren: Esin Eşkinat, Yapı Kredi Yayınları, biyografi, 138 sayfa

Korku, gerilim ve polisiye türlerinin öncüsü olan Edgar Allan Poe, yaşarken değeri bilinmeyen yazarlardan. Poe’nun hayatı da, karakterlerininki gibi trajik bir sona sahiptir. O da, henüz kırk yaşındayken gizemli bir şekilde ölmüş ve yalnızca dört kişinin katıldığı bir cenaze töreniyle defnedilmişti. İşte yazar ve edebiyat eleştirmeni Peter Ackroyd elimizdeki kitabında, Poe’nun kısacık yaşamındaki dönüm noktalarının izini sürüyor. William Blake, Thomas More, Charles Dickens ve T.S. Eliot gibi isimleri, çağları ve çevreleriyle birlikte ele aldığı biyografileriyle de tanınan Ackroyd burada, Poe’nun çocukluğunu, yetim kalışını, öğrencilik yıllarını, askerliğini, gazeteciliğini, yazarlığını, dergi editörlüğünü, hayatına giren kadınları, yaşadığı skandalları ve hâlâ tam olarak aydınlatılamamış garip ölümünü anlatıyor.

HAREMİN SULTANLARI
Fazlı Necip, Maya Kitap, roman, 332 sayfa

Fazlı Necip ‘Haremin Sultanları’nda, Mahpeyker Sultan’ın hayatı üzerinden, cariyelerin saltanat mücadelesini hikâye ediyor. Osmanlı tarihinde Kösem Sultan adıyla bilinen Mahpeyker Sultan’ın asıl adı Anastasya’ydı. 1590’da Bosna’da doğan Mahpeyker, daha sonra İstanbul’a gönderilmiş ve henüz on beş yaşındayken Sultan Ahmet’e haseki olmuştu. Zekasıyla öne çıkan Mahpeyker, nüfuzunu saraya kabul ettirebilen ender kadınlardandı. Fazlı Necip’in romanı, Mahpeyker Sultan’ın saraya girişi ve güçlü bir kadın haline gelişini, Şekerpare Haseki, Hubyar Kadın ve Hamide Hatun gibi kadınlarla giriştiği iktidar mücadelesiyle harmanlayarak sunuyor.

CENNETTE İNTİHAR
Elîda Zerrî, Peri Yayınları, roman, 191 sayfa

‘Cennette İntihar’, yirmi bir yaşındaki Elîda Zerrî’nin ilk kitabı. Kendisini kutluyoruz. Zerrî yaşanmış bir olaya dayanan romanında, Mehmet ve Esra isimli karakterlerin aşkı üzerinden, toplumun ve devletin baskısını; Batman’daki kadın intiharlarını hikâye ediyor. Birbirine âşık iki genç olan Mehmet ve Esra, aşklarını koruyabilmek için toplumun tutuculuğuyla mücadele etmek zorundadır. Zerrî, sonu trajik olan bu romanında, yalnızca iki aşığın değil, Ali, Bilal ve Baran isimli karakterlerinin yaşadıkları ekseninde, toplumun gaddarlığının ve devletin kurduğu amansız baskının hayatlarını cehenneme çevirdiği kadınların hikâyesini anlatıyor.

MİMARLIĞIN SEYİR DEFTERİ
Murat Eriç, Literatür Yayınları, mimari, 378 sayfa

Mimarlığın teknik yönlerine ya da mimarlık sanatının temel kavramlarına odaklanan çalışmaların sayısı epeyi fazla. Murat Eriç’in elimizdeki çalışmasını özgün kılan hususlardan biri, mimarlığın daha farklı boyutlarına, yani mimari yaratıcılığa ve mimari tasarım süreçlerine odaklanması. Eriç burada, kültür ve yaratıcılığın tasarım sürecindeki etkilerini araştırıyor ve mimarlık tasarımında karşılaşılan yaratıcılık aşamalarını detaylı bir biçimde inceliyor. Bir Yüksek Mimar olarak uzun yıllar çalışmış olan Eriç’in mesleki deneyimleriyle de zenginleştirilmiş kitap, mimarlık öğrencilerine, eğitimcilere ve bu mesleği icra edenlere önerilir.

SAFRANBOLU
yayın yönetmeni: İsmail Şahinbaş, Safranbolu Kaymakamlığı Yayınları, gezi, 160 sayfa

İsmail Şahinbaş’ın yayın yönetmenliğini üstlendiği ‘Safranbolu’da, geleneksel evleriyle ünlü Safranbolu’nun tarihi, doğası, mimarisi ve doğal yürüyüş parkurları konu ediliyor. Safranbolu kaymakamlığının şu ana kadar yürütmüş olduğu çalışmalar neticesinde, şehirdeki doğal yürüyüş parkurları 332 kilometrelik bir alanda oluşturulmuş. Zorluk derecesine göre yirmi bir alana ayrılan bu parkurların haritalar eşliğinde tanıtıldığı kitapta, Safranbolu’nun tarihi, sivil mimari eserleri ve doğası konusunda da aydınlatıcı bilgiler yer alıyor. Kitabın bu yönüyle, turistlerin olduğu kadar, yürüyüş tutkunlarının da ilgisini çekeceğini söyleyebiliriz.

BEŞİNCİ ŞAMPİYON
BURSASPOR
Mehmet Zencirkıran, İletişim Yayınları, spor, 448 sayfa

İletişim yayınlarının futbol kitaplarının son halkası olan ‘Beşinci Şampiyon Bursaspor’, Bursasporlu taraftarlara ve Türkiyeli futbolseverlere bu kulübü derli toplu bir şekilde anlatmayı ve hatırlatmayı amaçlıyor. Kitabın yazarı Mehmet Zencirkıran, 1990 yılında üniversite eğitimi için Bursa’ya gelmiş ve sonrasında çok sevdiği bu şehre yerleşmiş bir akademisyen. Zencirkıran, bir Bursaspor güzellemesi yapmaya kalkışmadan, mesafeli bir yaklaşımla bir şehir takımını, dönemin Türkiye futbolundaki gelişmeleri de dikkate alarak analiz ediyor. Kitap, Bursaspor’un 47 yıllık tarihini konu edinirken, Türkiye futbolunun da bir panoramasını çiziyor.

UZUN VEDA
Andrea Gillies, çeviren: Özge Burçak Aydınalp, Derin Kitap,
roman, 343 sayfa

Andrea Gillies, gerçek bir olaya dayanan ‘Uzun Veda’da, yaşlı anne Nancy’nin Alzheimer hastalığının, ailesi üzerindeki etkilerini hikâye ediyor. Üç çocuk sahibi Gillies, Alzheimer hastalığına yakalanan kayınvalidesi Nancy’e bakmak için İskoçya’nın ücra bir köşesindeki malikaneye gelir. Nancy burada, tekerlekli sandalyeye mahkum olmuş kocası Morris ile yaşamaktadır. Annenin hastalığı için seferber olan aile, yıllarca işlerini arka plana ittikleri için maddi sıkıntılarla cebelleşmeye başlamıştır. Roman, aile bireylerinin bu dönemde yaşadıkları maddi ve manevi buhranı ve Alzheimer hastalığının insandan neleri alıp götürdüğünü anlatıyor.

YOLCULUK NOTLARI
Blaise Cendrars, çeviren: Sinan Fişek, Can Yayınları, şiir, 159 sayfa

Asıl adı Frédéric Sauser olan Blaise Cendrars, genç yaşında Avrupa’yı, Amerika’yı ve Rusya’yı gezdi. Cendrars’ın Birinci Dünya Savaşı’nda sağ kolunu kaybetmesi de, serüven dolu bir hayat sürmesine engel olmadı ve Cendrars bu maceralarının ürünü olarak roman, şiir ve anı türünde kitaplar yayımladı. İşte üç bölümden oluşan elimizdeki kitap, Blaise Cendrars’ın gezi şiirlerini bir araya getiriyor. Kitapta yer alan ‘Manzara’ isimli şiir şöyle: “Toprak kızıl / Gök mavi / Bitki örtüsü koyu yeşil / Bitkilerin çeşitliliğine rağmen bu manzara zalim katı / hazin / Palmiyelerin eğik güzelliğine çiçeğe durmuş ağaçların / parlak buketlerine rağmen”

Fillerin de kafası güzel!

KAFASI GÜZEL FİLLER VE EN ACAYİP
DENEYLER
Alex Boese
Gürer Yayınları 2011
2011, 318 Sayfa.

“Gözleriniz açık uyuyabilir misiniz?” “En fazla kaç gün uykusuz kalabilirsiniz?” “Uykuda öğrenme diye bir şey gerçekten var mı?” “Çocukluk anılarınız sahte olabilir mi?” “Kadınlar mı erkekler mi daha çok gaz çıkartır?” “Kadınlar bir arada yaşayınca neden aynı anda adet görürler?” “LSD bir file neler yapabilir?”
‘Kafası Güzel Filler ve En Acayip Deneyler’ bunun gibi aklımıza geldiğinde nedenini araştırmaya üşendiğimiz pek çok sorunun ve açıklaması zor yüzlerce vakanın kaynağına yönelen araştırmacıların çılgın deneylerini anlatıyor. Bilim adamlarının raflarda saklı kalmış sıra dışı deneylerini konu alan kitap, Bilim tarihi üzerine yüksek lisans yaparken dikkatini bu vakalara yönelten Alex Boese’in ilk tuhaf projesi değil. Aynı zamanda aldatmacalar, asparagaslar üzerine bir web site olan museumhoaxes.com’un kurucusu olan yazarın ayrıca bu konu üzerine iki kitabı bulunuyor.
Şimdiye dek yapılmış en tuhaf deneylerin bir araya geldiği bir derleme olan kitapta Boese özellikle “Hayır, bu da gerçek olamaz” diye düşündürtecek, “Çılgın mı, dahi mi, nasıl bir kafa böyle bir şeyi akıl etmiş olabilir ki?” dedirtecek türden çalışmalara yer vermiş. Bu yüzden ‘Kafası Güzel Filler’, sizi hem güldürecek, hem şok edecek, hem de iğrendirecek birçok deneyle dolu. Zombi kedilerden, gorillere, hamamböceklerinden fillere kadar birbirinden enteresan kobaylara sahip bu deneyler epey şaşırtıcı sonuçlara sahip. Söz gelişi, romantik ilişki yazarlarının ısrarla öne sürdüğü zor kadını oynamanın kadınları daha çekici kılacağı varsayımından tutun, Mozart’ın bebeklerin anne karnında zeka gelişimine katkıda bulunacağı inancına kadar kulağımıza çalınmış pek çok rivayetin asılsız olduğunu öğreniyoruz. Bunun yanında şaşırtıcı olduğu kadar eğlenceli, muzip, bazen de tiksindirici deneylere de rastlamak mümkün. Örneğin; kadınların mı yoksa erkeklerin mi daha çok gaz çıkardığını araştıran çalışmayı okurken gülmeden edemiyorsunuz. Eğer şu güne dek merak ettiyseniz, bir hamamböceğinin atletik performansının kendi akranlarından olan seyircilerin önünde artıp artmadığını öğrenebilirsiniz ya da gıdıklanmanın toplumsal mı yoksa refleks kaynaklı olduğunu araştıran sahte gıdıklama makinesiyle tanışabilirsiniz. ‘Kafası Güzel Filler’, bilimsel kitaplar okumaktan hoşlanmayan insanların bile bir solukta okuyabileceği, hatta yazarının da belirttiği gibi ‘tuvalette bile okunabilecek bir bilim rehberi’.
Raye Askın