Yeni çıkanlar

Yeni çıkanlar
Yeni çıkanlar
Haber: ERKAN CANAN / Arşivi

KÜLTÜR, SANAT, BİLİM VE
FELSEFE ÜZERİNE
Bob Avakian
çeviren: Şükrü Alpagut, Yordam Kitap , siyaset, 223 sayfa

Bob Avakian, Amerika’da 1975’te kurulan Maoist Devrimci Komünist Parti’nin (RCP) başkanı. Avakian, siyaset sahnesinde yer aldığı uzun yıllar boyunca, Marksist hareketin genel teorik konularının yanı sıra,
Çin Devrimi, Mao Zedung’un düşünceleri, bilim, kültür ve sanat gibi konularda çok sayıda eser vermiş. Bu deneyimlerin seçme örneklerini barındıran elimizdeki kitap da, Avakian’ın ağırlıklı olarak kültür, sanat, bilim ve felsefe konusundaki yazılarını bir araya getiriyor.
Buradaki yazılarında, varolan tartışmalara kendi cephesinden katkı sunan Avakian’ın ‘Kültür, Sanat, Bilim ve Felsefe Üzerine’ adlı kitabını ilgi çekici kılan husus da, keyifli üslubuyla akıcı bir metne imza atması.

ANKA VE SULTANA
Zeynep Sözen
Remzi Kitabevi,
roman, 222 sayfa

Zeynep Sözen ‘Anka ve Sultana’da, bir tarihi figür olan Aleksandr Mavrokordato’nun kurnazlıklarını anlatıyor. Osmanlı İmparatorluğu’nda Baştercümanlık görevinde bulunan Mavrokordato, imparatorluk
adına ünlü Karlofça Antlaşması’nı imzalamıştı. Zeynep Sözen ‘Anka ve Sultana’ adlı romanının merkezine, gizli kapaklı işler çeviren bu adam ile karısı Sultana arasındaki ilişkiyi alıyor. İçedönük, silik bir ev kadını olan Sultana’nın tek uğraşı, kocasının isteğiyle işlediği nakışlardır. Bir süre sonra Sultana, nakışların altında gizli bazı niyetlerin olduğunu fark edecektir. Merakına yenilen Sultana, bunları birer birer ortaya çıkarırken, kocasının hiç bilmediği yönleriyle de yüzleşmek zorunda kalacaktır...

DEMOKRATİK OKULLAR
Hazırlayan: Michael W. Apple ve James A. Beane, çeviren: Mediha Sarı, Dipnot Yayınları, eğitim, 269 sayfa

Michael W. Apple ve James A. Beane tarafından hazırlanan ‘Demokratik Okullar’, eleştirel-demokratik eğitimin imkânlarını tartışıyor. Kitabın dikkat çekiciliği, beş farklı okulda öğretmen ve öğrencilerin halkla elbirliği yaparak demokratik bir eğitim için verdiği kolektif mücadeleyi anlatması. Demokrasinin gerçek anlamının radikal bir biçimde değiştirildiğini ve böylece serbest bir piyasa ekonomisindeki kontrolsüz iş dünyası manevraları olarak tanımlanmaya başlandığını belirten yazarlar, okulların da, özel şirketlerce yönetilmesiyle ticarileştirildiğini söylüyor. ‘Demokratik Okullar’, velileri, civar halkını ve özellikle de öğrencilerin kendisini kapsayacak demokratik bir eğitimin olanaklarını araştırıyor. Meraklıları kaçırmamalı...

GIOVANNI SCOGNAMILLO’NUN GÖZÜYLE YEŞİLÇAM
hazırlayan: Barış Saydam, Küre Yayınları, sinema , 376 sayfa

‘Giovanni Scognamillo’nun Gözüyle Yeşilçam’ adlı çalışma, filmlerde yapım görevlisi ve yönetmen yardımcısı olarak da çalışmış Giovanni Scognamillo’nun, sinemaya dair 1961-2004 arasında gazete ve dergilerde yazdığı tanıtım ve eleştiri yazılarını, makalelerini ve söyleşilerini barındırıyor. Scognamillo’nun, Türkiye sinemasının “altın yılları” olan 1960’lardan günümüze uzanan anlatımı, ülke sinemasına dair zengin bir okuma fırsatı sunuyor. ‘Giovanni Scognamillo’nun Gözüyle Yeşilçam’, Scognamillo’nun, sinemanın Yeşilçam dönemleri hakkında olduğu kadar, bağımsız yönetmenlerin önderliğinde şekillenen son dönem Türkiye sineması ve yeni dönemde film eleştirisinin işlevi hakkındaki görüşlerine de ulaşma fırsatı sunuyor.

SAKATLIK ÇALIŞMALARI,
kolektif, derleyen: Dikmen Bezmez, Sibel Yardımcı ve Yıldırım Şentürk, Koç Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 567 sayfa

Birçok yazarın katkıda bulunduğu ‘Sakatlık Çalışmaları’, 1960’lardan itibaren ortaya çıkan, kendileri de sakat olan akademisyenlerin mücadeleleriyle gelişen ve sakat kimliğini, deneyimini ve haklarını vurgulayan bir araştırma alanı olan Sakatlık Çalışmaları’yla (Disability Studies) ilgili güncel tartışmaları barındırıyor. Alana dair literatürün de sunulduğu çalışmada, sakatlığa dair kuramsal yaklaşımlar, tarihte sakatlık, sakatlık ve kimlik, sistemin sakatları dışlama/dahil etme süreçleri ve sakat hakları hareketi gibi konular ele alınıyor. Kitap böylece, sakatlık çalışmaları alanındaki temel tartışmaları geniş bir yelpazede yansıtıyor.

MGK
Saygı Öztürk ve Kemal Yurteri, Doğan Kitap, inceleme, 258 sayfa

Saygı Öztürk ve Kemal Yurteri ‘MGK’da, yıllardır kapalı kapılar ardında kararların alındığı Milli Güvenlik Kurulu’nun dünü ve bugününü inceliyor. Kitapta, MGK’nın nasıl çalıştığı, denetimleri nasıl yaptığı, kurulda kimin hangi görevi üstlendiği, MGK’ya sunulan irticai örgütler raporunun başına nelerin geldiği, 28 Şubat toplantısında MGK’da yaşananlar, MGK’daki “Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’ndaki köstebek” tartışması, kurulun en tartışmalı toplantıları, gizli yazışmaları, kurulda alınıp da asla uygulanamayan kararlar ve 12 Eylül darbesinden sonra Terörle Mücadele Tasarısı için MGK’da kurulan komisyon gibi ilginç konular yer alıyor.

YAŞAMLA ÖLÜM ARASINDA GAZZE
Noam Chomsky ve Ilan Pappé, editör: Frank Barat, çeviren: Taylan Doğan ve Ali Kerem Saysel, bgst Yayınları, siyaset, 334 sayfa

Frank Barat’ın editörlüğünü üstlendiği elimizdeki kitap, çağımızın en önemli muhalif entelektüellerinden birisi olan Noam Chomsky ile tarih profesörü Ilan Pappé’nin Filistin/İsrail sorununa odaklanan muhtelif yazılarını bir araya getiriyor. Kitapta, ABD’nin Filistin sorununa müdahil oluşu, tek devlete dayalı çözüm hareketinin imkânları, Filistin’in gettolaştırılması ve İsrail’in Gazze’ye uyguladığı insanlık dışı abluka gibi, sorunun en can yakıcı başlıkları tartışılıyor. Yazıların yanı sıra, her iki isimle yapılmış söyleşilerin de yer aldığı kitap, Filistin sorununu hem tarihi hem de güncel bir çerçeve içinde ele almasıyla iyi bir kaynak.

KOMÜNİST İŞADAMI,
Hilmi Köksal Alişanoğlu, Apollon Yayıncılık, roman, 336 sayfa

Hilmi Köksal Alişanoğlu ‘Nereyesun Karadeniz’de, sanayinin gelişimi ve batılılaşma hamlesiyle birlikte 1980’lerden sonra Anadolu insanının değişimini anlatmıştı. Yazar, son romanı olan bu kitabında da, firari bir solcunun işadamlığına soyunmasını anlatıyor. Romanın baş kahramanı Kemal, uzun yıllar illegal sol örgütlerde çalışmalar yürütmüş, firari bir komünisttir. Polisin her yerde aradığı Kemal, izini kaybettirmek için, savaşmakta olduğu zengin sınıfa sızar. Burada işadamı olan ve hiç tahmin edemeyeceği paralar kazanan Kemal, yine de vicdanının sesini dinleyecek ve sosyalist bir yaklaşımla kapitalist işletmesini yönetmeye girişecektir.

TÜRK ÇOCUK EDEBİYATINDA ENGELLİLİK
Ayfer Gürdal Ünal, Evrensel Yayınları, inceleme, 160 sayfa

Ayfer Gürdal Ünal, nitelikli çalışması ‘Türk Çocuk Edebiyatında Engellilik’te, 1969-2009 yılları arasında çocuklar için yazılmış ve erişilebilen kırk anlatıda, engelli imgesinin nasıl işlendiğini inceliyor; bu zaman zarfında engelliliğe bakıştaki değişimleri saptıyor. Ünal, söz konusu metinlerde engelliliğin, pencere arkasında sokakta oynayan arkadaşlarını izleyen “zavallı sakat” yaklaşımından, toplum içine girmiş, aktif bir engelli imgesine doğru bir değişim gösterdiğini belirtiyor. Yazar, engelliyi, aile, okul, arkadaş ve dış çevre ilişkileri içinde inceledikten sonra, ayrı bir bölümde engellinin iç dünyasını da mercek altına alıyor.

RİSK TOPLUMU
Ulrich Beck, çeviren: Kâzım Özdoğan ve Bülent Doğan, İthaki Yayınları, sosyoloji, 391 sayfa

Alman sosyolog Ulrich Beck, 1986’da yayımlanan ‘Risk Toplumu’nda, risklerin yaşamın her alanına egemen olduğu teorisini ortaya atarak sosyoloji dünyasında büyük yankı uyandırmıştı. Beck, modernleşmenin, 19. yüzyılda kemikleşmiş olan tarım toplumunu tasfiye edip sanayi toplumunu ortaya çıkarması gibi, bugün de sanayi toplumunun konturlarını lağvedip, modernliğin sürekliliği dahilinde başka bir toplumsal biçim ortaya çıkardığını savunuyor. Bu yeni toplumsal biçimi “risk toplumu” olarak kavramsallaştıran Beck, modernleşmenin şimdi de, sanayi toplumunun öncüllerini ve işlevsel ilkelerini baltalayarak kendi kendini hedef aldığını belirtiyor.

KALBİME KOY BAŞINI DOKTOR,
Ahmet Rasim Küçükusta, Hayy Kitap, sağlık, 167 sayfa

Ahmet Rasim Küçükusta ‘Kalbime Koy Başını Doktor’da, sağlık alanında yaşanan ticarileşmeyi eleştiriyor. İnsanların şefkatli ve vicdanlı doktorlar aradığını söyleyen Küçükusta, uygulanagelen yanlış sağlık politikaları nedeniyle peyda olan para kazanma hırsını gözler önüne seriyor. Küçükusta burada, ucuz ilaçları piyasadan kaldıran ilaç şirketlerini; performans kriterleri nedeniyle, hastaların gereksiz yere tahlillere gönderilmesini; kâr odaklı çalışmayı merkeze alan sağlık sistemini ve ilaç firmalarından gelen pahalı hediyelere hayır diyemeyen doktorları anlatırken, sağlık alanının daha etik hale gelmesi konusunda önerilerde bulunuyor.

Hayat denilen rüyadan uyanınca

İNKÂR
Eddi Anter
Goa Yayınları
2011, 240 sayfa.

Sağlıklarında evli bir çift olan Evren ve Cihan çifti, ölümden sonra yedi ayrı boyutta birlikte bir gezintiye çıkar ve hem aradıkları sorulara verilen cevapları dinler, hem de dünyadaki deneyimleriyle karşılaştırıp, bir üst bilinç seviyesine doğru ilerlerler. Öykünün en hoş yanlarından biri ise aynı Dante’nin ‘İlahi Komedya’sında olduğu gibi her durakta tarih sayfasından bir başka ünlü isimle karşılaşır, tarihin gördüğü en önemli filozoflar, din büyükleri, bilim adamları, sanatçılar, devlet adamları insanoğlunun en kadim sorusuna verdikleri cevapları, uygarlığa yaptıkları katkılarla selamlarlar onları.
İki ruh, İrfan ve İlim Bilinci Durağı; Varlık Tepesi, Bolluk Dağı ve Bereket Durağı; İnanç Duvarı ve Maneviyat Durağı; Melekler Alemi; Aşk Köprüsü; Hakikat Durağı adlı farklı boyutlarda giderek yükselerek dolaşırken hem hayatın hem de aşkın sırrına vakıf oluyorlar. 

Kendi arayışına çıkmak isteyenlere
Eddi Anter, makale ve öyküleri birçok gazete ve dergide yayımlanan, yayımlanmış üç romanı da çok satanlar listesinde kalan bir yazar. Eddi Anter, ‘İnkâr’da; kendi manevi arayış yolunda bulduğu cevapları okuyucusuna aktarmayı, onu da kendi arayışına çıkartmayı hedefliyor. Kitap bu anlamda, kendi arayışına çıkmak isteyenler için pek çok ipucu içeren bir rehber olma niteliğine de sahip. Çıkış noktası ise aslında son derece basit: “Her şeyin kaynağı sensin, aradığın cevap içinde, başka yerlerde aramayı bırak, dönüp içine bak.” 

Artık inkar etmedi
‘İnkâr’, her şeyden önce bu dünyada neden var olduğumuza dair sorduğumuz sorulara nasıl cevap aramamız gerektiğinin ipuçlarını veriyor. Ve bizi aslında doğduğumuz an bilincimizde yer alan ancak yaşadıkça aklımız ve egomuzla silmeyi başardığımız bu bilgiyi artık inkâr etmemeye çağırıyor.
“Ya sen ne yapıyorsun? Ayakta uyuyorsun, uyuduğundan dahi haberin yok. Öldüğünde mezarından uyanacak ve her şeyin bir rüya olduğunu anlayacaksın… Aynı, rüyanda ölünce yatağında gözlerini açıp uyandığın gibi…”
‘İnkâr’, okudukça ruhu sağaltan, ona ferahlık katan, şu hızlı hayatın içinde bir an durup düşünmemize neden olan, ideal bir başucu kitabı…
Sinan Kandemir

ROMANDA VE ÖYKÜDE GERÇEKLİK ARAYIŞLARI
Feridun Andaç
Varlık Yayınları
inceleme, 320 sayfa

Feridun Andaç kitabında, tarihsel/toplumsal dönüşüm süreçlerinin Türkiye edebiyatını nasıl biçimlendirdiğini ve yazarların öykü ve romanlardaki gerçeklik düşüncelerine ne gibi etkilerde bulunduğunu inceliyor. Andaç kitabına, Türkiye edebiyatının toplumsallaşma sürecini irdeleyerek başlıyor ve bunda, Köy Enstitüleri kuşağı ile 1950’ler kuşağının payını sorguluyor. Yazar ardından, Sait Faik, Orhan Kemal, Kemal Tahir, Aziz Nesin, Yaşar Kemal, ve Fakir Baykurt gibi birçok yazarın üretimlerinde yer alan gerçeklik arayışlarını araştırıyor.

KANLI BİLMECE
Celal Başlangıç
Everest Yayınları
siyaset, 230 sayfa

Celal Başlangıç’ın kitabı , PKK silahlı mücadeleye karar verip, 15 Ağustos 1984’teki Eruh ve Şemdinli baskınlarını yaptıktan üç yıl sonra, “düşük yoğunluklu savaş”ın hâlâ sürdüğü 1987 yılında yayımlanmıştı. Başlangıç burada, bölgede yaşananlara dair gözlemlerini okurlarıyla paylaşırken, o zamandan bugüne göz göre göre bu sorunun nasıl büyütüldüğünü gözler önüne seriyor. Kürtçe konuşmanın, Kürtçe yazmanın yasak olduğu bir dönemde yazılan kitap, devletin günümüzde de devam eden PKK ile Kürtleri ayırmama anlayışının, sorunu nasıl katmerlendirdiğini gösteriyor.

ÇOK YAŞASIN ÖLÜLER,
Cahit Irgat, derleyen ve yayına hazırlayan: Turgut Çeviker, Notos Kitap, anı, 304 sayfa

1940 Kuşağı şairleri içinde yer alan Cahit Irgat’ın 1968’de Akşam gazetesinde tefrika edilen elimizdeki anıları, ilk kez kitap olarak yayımlanıyor. Irgat burada, sıcak üslubuyla, sanat, edebiyat ve meyhane dostlarını anlatıyor. Irgat anılarını da, Neyzen Tevfik, Orhan Veli, Reşat Nuri, Sabahattin Ali, Sait Faik, Nurullah Ataç, Vâlâ Nurettin, Peyami Safa, Halide Edip Adıvar, Cahit Sıtkı Tarancı ve Hasan Ali Yücel gibi tanınmış portreler aracılığıyla anlatıyor. Kitabın sonunda da, Cahit Irgat’ı tanıyanların tanıklığı ile onun sanatını ve kişiliğini değerlendiren yazılar bulunuyor.

RUHUN SIRLARI
Cengiz Güleç, Dipnot Yayınları, psikoloji, 230 sayfa

Prof. Dr. Cengiz Güleç, ‘Ruhun Sırları’ kitabında, psikoterapi hikâyeleri aracılığıyla, alanı çok yönlü bir bakışla sorguluyor. Psikoterapinin meşruiyeti, terapilerdeki paradoks, terapiyi engelleyen dış faktörler, kültür odaklı psikoterapinin özellikleri, yaşam krizleri ve kayıplarla baş etmede psikoterapinin nasıl bir rol oynadığı, evlilik ve aile terapileri, Güleç’in burada ele aldığı konulardan birkaçı. Tedavide tek ve mükemmel bir model bulmanın mümkün olmadığını özellikle vurgulayan Güleç, psikoterapi alanında yaşanagelen belli başlı sorunları da değerlendiriyor.

SSCB’DE KAPİTALİZMİN RESTORASYONU: SOSYALİZMİN SORUNLARI,
Hasan Ozan, Akademi Yayınları, siyaset, 569 sayfa

Kitap, 1956’da SSCB’de ve sosyalist solda ortaya çıkan kapitalizmin restorasyonu sürecini hazırlayan koşullara odaklanıyor. 1917 Ekim Devrimi sonrasının eleştirel bir değerlendirmesini yapan Ozan, devamında, 56’da başlayan kapitalizmin inşası sürecini inceliyor. Yazar ayrıca, modern revizyonizm ve kapitalizmin restorasyon saflaşmasındaki belli başlı akımlar ile tasfiyeci revizyonist teoriler, siyasal akımlar ve aydınların temel görüşleriyle de hesaplaşıyor.