Yeni çıkanlar

Yeni çıkanlar
Yeni çıkanlar
Haber: ERKAN CANAN / Arşivi

ÇARESİ VAR
Erdal Talu, Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) Yayınları, rehber, 214 sayfa

Türkiye deprem kuşağındaki ülkelerden biri olmasına rağmen, yaşanan tüm felaketlere hazırlıksız yakalanmak gibi kendine has bir aymazlığa sahip. Bunun son örneği, Van’da meydana gelen 7,2’lik depremdi. İşte Erdal Talu’nun bu boşluğu doldurmayı amaçlayan bu afet kılavuzu, deprem, sel felaketi, orman yangınları gibi afetlere hazırlık için neler yapılması gerektiğini kapsamlı bir gözle ele alıyor. Kitapta, evin sağlamlaştırılmasından güvenlik ağlarını güçlendirmeye, hangi malzemelerin ne kadar yedekleneceğinden hangi aletlerin hazır edilmesinin faydalı olabileceğine ve afette hayatta kalmanın yollarına kadar birçok konu aydınlatılıyor.

MEMETİK EVRİM
Robert Aunger, çeviren: Sinem Çevik, Alfa Yayınları, bilim, 427 sayfa

“Memetik evrim”, Richard Dawkins’e ait bir tez. Dawkins, biyolojik içeriğin DNA tarafından sonraki kuşaklara aktarılması gibi, kültürel ve sosyal içeriğin de kuşaktan kuşağa “memler” tarafından aktarıldığını söylüyordu. Fakat “memler”, DNA gibi mikroskop altında görülebilen somut bilgi kodları değil, daha soyut, yani bir nevi “sosyolojik gen”dir. Dawkins “memler”e birkaç örnek olarak şarkıları, düşünceleri, modayı ve mimariyi göstermişti. İşte Dawkins’in tezindeki “memler”in özelliklerini araştırmaya koyulan Robert Aunger bu kitabında, “memler”in genler gibi elle tutulur, fiziksel olarak ölçülebilir özelliklere sahip olduğunu savunuyor.

AMARGİ FEMİNİZM TARTIŞMALARI 2011
Hazırlayan: Esen Özdemir ve Sevi Bayraktar, Amargi Yayınları, feminizm, 317 sayfa

Birçok yazarın katkıda bulunduğu ‘Amargi Feminizm Tartışmaları 2011’, feminist kuram ve feminist hareketin tarihsel gelişimini irdeleyen metinlerden oluşuyor. Kitapta, feminist hareketin öncüleri, birinci ve ikinci dalga olarak adlandırılan süreçlerin tarihsel arka planlarından Osmanlı kadın hareketine; savaş sonrası toplumsal cinsiyet politikalarından feminizmin güncel sorunlarına kadar birçok konu ele alınıyor. Burada ayrıca, toplumsal cinsiyet, beden, emek, kamusal/özel gibi temel kavramlar ile vatandaşlığın cinsiyeti, queer feminizm, Fransız feministleri ve Türkiye’deki feminist hareketin deneyimleri gibi konular da tartışılıyor.

VAZGEÇMEK ÖZGÜRLÜKTÜR
Ali Saydam, Remzi Kitabevi, kişisel gelişim, 286 sayfa

‘Vazgeçmek Özgürlüktür’, Ali Saydam’ın ‘Türkiye’de İletişimin El Kitabı’ adını verdiği dizinin ilk kitabı. Saydam burada, iletişim alanındaki düşüncelerini hem bireyleri hem de kurumları merkeze alarak anlatıyor. “Tasallut haline gelmiş varsayım ve ön kabullerden vazgeçmeden özgürleşmek ve dolayısıyla ‘düşünmek’ mümkün değildir.” diyen Saydam, insanı özgün kılacak algılama düzeyinin nasıl işlediğini, bir yönetici ile lideri arasındaki iletişim farklarını, kriz süreçlerinden başarıyla çıkmak için nasıl iletişim stratejilerinin uygulanması gerektiğini, bireyler ile kurumlara itibar getirecek iletişim yönteminin püf noktalarını ele alıyor.

YUNAN FELSEFE TARİHİ 1
W. K. C. Guthrie, çeviren: Ergün Akça, Kabalcı Yayınları, felsefe, 528 sayfa

W. K. C. Guthrie’nin kaleme aldığı altı ciltlik ‘Yunan Felsefe Tarihi’nin elimizdeki ilk kitabı, Sokrates öncesi ilk Yunan filozoflarını ve Pyhthagorasçıları anlatıyor. Yunanistan’da felsefenin başladığı dönemi anlatarak çalışmasına başlayan Guthrie, sırasıyla Thales, Anaksimandros, Anaksimenes, Pythagoras, Hippasos, Petron, Arkhytas, Alkmaion, Ksenophanes ve Herakleitos gibi filozofların düşüncelerini izliyor. Felsefenin varlık bulduğu coğrafyanın kendine has özelliklerinin de irdelendiği bu kaynak kitap, Aristo’ya gelmeden önce burada özgün düşüncelerle ortaya çıkmış ve kimi pek ünlü olmayan filozofları duru bir anlatımla ele alıyor.

ARİSTOTELES
David Ross, çeviren: Ahmet Arslan, Kabalcı Yayınevi, felsefe, 468 sayfa

David Ross’un ilk olarak 1923’te yayımlanan Aristoteles’i, kimilerince, düşünür üzerine kaleme alınmış en yetkin çalışmalardan biri olarak kabul ediliyor. Kuşkusuz bunu sağlayan etmenlerin başında, Ross’un, Aristoteles’in düşüncesini çok kapsamlı bir bakışla ele alması. Yani Aristoteles’in mantığını, fiziğini, biyolojisini, psikolojisini, metafiziğini, ahlakını, siyasetini, retoriğini ve poetikasını ayrı ayrı bölümler halinde açıklaması. Düşünürün kitaplarını sırasıyla takip ederek bunlarda savunulan görüşleri, tezleri, kuramları sergileyen ve açıklayan Ross, böylece Aristoteles’in külliyatının nitelikli bir özetini ortaya koymuş oluyor.

BATI’DAN VE DOĞU’DAN AŞK
kolektif, Turkuvaz Kitap, öykü, 304 sayfa

‘Batı’dan ve Doğu’dan Aşk’, dünya edebiyatının önde gelen isimleri ile en ünlü Anadolu halk hikâyelerinden derlenmiş aşk konulu öykülerden oluşuyor. Bu yönüyle, aşkın Doğu’dan Batı’ya uzanan klasikleşmiş hikâyelerini okurlarına sunan derlemede, Jane Austen’in ‘İkna’sı, Balzac’ın ‘Langeais Düşesi’, Puşkin’in ‘Dubrovski’si, D. H. Lawrence’ın ‘Bakire ile Çingene’si, Theodor Fontane’nin ‘Effi Briest’i ve Anne Bronte’nin ‘Agnes Grey’i gibi Batılı öyküler ile ‘Leyla ile Mecnun’, ‘Kerem ile Aslı’, ‘Elif ile Mahmut’, ‘Âşık Garip ile Şah Senem’, ‘Şahmaran’ ve ‘Saçlı Yılan ile Selvihan’ gibi Doğu halk edebiyatından klasik öyküler yer alıyor.

HORST-GRABEN
Bilal Çiftçi, Mayıs Yayınları, şiir, 71 sayfa

‘Horst-Graben’, Bilal Çifti’nin ilk kitabı. Çiftçi bu dosyasıyla, Arkadaş Z. Özger Şiir Ödülü 2010 Jüri Özel Ödülü’nü kazanmıştı. Kendisini tebrik ediyoruz. Çifti’nin ‘Eşik’ isimli şiirinden bir alıntı: “dizlerim itaat et ve bağlan / el pençe divan // eksilmiyor kimseden bir gül / bırak biraz daha seveyim dizlerimi / dedemin avlusuna iman ettim ben // bir gül dönmeden divanın karanlığına / bırak biraz döneyim şeyhim / döndükçe sendin bileyim / madem olmaktır derdim / usulca avluya düşen gülün yankısı gene sendin // yoruldum alnımı taşımaktan / eşiğe değen dizler ne bilir / diz mindere değince / ağırlaşır omuz ve derinleşir avlu (...)”

MÜKEMMEL KOCA
Lisa Gardner, çeviren: Tuğba Karakan Köseahmetoğlu, Epsilon Yayınları, roman, 408 sayfa

Evliliği sağlayan etmenlerin başında, eşlerin mükemmel olmasalar bile, buna yakın bir kişiliğe sahip olmaları. Lisa Gardner da bu romanında, başkahramanı Tess’in “mükemmel” bir erkekle, Jim Beckett’la yolunun kesişmesini, onunla mutlu bir evlilik yaşamasını ve evliliğini, bir çocuk sahibi olarak perçinlemesini anlatıyor. Ortadaki biricik sıkıntı ise, Beckett’ın on kadını öldürmek suçuyla hapse atılması. Tess’in yaşadığı büyük hayal kırıklığına, ceza almasını sağladığı kocasının intikam yeminleri de eklenecektir. Zira Beckett, şimdilerde tutulduğu yüksek güvenlikli cezaevinden kaçmıştır ve Tess de, kendini ve çocuğunu korumak zorundadır.

ESTETİK’İN KISA TARİHİ
Hakkı Hünler, Doğu Batı Yayınları, sanat, 515 sayfa

Hakkı Hünler, ‘Estetik’in Kısa Tarihi’ başlıklı elimizdeki kitabında, modern kültür ve sanatı felsefi düşüncenin kılavuzluğunda inceliyor. Sanatı ve sanatın dilini etkileyen, modern öznenin parçalanmasının sanat felsefesindeki izini süren yazar, politika, estetik ve ahlak arasındaki bağlantıları Descartes, Hume, Rousseau ve Kant gibi klasik düşünürlerin fikirleri aracılığıyla ortaya koyuyor. Hünler ayrıca, avangard ile postmodern süreçleri toplumsal bağlamları içine yerleştirmeye çalışıyor. Estetiğin, burjuva toplumunun bir ürünü olduğunu söyleyen yazar, bu toplumdaki varoluş trajedisinin estetik söylemdeki yansımalarını araştırıyor.

19 NUMARALI KOLTUK
Erol Çelik, Avrupa Yakası Yayınları, hikâye, 400 sayfa

Yazar Erol Çelik’i daha önce yayımlanan iki romanı ‘Heyula’ ve ‘Satranç ve Şövalye’den tanırsınız... İlk iki kitabında genelde gerçeküstü hikâyeleriyle okuyucuyu etkisi altına alan Çelik, üçüncü kitabı ‘19 Numaralı Koltuk’ta, bu kez hikâyelerinde gerçek hayattan kesitlere daha çok yer veriyor. Öykülerinde yine karanlık, soğuk, yalnızlık kokan bir hava hâkim kılan Çelik’in kitabı toplam on bir öyküden oluşuyor. ‘19 Numaralı Koltuk’u oluşturan hikâyeler size yaşamı ve ölümü aynı anda yaşama ve gizemli korkuları tecrübe etme fırsatı vaad ediyor. Çelik, yeni ve iddialı kitabında, okuyucuya hem yaşamdan kesitler, hem de bu dünyadan olmayan tatlar sunuyor.

FEMİNİZM HERKES İÇİNDİR
Bell Hooks, çeviren: Aysel Yıldırım, Berna Kurt, Ece Aydın, Şirin Özgün, bgst Yayınları, inceleme, 146 sayfa

‘Feminizm Herkes İçindir’de bell hooks, popüler kültürde ve medyada feminizm hakkında üretilen yanlış tanımların üzerine gidiyor. Feminizmin yalnızca “erkek karşıtlığı” olduğu yönündeki önyargıları kırmayı amaçlıyor. Bizlere feminizmin, “cinsiyetçiliği, cinsiyetçi sömürüyü ve baskıyı sona erdirmeye çalışan bir hareket” olduğunu hatırlatıyor. bell hooks, kadın dayanışmasını hayata geçirebilmek için kadınlar arasındaki iktidar ilişkilerini tartışmaya açıyor ve erkekler kadar kadınları da cirsiyetçi paritkleriyle yüzleşmeye davet ediyor. Yazarın çalışması, feminizm konusunda iyi bir kitap okumak isteyenler için önemli bir kaynak.

GELİNCİK
Mehlika Mete, Maya Kitap, roman, 205 sayfa

Mehlika Mete ‘Matmazel Nina’da, Ekim Devrimi’nden kaçan Umaroff ailesine mensup Nina’nın hayatı ekseninde bir göç ve arayış hikâyesi anlatmıştı. Mete bu sefer de, yine aynı temada bir romanla, tarihin trajik duraklarından olan Çerkes göçüyle okurun karşısına çıkıyor. Romanın merkezini, 1864’te gerçekleşen söz konusu göç oluşturuyor ve böylece, yaşadıkları güzel yurtlarından kaçmak zorunda kalan insanların karşılaştığı acıları, geldikleri yeni bir dünyadaki hayal kırıklıklarını ve var olabilmek için verdikleri mücadeleleri anlatıyor. Mete, bu zor hikâyeyi de, başkarakterleri Çerkes kızı Maze ile kardeşi Daryal’ın yaşadıklarıyla veriyor.

BAĞDAT’IN PORTAKAL AĞAÇLARI
Leilah Nadir, çeviren: Cemal Tevrizci, Epsilon Yayınları, anlatı, 344 sayfa

Iraklı bir baba ile İngiliz bir annenin kızı olan Leilah Nadir ‘Bağdat’ın Portakal Ağaçları’nda, babasıyla yaptığı sohbetlerden hareketle Irak’ın 1960’lardan bugüne uzanan bir hikâyesini anlatıyor. Hayatı boyunca Irak’ı görememiş olan Nadir, 2003 yılında ABD ve İngiltere’nin koalisyonuyla işgal edilen ve halen kendine gelememiş bu kadim ve köklü coğrafyayı, miras aldığı anılar ve aile gelenekleriyle nakşediyor. Kitap, bir anlamda, kaybedilen bir ülkeye yakılmış bir ağıt olarak düşünülebilir. Yazarın, babasından dinlediği en canlı hatıralardan olan Bağdat’taki aile evinin bahçesi ise, kitabın merkezi tasvirlerden birini oluşturuyor.

BAKMA BANA ÖYLE, SENİ TANIMIYORUM
Dilek Bora ve Sinem Erülgen, Okuyan Us Yayın, roman, 248 sayfa

İki yazarlı ‘Bakma Bana Öyle, Seni Tanımıyorum’, aşkı ararken ilginç duraklara uğrayan Leyla isimli başkarakterinin yaşadıklarını anlatıyor. Roman, kısa bir süre önce kendisini mutsuz eden bir ilişkiye nokta koymuş olan Leyla’nın, bir barda tek başına otururken, bir erkek tarafından fahişe sanılmasıyla açılıyor. Leyla, bu “hayallerinin erkeği”ne, fahişe olmadığını söylemek yerine, onunla oyun oynamaya karar verir. Fakat bu oyun genç kadını, kendisiyle de hesaplaşmak zorunda kalacağı tehlikeli duraklara savuracaktır. Roman bu sıradışı ilişki üzerinden ilerlerken, bitmek bilmez aşk arayışını ve kadınların erkeklere dair algılarını irdeliyor.

ÖYKÜ: SENARYO YAZIMININ ÖZÜ, YAPISI, TARZI VE İLKELERİ
Robert McKee, çeviren: Nuray Yılmaz, Ertan Yılmaz, Fatih Kınalı, Plato Yayınları, eğitim, 412 sayfa

Ünlü bir senaryo hocası olan Robert McKee ‘Öykü’de, senaryo yazımı konusundaki yöntemlerini ilgilileriyle paylaşıyor. Senaryo yazımına dair popüler yaklaşımların tersine, formüller yerine biçim üzerinde yoğunlaşan McKee, birçok filmden kullandığı örneklerle iyi ve orijinal senaryoların nasıl yazılacağını anlatıyor. Çalışma, tempo, sahne, sekans, sahne doruğu, film doruğu gibi temel kavramlardan başlayarak standart üç sahnelik dramatik yapının yanı sıra, iki, yedi ve sekiz sahnelik dramatik yapılar konusunda da önemli ipuçları sunuyor. McKee’nin öğrencilerinin, şimdiye kadar yaptıkları filmlerle, birçok Oscar ödülü aldığını da belirtelim.

RÜZGÂRLA YOLDAŞ
Abbas Kiarostami, çeviren: Uğur Yıldırım, Pan Yayınları, şiir, 152 sayfa

Abbas Kiarostami, çoğunlukla yönetmen, senarist ve yapımcı olarak tanınır. Fakat kendisi bunların yanı sıra, dünyanın birçok yerinde eserleri sergilenmiş bir fotoğrafçı ve şair de. Bu kitap, Kiarostami’nin farklı dönemlerde yazdığı şiirlerden bir seçme. Kitaptan bir alıntı: “bir yağmur damlası / kayıyor camın yüzünden / mürekkepli küçük bir el / buharı temizliyor / camın üstündeki // yüzlerce taze ceviz / ufacık bir çocuğun etrafında / küçük ve siyah elleriyle // bin üç yüz yıl öncesine ait / bir mabette / saat / yediye yedi var // kol saati / işlevsiz kaldı / kör adamın bileğinde // kör adam / saati soruyor / ilkokul talebesine (...)”

VARLIKTAN BAŞKA
Özkan Gözel, İthaki Yayınları, inceleme, 411 sayfa

Özkan Gözel’in, Türkiyeli okurlarca Emmanuel Levinas’ın felsefesine bir giriş olarak okunabilecek ‘Varlıktan Başka’sı, Levinasçı metafiziğin belli başlı nirengi noktalarını ele alıyor. Yazar bu bağlamdaki analizlerini de, “başkalık”, “anlam”, “duyarlık” ve “öznellik” gibi, Levinas’ın etik tasavvurunu üzerine inşa ettiği dört temel mefhum aracılığıyla yapıyor. Gözel bunun yanı sıra, Levinas’ın felsefenin gelişimini üç döneme ayırarak, filozofun düşüncesinin başlangıç uğraklarından ona özgü etiğin net bir iddia ve belirgin bir söylem olarak ortaya çıktığı döneme ve Levinas’ın düşüncesinin nihai formuna kavuştuğu son dönemine odaklanıyor.

PARLAK FİKİRLER NASIL DOĞAR?
Steven Johnson, çeviren: Özlem Tüze, Boyner Yayınları, iş dünyası, 528 sayfa

Steven Johnson ‘Parlak Fikirler Nasıl Doğar?’da, kent ortamı ve web ortamı gibi, parlak fikirlerin kendine yer bulduğu, yani inovasyonun ortaya çıktığı belli başlı alanları inceliyor. Kent ortamı ve web ortamının, bazı karmaşık ve tarihi faktörlerden dolayı yeni çıkan fikirlere beşiklik ettiğini belirten Johnson, bazı kalıpların sürekli tekrarlanmasının, bu ortamların ortak özellikleri olduğunu savunuyor. Buradan yola çıkarak, gözlemlediği yedi tekrar kalıbı, yani örüntüleri, kitabında ayrı bölümler halinde anlatan Johnson, kalıpların iyi bilinmesinin, bireyin iş düzenindeki ve yaratıcılığındaki motivasyonunu güçlendireceğini belirtiyor.

KÜRESEL DÜNYA
George Ritzer, çeviren: Melih Pekdemir, Ayrıntı Yayınları, inceleme, 600 sayfa

Sosyolog George Ritzer ‘Küresel Dünya’da, konuya dair rehber nitelikte bir esere imza atıyor. Bunu sağlayan faktörlerin başında, Ritzer’ın küresel dünyayı neredeyse tüm boyutlarıyla ele alması ve konuyu hem akademik bir perspektifle hem de güncel örneklerle zenginleştirerek vermesi. Küreselleşme konusundaki temel tartışma ve anlaşmazlıklar; emperyalizm, sömürgecilik, kalkınma ve batılılaşma gibi küreselleşme ile ilgili süreçler; küresel politik yapılar ve süreçler; küreselleşmenin ekonomik yapılandırılması; küresel göç hareketleri ve küreselleşmeye karşı mücadele etmenin başlıca yolları, Ritzer’ın burada irdelediği konulardan birkaçı.