Yeni çıkanlar

Haber: ERKAN CANAN / Arşivi

MATEMATİK MASALLARI
Armand Herscovici, çeviren: Ercüment Akat, Kırmızı Kedi Yayınları, matematik, 320 sayfa

Armand Herscovici, yeni bir baskıyla yayımlanan ‘Matematik Masalları’nda, okurlarını, sayıların gizemli dünyasında keyifli bir yolculuğa davet ediyor. Sarı ırmağın büyülü kıyıları, halifeler döneminin Bağdat’ı, Eski Yunan dünyası ve Vancouver adası, Herscovici’nin anlatımında karşılaşılan, matematiğin sınırsız dünyasından birkaç durak. Masal dünyasıyla bilim dünyasını buluşturan kitapta ayrıca, Thesee, Archibald Arcsonius ve İmparator Yu gibi karakterler ile eski Çinlilerin sihirli kareleri, fraktal geometri, meteorolojik tahminler, Bermuda şeytan üçgeninin sırları ve salyangozun sarmalı gibi konular da yer alıyor.

KONYA MUTFAĞI
Saime Yardımcı, İş Kültür Yayınları, yemek, 253 sayfa

Konya Meram’da doğan Saime Yardımcı, elimizdeki kitabıyla, ninesi ve annesinden öğrendiği bu bölgenin kendine has lezzetlerini, torunlarına aktarmayı amaçlıyor. Kitapta, ünlü gurme Vedat Milor’un Anadolu mutfağının merkezi olarak tanımladığı Konya’dan, Meram Bağları’ndan çorbalar, et ve sebze yemekleri, pilavlar, börekler, tatlılar, hoşaflar, şerbetler ve reçeller, meyve ve sebze kuruları, şuruplar ve reçeller sunuluyor. Kitabına, Konya yemek kültürü ve Konya’da yemek-içmek üzerine söylenen özlü sözlerle başlayan Yardımcı, tariflerini verdiği yemeklerde kullanılan bitkiler hakkında da aydınlatıcı bilgiler veriyor.

TÖREN, SİMGE, SİYASET,
Yücel Demirer, Dipnot Yayınları, kültür, 304 sayfa

Yücel Demirer ‘Tören, Simge, Siyaset’te, Türkiye’de birbiriyle rekabet halinde kutlanan Newroz ve Nevruz kutlamalarının nasıl bir toplumsal ve siyasal gerçekliğe tekabül ettiğini irdeliyor. Araştırmasının merkezine, özellikle 1990’lardan itibaren keskinleşen Nevruz ve Newroz kutlamalarını yerleştiren Demirer, kültür ve geleneksel kültür alanının nasıl siyasal alana paralel bir mücadelenin odağı haline geldiğini tartışıyor. Yazarın karşılaştırdığı örneklerden ilki, Türkiye Cumhuriyeti’nin tekçi, yalnızca Türklük merkezli kutlamaları, ikincisi de, Kürtler nezdinde kimliğin ifade edilme biçimi olarak Newroz kutlamaları.

KURGU HEDEF TAHTASINDA: EDEBİYATIN SAVUNUSU
Gregory Jusdanis, çeviren: Çiçek Öztek, Koç Üniversitesi Yayınları, eleştiri, 203 sayfa

Gregory Jusdanis bu kitabında, edebiyatın kaybolduğu, kültürün toplumsal özerkliğinin çöktüğü ve sanatın sıradanlaştığı günümüzde, edebiyatın neden vazgeçilmez olduğuna dair bir savunuya girişiyor. Jusdanis’e göre edebiyat, haz vermenin yanı sıra, toplumsal bir amaca da hizmet ettiğinden çok önemli bir işlev üstleniyor. Yazar, uzun bir tarihi olan, toplum içinde kök salmış ve siyasî mücadelelere, ekonomik düzenlemelere maruz kalmış toplumsal bir kurum olan edebiyatın, kendi içinde bütünlüklü bir kozmos yarattığını ve böylece dünyayı tekrar inşa edebilecek bir hareket alanına sahip olmasının önemine dikkat çekiyor.

BARBARLIKLAR ÇATIŞMASI
Gilbert Achcar, çeviren: Ateş Uslu, İthaki Yayınları, siyaset, 200 sayfa

Fransız yazar Gilbert Achcar, yeni bir baskıyla yayımlanan ‘Barbarlıklar Çatışması’nda, ABD’yi hedefleyen 11 Eylül saldırıları üzerinden, siyasal-dinsel terörizmin ortaya çıkışına neden olan etkenleri ayrıntılı bir bakışla inceliyor. Çalışması boyunca, küresel toplumun 11 Eylül saldırısına tepkide ne kadar samimi olduğunu ve ABD’nin en nefret ettiği adam olan Usame Bin Ladin’in nasıl olup da ABD’nin en eski müttefiklerinden biri olan, İslami gericiliğin simgesi Suudi Arabistan’dan çıktığını anlamaya çalışan Achcar, 11 Eylül saldırısının öncesini, sonrasını ve uzun vadede nasıl bir gelecek yaratacığını irdeliyor.

NAMUS CİNAYETLERİ
Ayşe Önal, İstanbul Kültür Üniversitesi Yayınları, kadın, 158 sayfa

Ayşe Önal ‘Namus Cinayetleri’yle, Türkiye’de kadına yönelik şiddeti konu edinen çalışmalara önemli bir katkıda bulunuyor. Kitabın özgünlüğü, kadına yönelik şiddeti, mağdurların gözüyle değil, birebir faillerin anlatımıyla izlemesi. Cezaevlerinde “namus cinayeti” hükümlüleriyle uzun görüşmeler yapan Önal, okurun tahammülünü ve sinirlerini zorlayan dokuz erkeğin anlatımına yer veriyor. Bu öyküler, annesinin, kardeşinin ya da eşinin gözlerinin içine bakarak “seni öldüreceğim” diyen bir erkeğin ruh dünyasını ve daha da önemlisi bu beyanlar aracılığıyla, ülkedeki kadına dair genel algıyı yansıtmasıyla dikkat çekiyor.

AVRUPA EDEBİYATI VE VAROLUŞÇULUK
György Lukacs, çeviren: Vural Yıldırım, Epos Yayınları, inceleme, 279 sayfa

Macar filozof, estetikçi ve edebiyat eleştirmeni György Lukacs, elimizdeki çalışmasında, Avrupa edebiyatında eser vermiş önde gelen kimi yazarları değerlendiriyor, devamında da Avrupa edebiyatında ortaya çıkarak dünyaya yayılmış varoluşçu damarı irdeliyor. Yazar burada, Hölderlin, Gorki, Dostoyevski, Goethe, Zola, Novalis, Balzac, Stendhal ve Tolstoy gibi yazarları ve onların üretimlerini, dönemin edebiyat atmosferinden detaylarla zenginleştirerek irdeliyor. Lukacs, devamında da, yakında burjuva aydınları arasında başat bir felsefi akım olacağını söylediği varoluşçuluğun Avrupa edebiyatındaki izlerine odaklanıyor.

KEDİ BEŞİĞİ
Kurt Vonnegut, çeviren: Serkan Göktaş, APRIL Yayıncılık, roman, 255 sayfa

Kurt Vonnegut, ilkin 1963’te yayımlanan ‘Kedi Beşiği’nde, medeniyetlere, dinlere ve dünyanın sonuna dair trajikomik bir hikâye kaleme getiriyor. Romanın başkahramanı, atom bombasının mucitlerinden olan Felix Hoenikker’in, bombayı Hiroşima’ya ilk attığı an neler hissetiğiyle ilgili bir kitap yazmaya karar verir. Bununla, modern insanı ve onun deliliklerini açıklamayı amaçlayan kahramanımız, çalışmalarını yürütürken, kendini Karayip Denizi’ndeki San Lorenzo Cumhuriyeti isimli küçük bir adada bulur. İsimsiz kahramanımız burada, Bokononculuk olarak bilinen, zararsız yalanlardan oluşan bir dinle ve sıradışı tiplerle tanışır.

XOYBÛN ÖRGÜTÜ VE AĞRI AYAKLANMASI
Rohat Alakom, Avesta Yayınları, tarih, 116 sayfa

Rohat Alakom bu kitabında, modern Kürt milliyetçiliğinin en önemli siyasal yapılanmalarından Xoybûn örgütüne odaklanıyor ve örgütün öncülüğünde gelişen Ağrı ayaklanmasını anlatıyor. 1927 yılında kurulup 1946 yıllarına kadar varlığını sürdüren Xoybûn örgütüne dair Türkiye’de yayımlanan ilk kitaplardan birisi olan çalışma, Xoybûn konusunda ileri sürülmüş bazı yanlış savlara açıklık kazandırdığı kadar, örgütteki kadrolaşma, liderlik ve örgüt içi çekişmeler konusunda da okurlarını aydınlatıyor. Ağrı ayaklanmasının öncesi ve sonrasını da ayrı bir bölümde ele alan Alakom, araştırmasını çok sayıda belgeyle de zenginleştirmiş.

YAŞAMIN ÇARKLARINI ÇEVİRENLER
Ömer Kuleli, Pan Yayınları, bilim, 134 sayfa

Ömer Kuleli, her seviyeden okuru hedeflediği ‘Yaşamın Çarklarını Çevirenler’de, bilim-teknik alanına giren konuları ele alıyor. Kuleli, görsel malzemelerden de yararlandığı yazılarında, rahat okunabilir bir üslupla, güncel teknik konuları anlatıyor, ayrıca bunların sosyal yaşama nasıl etkilerde bulunacağını araştırıyor. Karbon gazı salınımı, sanayi atıklarının yeniden kullanımı, otomobil sanayiinde geri dönüşüm, biyoyakıt, enerji tüketimini azaltma yöntemleri, enerji-enflasyon ilişkisi, çevre koruma ilkeleri, suyun sağlanmasının maliyetleri ve suyun insan, doğa ve tarım için önemi, kitapta ele alınan ilginç konulardan.

OLMAYANIM İÇİNİZDE
Didem Gülçin Erdem, Everest Yayınları, şiir, 70 sayfa

Didem Gülçin Erdem’in ilk şiir kitabı, ‘Perdesiz’ adını taşıyordu. ‘Olmayanım İçinizde’ de, Erdem’in yeni şiirlerini bir araya getiriyor. Şair, ‘Taş Uyku’ başlıklı şiirinde şöyle diyor: “alın geçin, taşımı atın bana, bir uzun yol deyin / kim olacaksanız hemen lütfen, kuytuma bir boy / kaldıkça küçülür kadının omuzları // sözün ve gümüş kemerlerin Halep işi olması / adınızı nasıl uzatıyor / durduk yere ayaklanıyor bir kavim sabaha dek / böyle dağılıyor bir göl dağın hemen bitiminde // kim bildi bu avı sözümde üflenmiş lamba / kıyım öyle sınır boyları onu attığım boşluk / kalan taşlar suyun uykusundan // (...)”

KEMİK KOLEKSİYONCUSU
Jeffery Deaver, çeviren: Ayşe Akan, Epsilon Yayınları, roman, 478 sayfa

Jeffery Deaver ‘Kemik Koleksiyoncusu’nda, ağır bir hastalıkla boğuşan bir dedektifin, şehri kana bulayan seri katille kapışmasını anlatıyor. Ülkenin ünlü suç-bilimcilerinden Lincoln Rhyme, üç yıl önce geçirdiği bir kaza nedeniyle felç olmuş ve vücudunda sadece sol yüzük parmağını kullanabilmektedir. Polis bu esnada, üstesinden gelemediği bir dizi cinayeti aydınlatmak için Rhyme’dan yardım talebinde bulunur. Rhyme, bir yandan kendisini karamsarlığa sürükleyen felçle mücadele ederken, öte yandan suç mahalline bıraktığı ipuçlarıyla, bir sonraki kurbanının kim olacağını haber veren zeki bir katili yakalamaya çalışacaktır.

ATATÜRK ’ÜN İSTANBUL’DAKİ GÜNLERİ
Niyazi Ahmet Banoğlu, Alfa Yayınları, tarih, 756 sayfa

Niyazi Ahmet Banoğlu elimizdeki çalışmasında, Mustafa Kemal Atatürk’ün İstanbul günlerini, 1899’dan 1938’e uzanarak inceliyor. Kitapta, kronolojik bir sırayla, Atatürk’ün Harp Okulu’na başladığı günlerden vefatına kadarki süreçte, farklı aralıklarla bulunduğu İstanbul’daki hayatı aydınlatılıyor. Kitapta, Atatürk’ün İstanbul’daki üniversite ziyaretleri, açılışını yaptığı sanat eserleri, prens ve prensesleri kabulü, gazetecilerle sohbeti, Türk-Yunan dostluk görüşmeleri, Florya ziyaretleri, dil konusundaki çalışmaları, halkla buluşmaları, Savarona yatında ve Dolmabahçe Sarayı’nda geçen günleri gibi konular yer alıyor.

DEĞERİNİ BİL
Nora Roberts, çeviren: Aslı Tümerkan, Epsilon Yayınları, roman, 357 sayfa

Aşk romanlarının ünlü kalemi Nora Roberts, yeni romanı ‘Değerini Bil’de, kafası karışık başkahramanı Laurel McBane’in aşkla imtihanını anlatıyor. Arkadaşlarıyla birlikte bir düğün ve parti şirketi kuran McBane, burada harikulade pasta, çikolata ve tatlılar hazırlamaktadır. Fakat evlenen çiftlerin tutkularını ateşlemekte usta olan McBane, aşk konusunda büyük bir kafa karışıklığı yaşamaktadır. Kendisi, aşka ve romantizme inanmaktadır, ama daha çok teoride. Bu esnada, güçlü ve zeki avukat Delaney Brown ile yolu kesişen, hemen ardından adamdan ziyadesiyle etkilenen genç kadın, aşk konusundaki önyargılarıyla hesaplaşacaktır.

MELEZ
Jennifer L. Armentrout, çeviren: Bilge N. Zileli Alkım, DEX Kitap, roman, 331 sayfa

Jennifer L. Armentrout, Yunan mitolojisini yeniden yorumladığı ‘Melez’de, kölelik veya iblis avcılığı yapmak dışında seçenekleri olmayan bir ırka mensup olarak doğan Alexandria isimli başkahramanının, kaderiyle savaşarak kendini yeni baştan yaratma çabasını hikâye ediyor. Bu fantastik dünyada varlık gösteren Hematoi ırkı, tanrısal güçlere sahiptir. Hematoilerle sıradan insanların birleşmesinden olan çocuklar da “melez” sayılmakta ve melezlerin hayatları üzerinde hiçbir söz hakkı bulunmamaktadır. İşte bir melez olarak doğup köle olarak yaşayan Alexandria, yasak dinlemeyip “safkan” bir adama, Aiden’a aşık olacaktır.

DAĞI DAĞA KAVUŞTURAN
Süleyman Sağlam, Çitlembik Yayınları, roman, 351 sayfa

Süleyman Sağlam, Kayseri’yi farklı tarihi dönemlerde tasvir ettiği romanlarıyla biliniyor. Sağlam, daha önce İngilizce olarak da yayımlanan elimizdeki romanında, 2. Dünya Savaşı ortalarındaki Kayseri’yi, devlete baş kaldıran yörenin meşhur eşkıyası Osman’ın hikâyesiyle harmanlayarak anlatıyor. Alman orduları Türkiye sınırlarına dayanmış, Kayseri halkı da açlık, korku ve endişeyle bu gelişmeleri izlemektedir. Bölgedeki dağlarda varlık gösteren eşkıya Osman, halktan büyük saygı görmektedir. Fakat bu durumdan rahatsızlık duyan devlet yetkilileri de, Osman ve arkadaşlarını ortadan kaldırmak için fırsat kollamaktadır.

ÇOCUKLARI ANLAMA KILAVUZU
Özgün Kızıldağ, Elma Yayınları, kişisel gelişim, 243 sayfa

Uzman Psikolog Özgün Kızıldağ ‘Çocukları Anlama Kılavuzu’nda, doğumlarından ergenliklerine kadar olan dönemde çocukların gelişiminde karşılaşılan belli başlı sorunları ele alıyor. Anne-babalara, öğretmenlere, psikolog ve psikolojik danışmanlara hitap eden kitap, gerçek vakalardan hareketle, çocukların sıklıkla yaşadıkları sorunları saptıyor ve bunlara ne gibi çözümler getirilebileceğini irdeliyor. Çocuklarda dikkat eksikliği ve hiperaktivite, konuşma-dil gelişimi sorunları, küfür-argo alışkanlığı, tırnak yeme, yalan söyleme, yemek sorunları ve belli başlı psikiyatrik durumlar, kitapta yer alan konulardan birkaçı.

HADDE
Betül Tarıman, Yapı Kredi Yayınları, şiir, 485 sayfa

‘Hadde’, Betül Tarıman’ın toplu şiirleri ile ‘Melvin’e Giden Yol’ adlı, yayımlanmamış kitabını bir araya getiriyor. Toplu basımda, Tarıman’ın yayımlanmış ‘Ay Soloları’, ‘Üzgündü Kırlar’, ‘Kardan Harfler’, ‘Güle Gece Yorumları’, ‘Yol İnsanları’, ‘Kar Merdiveni’ ve ‘Ağır Tören’ kitapları bulunuyor. Tarıman’ın, söz konusu yayımlanmamış kitabında yer alan ‘Rüyanın Hafızası’ndan bir alıntı: “buradan başlar gitmek sızısı / uçurumla uçurumu ölçmek ağrısı / çok canlar yakmıştır bilmezden gelmesinden / masallar söylemiştir kendine açılamamasından / günün divanında masmavi / söylenceler gibidir / bir tadımlık hatırası (...)”

KARAR ANI
Richard L. Peterson, çeviren: Canan Feyyat, Scala Yayıncılık, iş dünyası, 498 sayfa

Richard L. Peterson, ‘Aklın Para Üzerindeki Gücü’ gibi iddialı bir üst başlıkla yayımlanan ‘Karar Anı’nda, şirket çalışanlarının yatırım fırsatlarını ya da riski değerlendirirken sıklıkla yaptıkları hataları, bunların nedenlerini ve bu süreçlerin hatalardan nasıl arındırılabileceğini anlatıyor. Bilinçaltının neden olduğu hataların, yatırım ve finansla ilgili karar alma mekanizmasını sabote edebileceğini söyleyen Peterson, bunun başlıca nedeni olarak “düşünen beyin” ile “hisseden beyin” arasındaki uyumsuzluğu gösteriyor. Peterson’ın yaptığı da, her iki beynin nasıl eşgüdümlü bir şekilde yönetilebileceğini irdelemek.

AŞAĞILIK SANAT
Osman Çakmakçı, 160. Kilometre Yayınları, eleştiri, 160 sayfa

‘Aşağılık Sanat’, şairliğiyle olduğu kadar dergiciliğiyle de bilinen Osman Çakmakçı’nın 1990’dan bugüne yazdığı polemik yazılarını bir araya getiriyor. Çakmakçı burada, şiiri organik-sentetik ve kazıcı-toplayıcı şiir olarak tanımlayıp tartışıyor; 1980’li yılların şiiriyle de hesaplaşmaya girişiyor. Bu dönemin şiirinin, darbelerin boz bulanık gölgesinde yeşerdiğini ve belirli bir kültürel, siyasî ve toplumsal duruş geliştiremediğini söyleyen Çakmakçı, bu nedenle söz konusu dönem şiirinin tasfiyesinin kaçınılmaz olduğunu savunuyor. Yazar ayrıca, kültüre ve kapitalist sisteme karşı şairi, “barbarlığa dönme”ye davet ediyor.